Zulmat aleminin kiralık katilleri işkence ettikçe o gülümsüyordu… „Tövbe edeceksin!” dayatmasına karşı „Biz varlığı Hak’ta bulduk. Enel Hak!” diyordu. Yapılan zulüm ve zorbalığı ne dille ne de yazı ile anlatabilmek mümkün değil. Zulüm, işkence, katliam…! Sözleri Hallacı Mansur’a yapılanları tarif etmekte az kalır. Ama Mansur acı hissetmedi! Çünkü o Hak ile Hak olmuştu… Kiralık katiller onu katletmekle yetinmeyip tenini ateşe verdiler! Küllerini Dicle Irmağına savurdular. Hallacın teni Dicle’nin suyunu pak û billur eyledi. Dicle salınarak aktı ummanlara karıştı.
Hallacı Mansur’dan yedi yüz yıl sonra Anadolu Yaylası’nda onun Hak Aşkı ile özünü dağlayan bir Hak Aşığı zulme ve zorbalığa karşı şu hak kelamını söyledi. „İstanbul şehrinde ol sahip devlet/ Tacı tahtı ile yıkılmalıdır!” Sahip devlet, devşirme valisini Hak Aşığının üzerine saldı! Hak Aşığı kendisine „Koca Haydar” halkın nazarında Pir Sultan Abdal’dı. Hak için Hakka yürüdü. Sivas halkı Hakka yürüdüğü gün onu Sivas’ın dört bir yanında gördü! O’nun yerde mezarı yoktur, mezarı insanlık değerlerini idrak edenlerin yüreğidir…
Pir Sultan Abdal’dan dört yüz yıl sonra zulüm, inkar, işkence, katliam ve soykırımın efendileri tarafından yargılanan Pir „Sizin karşınızda susarsam Kerbela benden davacı olur!” dedi. Pir Seyit Rıza soğuk ve karanlık bir kış gecesinde Hak için Hakka yürüdü… Pir Seyit Rıza’nın da mezarı yoktur. Mezar pirlere dar gelir. O gönüler deryasının dalgıcıdır…
Pir Seyit Rıza’dan elli altı yıl sonra, zalimler tarafından bin kere yakılan Sivas’ta Hallacın, Pir Sultan Abdal’ın, Pir Seyit Rıza’nın aşkı ile 33 Can yandı. 33 Canın külleri Kızılırmak’a karıştı. Ummanlara akıp Hallacı Mansur’un külleri ile buluştu…
Zulüm hala devam ediyor. Yangın hala devam ediyor. Zulmat aleminin efendileri hala iş başında. Bu zulüm, katliam ve ateş çemberinden geçerek Hakkın ve hakikatin farkına varanların torunları özümüzü aşkın narıyla dağladılar. Bize Pirlerin, erenlerin, evliyaların, uluların, velilerin yoluna turap olma görevi verdiler.
Aşk olsun size canlar… Denizler kadar engin, Mazlumlar kadar yüce duygularınız yol göstericimiz olacak. Aşkın, Hakkın, halkın ve hakikatin talibi olarak bu yolda yürüyeceğiz… Kerem Haktan, ışık nur cemalinizden olsun!...