
Astana’daki Suriye görüşmelerinden istedikleri sonucu alamayan garantör ülkeler İran ile Türkiye arasındaki tansiyon yükseliyor. Türkiye, İran’ı mezhepçilikçe; İran ise Türkiye’yi terör örgütlerini desteklemekle suçluyor.
Çavuşoğlu mezhepçilikle suçladı
İran ile Türkiye arasındaki gerilimin yükselmesine Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptığı son açıklamalar neden oldu. Mevlüt Çavuşoğlu hafta sonu 53. Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, "İran’ın bazı eylemlerinin bölgedeki istikrarın altını oyduğunu" savunarak, "İran Suriye ve Irak’ı Şii yapmak istiyor" dedi. Çavuşoğlu ayrıca İran’a bölgenin istikrarı ve güvenliği için bu tür eylemleri sonlandırması çağrısı yapmıştı.
İran'dan yanıt gecikmedi

Çavuşoğlu’nun mezhepçilikle suçladığı İran’dan yanıt gecikmedi. Dün bir açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Çavuşoğlu’nun sözleri için "yapıcılıktan uzak" açıklaması yaptı. Suçlamalara karşılık Kasımi, "Ortadoğu’daki istikrarsızlık ve güvensizlikten Türkiye ve bazı başka hayal gören ülkelerin sorumlu olduğunu" söyledi. Dışişleri Sözcüsü, "Başka ülkelere karışan, işgüzar, yasadışı ve gayrımeşru adımlar atan, terör örgütlerini destekleyen, kan dökülmesine yol açan, gerilimlerin tırmanmasına ve bölgede istikrarsızlığa yol açanlar, başkalarını suçlayarak bu adımlarının sorumluluğundan kaçamaz” dedi.
Astana’nın artçıları
Türkiye ile İran arasındaki tansiyonun Astana’daki Suriye görüşmelerinin sonuçsuz kalmasıyla yükseldiği belirtiliyor. Rusya, İran ve Türkiye’nin garantör olduğu Astana görüşmelerinin geçen hafta Perşembe günü yapılan ikinci turu da sonuçsuz kalmıştı. Birinci tur Ocak ayında yapılmıştı. Son görüşmede de Suriye rejimi heyeti ile ‘muhalefet’ olarak sunulan radikal dinci grupların temsilcileri karşı karşıya gelmedi. Ortak hiçbir deklarasyona imza atılmadı. 40 dakika süren görüşmede, sadece ateşkesin gözetimi konusunda bir mekanizma kurulması üzerine anlaşmaya varıldı. Bu da çok küçük bir gelişme olarak değerlendirildi.
Cenevre başlayabilecek mi?
Astana bir nevi Cenevre görüşmelerinin ön adımı olarak görülüyordu. Suriye görüşmelerinin 23 Şubat Perşembe günü Cenevre’de başlayacağı belirtiliyor ancak sahada ne ateşkes ne de müzakere havası var. Suriye’nin gerçek muhaliflerinden Demokratik Birlik Partisi (PYD) ile Demokratik Suriye Meclisi (MSD) de görüşmelere halen davet edilmiş değil.
Oysaki organizatör ülkelerden Rusya, Cenevre için taraflara davetiyeleri gönderen BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura’ya "Kürtler de masada mutlaka masada olmalı" demişti. Bu sonuçta Türkiye’nin Kürt düşmanı politikalarının etkisi yüksek. Astana’daki görüşmeler sonuçsuz kaldığı için şimdiye kadar iki kez ertelenen Cenevre 4 görüşmelerinin de Perşembe günü başlayıp başlamayacağı meçhul.
HABER MERKEZİ