- Başkale'nin Kiratî Mahallesi'nde askeri mühimmatın patlaması sonucu ağır yaralanan 12 yaşındaki H.E.’nin aile avukatları, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.
Van’ın Başkale ilçesine bağlı Kiratî Mahallesinde patlama sonucu ağır yaralanan ve halen yoğun bakımda olan 12 yaşındaki H.E.’nin hayati tehlikesi devam ediyor. Ailenin avukatları, İçişleri ve Savunma Bakanlığı ile Güllüce Jandarma Karakolu’nda görevli askerler hakkında Van Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda askerlerin gerekli tedbirleri almadığına dikkat çekilerek kamu davası açılması talep edildi. Suç duyurusunda ayrıca bölgenin mayınlı olduğunu dair tel örgü, uyarı levhası, gözetleme kulesi gibi güvenlik önlemlerinin alınmadığı vurgulanarak, “Şikayet edilen kurum ve ilgili personellerinin gerekli tedbir ve kontrol faaliyetlerini yerine getirmemesi nedeniyle mayın patlamasının gerçekleştiği açıkça ortadadır” ifadelerine yer verildi.
Suç duyurusunda, önlemlerin alınmaması nedeniyle 12 yaşındaki H.E.’nin yaşam hakkının ihlal edildiğini belirtildi. Bölge halkının yerleştirilen mayınlardan habersiz olduğu kaydedilen suç duyurusunda, “Başkale Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasındaki tanıklar ve bölge halkının tümü, buranın herkes tarafından hayvan otlatmak için engelsizce kullanıldığı belirtilmiştir” denildi.
Diğer ihmaller de sıralandı
Suç duyurusunda, geç gelen ambulansın da H.E.’nin hayati tehlikesini arttırdığına dikkat çekildi. Suç duyurusunda, ihmaller zinciri şöyle sıralandı: “Bu ihmalin sebebi de yine telefonun çekmediği bölgede şikayet edilen kurum personeli olan askeri personelin olayı ve patlamayı anında fark etmesine rağmen olay yerine gitmemesi, sağlık ekiplerine haber vermemesi olmuştur. Nitekim Başkale Cumhuriyet Başsavcılığının dosyasında ifadesi alınan Kule Nöbetçi Teğmeni Asteğmen M.M. beyanında patlamayı fark ettiği gibi anında gündüz kamerası ile olay yerine baktığını, yaralı müvekkili ve yanındaki arkadaşımı gördüğünü beyan etmiştir. Olayı karakol komutanına bildirdiğini, dönüş beklediğini, olay yerine intikal etmediklerini ve müvekkilin yaralı haline rağmen yanındaki diğer iki kişi tarafından taşınarak olay yerinden çıkarıldığını izlediğini beyan etmiştir. Beyanlarının tümüne bakıldığında olayın tümüne şahit olunmasına ve görülmesine rağmen sağlık ekiplerine kendisi veya karakol bünyesindeki personeller tarafından haber verilmediği anlaşılıyor. Kaldı ki 112 ekiplerine giden arama da şikayet edilen kurum veya kurumun ilgili personeli tarafından yapılmamıştır. Erken fark etmelerine rağmen makul sürede acil sağlık ekiplerine haber vermeyerek yaşam hakkı ihlal edilmiştir.”
Uluğ’un hayati riski sürüyor
Bitlis'in Hêvrês köyünde 14 Ağustos günü sabah saatlerinde koyunlarını otlattığı sırada Türk ordusuna ait bir mühimmatın patlaması sonucu ağır yaralanan 18 yaşındaki Yusuf Uluğ'un hayati riski sürüyor.
Siirt’in Baykan ilçesinden iki ay önce koçer olan ailesi ile birlikte Bitlis’e hayvanlarını otlatmak için giden Uluğ, patlama ardından Bitlis Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Müdahale edecek uzmanlıkta doktor olmadığı için Uluğ’un başka bir hastaneye sevk edilmesi istendi. Van, Erzurum, Amed, Batman ve Malatya’daki hastaneler, yer olmadığı gerekçesiyle Uluğ’u tedavi etmeyi reddetti. Bunun üzerine Uluğ, önceki akşam Urfa’daki Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sevk edildi. 48 saat boyunca uyutulan Uluğ, doktorların riskli dediği beyin ameliyatına alınacak.
Uluğ’a hastanede refakat eden amcası Bayram Uluğ, “Yusuf, 14 Ağustos sabahı hayvanlarını otlatırken bilmediği bir cisim buluyor yerde. Merak ediyor eline alıp incelerken o esnada cisim elinde patlıyor. Patlama sonucunda bileği koptu. Gözleri kör oldu, şarapneller başına saplanıyor, beynine zarar veriyor. Yusuf’u ilk olarak onunla birlikte çobanlık yapan diğer çocuklar, patlama sesi duyulması üzerine buluyor. Kanlar içinde kalan Yusuf ilk başta biraz arkadaşlarının yardımıyla yürüyor, ancak kan kaybından yere yığılıyor. Babası oğlunu alıp yolda geçen bir araçla Bitlis Devlet Hastanesi’ne kaldırıyor” dedi.
Yeğeni Uluğ’un hala hayati risk tehlikesi altında olduğunu belirten amca Uluğ, “Şu an herhangi bir müdahale yapılmıyor hayati riski var. Beyninde hala şarapnel parçaları bulunuyor. Riskli olduğu için entübe şekilde uyutuluyor şimdi. Biz artık patlamamış mayın, bomba ile yaralanmak istemiyoruz. Her yerde bu tehlikeli cisimler temizlenmeli” şeklinde konuştu. URFA
10 yılda 228 çocuk hayatını kaybetti
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi Dökümantasyon Merkezi tarafından 19 Kasım 2021'de yayınlanan Çocuklara Dönük Yaşama Hakkı İhlalleri Raporu’na göre; Kürt illerinde 10 yılda 228 çocuk yaşamını yitirdi. Bunlardan 39’unun ölüm nedeninin mayın-serbest bırakılan patlayıcı sonucu olduğu kaydedildi.