Yazar Aslı Erdoğan, yürekten inandığı nadir bir slogan olduğunu söyleyerek, "Ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganının yürütülmesi gereken mücadelenin çerçevesini çizmiş olduğunu ifade etti.

"Hem etik olarak, hem pragmatik olarak nerden bakarsanız bakın. Sadece benim için barış demek zaten barış demek değildir. Savaş dili tamda budur. Ben barışta yaşayayım diğerlerinin başına ne gelirse gelsin dediğin anda zaten savaşın ilk kurşununu atmışsındır" diyen Erdoğan, barışın yalnızca belirli bir kesim için talep edilemeyeceğini söyledi. Türkiye'nin zulüm, acı, katliam, dökülen kan gibi uç noktalara vardığını dile getiren yazar, "Çok daha fazla kişinin, politik görüşleri aslında ne olursa olsun bir araya gelip, 'biz bu ülkede barış istiyoruz' diyebilmesi gerekiyor" açıklamalarında bulundu.


Utanç verici ve çok acı

İnsanların barış talebini dile getirmemesine anlam veremediğini belirten Aslı Erdoğan, "Bunu neden yapamadığımızı bir türlü anlayabilmiş değilim. Gerçekten savaş isteyen bir ülke mi olduk biz? Gerçekten faşist bir toplum mu olduk? Çok rahatsız edici sorular bunlar ama maalesef Cizre bize de ayna tuttu. Beyaz bayrakla yürüyen insanlara yaylım ateşi açıldı. Utanç verici ve çok acı" şeklinde konuştu. Sadece yaşanan bu olaydan sonra bile hayatın devam etmiş olmasına anlam veremediğini dile getiren Erdoğan, "Neden 70 milyon insan ayağa kalkmaz gerçekten anlayamıyorum" ifadelerinde bulundu.


'Barış istemek suçsa, bu en güzel suçtur'

Yazar- Eleştirmen Ayşegül Tözeren ise, "Biz amasız, eğersiz, fakatsız bir barış istiyoruz. Amasız, eğersiz, fakatsız 'Bu Suça Ortak Olamayacağız' diyoruz. Bu suç savaş suçudur. Savaş suçuna ortak olmayacağız ve eğer barış istemek suçsa, bu en güzel suçtur. Barışta ısrarcıyız. Altını çizerek söylüyoruz korkmayın, korkmayalım. Barış istemek meşrudur" açıklamalarında bulundu. 


 İSTANBUL