SELMA AKKAYA / PARİS
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yayınladığı yıllık raporuyla, dünyada servetin geçtiğimiz 20 yılda hem sermayeye hem de tepedeki gelir sahiplerine doğru ve sistematik bir şekilde yeniden nasıl dağıldığının bir belgesini oluşturmuş gözüküyor.
İşçilerin geliri düşüyor
ILO raporuna göre küresel ölçekte ulusal gelirlerden işçilerin aldığı payın yıllar içerisinde nasıl azaldığı açıklanıyor. Buna göre oran 2004’te yüzde 53,7 iken 2017’de yüzde 51,4’e düştü. Buna karşılık, sermayeye giden pay, yüzde 46,3’ten yüzde 48,6’ya yükseldi.
Rapordaki en önemli bir nokta ise toplumsal eşitsizliğin gözler önüne serilmesi. Gelir, işçilerin ortadaki yüzde 60’ı (alttaki ve tepedeki yüzde 20’ler hariç) şeklinde tanımlanan orta gelirliler zararına, en tepedekilere doğru hortumlanıyor. Bu orta kesimin toplam ücretler içindeki payı, 2004’te yüzde 44,8 iken, 2017’de yüzde 43’e düştü.
Rapor, bu durumu şöyle ifade ediyor: “Veriler, göreceli olarak, işgücünün tepesinde yaşanan gelir artışlarının, diğer herkes için yaşanan zararlarla ilişkili olduğunu; hem orta sınıf hem de düşük gelirli işçilerin gelir paylarında gerileme yaşandığını gösteriyor.”
Makas açılıyor
Raporda, “Birçok yüksek gelirli ülkede, işgücü içindeki gelir dağılımının 2004 ile 2017 yılları arasındaki evrimi, makasın açılması modelini izliyor: Orta ve alt orta sınıf için azımsanmayacak kayıplar ve üst sınıf için büyük kazanımlar. Bu model, diğer ülkelerin yanı sıra, Almanya’da, ABD’de ve Britanya’da görülebilir” deniliyor ve işin başını Britanya’nın çektiği ifade ediliyor.
Raporu yorumlayan ILO ekonomisti Roger Gomis, şunları belirtti: “Küresel işgücünün çoğunluğu çarpıcı biçimde düşük bir gelirle idare ediyor ve bir çoğu için iş sahibi olmak, yaşamaya yetecek bir gelire sahip olmak anlamına gelmiyor. Dünyadaki işçilerin alttaki yarısının ortalama ücreti, ayda sadece 198 dolar ve en yoksul yüzde 10’un, en zengin yüzde 10’un bir yılda kazandığını kazanmak için en az üç yüzyıl daha çalışması gerekiyor.”