Kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ve kırmızı karanfil taşıyan anneler bu hafta, 23 Aralık 1980'de kaybedilen Mahmut Kaya'nın akıbetini sordu. Bu haftaki etkinlikte ilk sözü alan Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır, 32 yıldan beri darbeci cunta ve devlet tarafından keyfi bir şekilde gözaltına alınarak kaybedilen yakınlarının acısıyla kahrolduklarını söyledi. Kırbayır, "Mahmut Kaya ve Cemil Kırbayır'ı katledenlerin aynı devlet görevlileri olduğu ispat edildi. Devleti yönetenlerin faili meçhul cinayetleri ortaya çıkarmadan demokrasiden bahsetmeleri inandırıcı değil. Biz bu belirsizliği ortadan kaldırana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Yıllardır Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelerek, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri'nden, Mêrdîn Midyad'a bağlı Doğançay köyünde 31 Kasım 1994'te gözaltına alınarak kaybedilen Nihat Aydoğan'ın eşi Halime Aydoğan, 52 kişinin faili olarak yargılanan Atak'ın tahliyesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Aydoğan, "İnsanları boşu boşuna bir fotoğraf, gazete ya da bir cümle için içeri atıyorlar, yıllarca onları içeride tutuyorlar. Diğerlerini neden hemen tahliye ediyorlar. Çünkü bunları yaptı yanına kar kaldı" diye konuştu.

Faili devlettir


19 Ekim 1995'te İstanbul Avcılar'daki evinin önünden, ellerinde silah ve telsiz olan kişilerce beyaz bir araca bindirilen ve kendisinden bir daha haber alınamayan Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun ise, "Biz artık devletin içindeki çeteler demiyoruz, çeteleşmiş bir devletten bahsediyoruz" diyerek, kaybedilen yakınlarının yerlerinin kendilerine gösterilmesini istedi. Devletin birebir işbirliği yaptığı kişiler devletin eliyle serbest bırakılıyor. Biz bunu asla ve asla kabul etmiyoruz. 'Faili meçhul' cinayetlere 'meçhul' demiyoruz. Faili devlet diyoruz.  Biz cinayetlere kurban gidenlerin aileleri olarak bunu kabul etmiyoruz" diye belirtti.

Kirli savaşın ürünü


Cizîr ilçesinde Dayikên Şemiyê, oturma eylemlerini bu hafta da sürdürdü. Soğuk ve yağışlı havaya rağmen bir araya gelen anneler, yağmurun altında 1990'lı yıllarda kaybedilen ve faili meçhul cinayetlere kurban gidenlerin fotoğraflarını taşıdı.  Eylemde 1993-1995 yılları arasında işlenen 52 faili meçhul cinayet ile ilgili yargılanan Cizîr Belediye eski Başkanı ve Korucubaşı Kamil Atak'ın tahliye edilmesi protesto edildi.

Atak'ın tahliyesine tepki gösteren Avukat Veysel Vesek, Türkiye Cumhuriyeti'nin geçmişle yüzleşmek için hazır olmadığını dile getirdi. Ardından konuşan BDP Şirnex İl Başkanı Baki Katar, 1990'lı yıllarda faili meçhul cinayetlerin ve kayıpların merkezi olan JİTEM'in binlerce insanlarını katlettiğini aktardı. Devletin Kürt soykırımı ile görevlendirdiği JİTEM için çalışan Atak ve Temizöz'ün infaz mangası kurduklarını hatırlatan Katar, 52 cinayetten yargılanan Atak'ın somut delil ve şikayetlere rağmen tahliye edilmesinin AKP hükümetinin 'kirli savaş politikalarının' bir ürünü olduğunu söyledi. Konuşmaların ardında 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.


DİHA/İSTANBUL-ŞIRNEX