Erdoğan’ın tansiyonu mu düştü ne oldu bilmiyorum, ama kalkıp Pazar günü yapılan HDP kongresine tebrik ve başarı mesajı yolladı. Düşmanı olduğu, her iyi şeyini illegalize ettiği ve hayatı felç ettiği, haksız yere zindanlara tıktığı insanların yeni bir çabasına kalkıp tebrik û xoş û beş mesajı atmak! [Bu arada attığı mesaj şu: Kongre çalışmalarının birlik ve beraberlik içinde geçmesi temennisi ile alınan kararların partiniz ve Türk siyasi hayatı için hayırlı olmasını diliyor, tüm katılımcıları selamlıyorum.]

Yo dostum yo! Bu kötüye işaret. Erdoğan’ın kendisine karşı bir yapılanmaya dost görünme çabasının altında aylar öncesinden hazırlığı yapılmış operasyon çıkar. Bunu artık net biliyoruz. O anlamda mesaj göndermesi tedirgin etti beni. Hele de Sn. Öcalan ile aynı yere mesaj atmak. Aynı gün başka bişi daha oldu. Gaza gelmiş olacak ki "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı altında hepimiz toplandık. Bugünün hayallerini hedef yapacağız, tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz” dedi.
HDP’den hafif rol çalma eğilimi sezdim. Bu açıklamaları da Van’da yaptı… Zaten her Kürdistan’a gelişinde oksijen oranının değişmesi ile böyle nasıl desem kalbine sanki vahiy gelir, merhamet gelir ve de 'Kürt kökenli vatandaşları'nın şehrinde olduğunu hatırlayıp bir güzel konuşur. Amed’in ortasında "Kürt sorunu bizim sorunumuzdur” deyişini ve sonra da "Düşünmezsen Kürt sorunu yoktur” kısmına evirilişini de kimse unutmadı sanırım.
Durun bu kadar da değil! Ateistlere tekrar sardı… Ve ekledi "Biz bu ülkede kim varsa hepsinin iktidarıyız. Hepsine hizmet bizim görevimizdir. Müslümanın da iktidarıyız, Hıristiyanın da iktidarıyız, Musevinin de iktidarız. Herkesin hukukunu koruduk, koruyacağız. Hatta ve hatta Ateistin de hukukunu da koruyacağız.”
Ne kadar etkileyici! Ne kadar kucaklayıcı! Ne kadar sevecen…
1 Şubat 2012 tarihine gidelim ve bakalım o gün ateistler için ne demiş! İl başkanlarına seslendiği bir toplantıda aynen şunu demişti: "Erdoğan, "Önce şu kulakların duymaya alışsın... Benim ifademde dindarlar, dinsizler diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var. Bunu yine söylüyorum, bunun arkasındayım. Sayın Kılıçdaroğlu, sen bizden, muhafazakar demokrat parti kimliği sahibi AK Parti’den, ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? O belki senin işin olabilir, senin amacın olabilir. Ama bizim böyle bir amacımız yok. Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz".
Yani "bizden ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsunuz?” diyor. Yok abê, zaten mümkünse sen hiçbir şey yetiştirme. Saksı bile yetiştirsen Fethullah ile iç çekişmene kurban gider. Yanaşma, girme içine yeter. Ot ot yetişiriz biz kendimize. Hayatına bir kast ve yanlış olarak düşündüğü, onları tehlike olarak geleceğine endekslediği ateistleri şimdi kalkıp "hak-hukuk” gözetiminde koruyacak öyle mi?
Hangi masalda geçiyor. Yine hangi tilki hangi koyunu hangi ormanda yiyor gelo! Neler oluyor da RTE hazretleri hak-hukuk trenine yine tutundu? Erdoğan’ın her "iyi” bir şey bakın tırnak içinde söylüyorum "iyi” bir şeyden bahsettiğinde binlerce ağacın kuruduğunu, nesli tükenmek üzere olan fok balıkların karaya vurduğunu ve bazı kuş türlerinin zorunlu göç-intihara teşebbüs ettiğini biliyor muydunuz?