ABD Başkanı Donald Trump’ın, Türk devletini işgali durdurma, ateşkes ve müzakere için gönderdiği heyet, QSD ile temas halinde süren görüşmelerde Türkiye ile anlaşmaya vardı.

Türk devletinin ateşkesi kabullenmesinin bir başlangıç olduğunu belirten QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, halkın ve siyasi güçlerin birlik ve mücadelesinin önemine dikkat çekti.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Amerika ve Türkiye’nin Suriye’de 120 saatliğine ateşkes uygulanması için anlaşmaya vardığını açıkladı.

Pence, günübirlik düzenlediği Ankara ziyaretinde Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 1 saat 20 dakika ikili, 2 saat 40 dakikalık heyetler arası görüşmeler yaptı. Pence, sonrasında Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yla birlikte ABD Büyükelçiliği Rezidansı’nda kameralar karşısına geçti.

Pence, Trump’ın, Pompeo’yla birlikte kendisini Türkiye’ye şiddeti sonlandırmaya ve ateşkes sağlamaya gönderdiğini dile getirdi. Trump’ın hafta başında telefon ettiği Erdoğan’a açıkça ateşkes istediğini söylediğini belirten Pence, Trump’ın şiddeti sonlandırmak istediğini kaydederek, “Türkiye güvenli bölge oluşturulması ile askeri operasyonunu tümüyle durdurmayı kabul etti. Amerika eğer tamamıyla askeri operasyon durmazsa yaptırımlarını durdurmayacaktır. Trump müttefikimiz Türkiye ile oldukça açık konuşmuştur” dedi.

“Amerika QSD’nin DAİŞ’le mücadelesine her zaman müteşekkir” diyen Pence, bugün Türkiye’yle varılan anlaşmayla şiddeti sonlandırdıklarını tekrarlayarak, Türkiye’yle Kobanê’de operasyon yapılmaması konusunda anlaşma sağlandığını da söyledi. Pence, ABD’nin Suriye’deki Kürt nüfusunun çıkarları için çaba göstermeye devam edeceği mesajını da verdi.

Pence, Türkiye’nin bu geçici 5 günlük ateşkes süreci sonrasında kalıcı ateşkesi uygulamaya koyduğu andan itibaren şu ana kadar ABD’nin getirdiği tüm yaptırımların kaldırılacağını ve bu konuda ABD Kongresi nezdinde gerekli çalışmayı yapacaklarını da açıkladı.

Pence, bir Türk gazeteci tarafından “NATO müttefikinize PKK-YPG terör örgütü için yaptırımlar tehdit ediyor olmanız için ne diyeceksiniz?” sorusuna karşı yaptırım kararını savundu. “Amerika, Türkiye’nin Suriye’deki askeri operasyonunu onaylamadı” diyen Pence, “Eğer bugün Türkiye’yle anlaşma sağlanmasaydı yeni yaptırımlar gündeme alınacaktı” dedi.

13 maddelik ortak açıklama

ABD ve Türkiye’nin anlaşmasının ardından ortak yazılı açıklama yayınlandı. Anlaşmanın ayrıntıları 13 maddede açıklandı. Bazı maddeleri şöyle:

  • Türk tarafı Türk kuvvetleri tarafından kontrol edilen güvenli bölgedeki tüm meskun mahal (güvenli bölge) sakinlerinin dirliği ve güvenliğini sağlayacağını taahhüt eder, sivillerin ve sivil altyapının zarar görmemesi için azami dikkati göstereceğini vurgular.
  • Her iki ülke Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne ve Suriye ihtilafını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına uygun şekilde sonlandırmayı hedefleyen, BM öncülüğündeki siyasi sürece olan bağlılıklarını yineler.
  • Her iki taraf Türkiye’nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi dahil, milli güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır.
  • Türk tarafı saldırısına güvenli bölgeden YPG’nin 120 saat içinde geri çekilmelerini teminen ara verecektir. Saldırı, bu geri çekilmenin tamamlanmasını müteakip durdurulacaktır.
  • Saldırıya ara verildiğinde ABD, Blocking Property and Suspending Entry of Certain Persons Contributing to the Situation in Syria başlıklı 14 Ekim 2019 tarihli Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen yaptırımlara ilavelerini getirmeme ve Kongre nezdinde uygun şekilde çalışmalar ve istişareler yürüterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda Suriye’de barış ve güvenliğin teminine dönük kaydedilen ilerlemenin altını çizmek hususunda mutabık kalır. İşgal saldırısı durdurulduğunda, yukarıda bahsi geçen Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.
  • Her iki taraf bu açıklamada kaydedilen tüm hedeflerin uygulanması için birlikte çalışma taahhüdünde bulunmaktadır.

Serêkaniyê ve Girê Spî için

 

QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Ronahi TV’de katıldığı programda, üç gündür konu hakkında görüşmeler gerçekleştirildiğini hatırlatarak, gelişmelerden haberdar olduklarını ve ABD Başkanı Trump’ın kendisinin bu konuyla ilgilendiğini, bunun için Erdoğan’a mektup gönderdiğini söyledi.

Ebdî, konuşmasında, “Halkımız bilmeli, bu ateşkes savaşın yürüdüğü Girê Spi ve Serêkaniyê arasındaki alanlar için geçerlidir. Burada yüzlerce sivil katledildi, binlerce insan göç ettirildi. Biz de bu ateşkesi kabul ettik. Bu ateşkes sonuca ulaşsın diye biz de QSD olarak elimizden geleni yapacağız. Bu ateşkesin sorumlu ve uygulanmasından sorumlu olan taraf ABD’dir. Halkımızın yerlerine dönmesi sağlanmalıdır. İşgalci güçlerin amaçları gerçekleşmemeli. Diğer bölgeler için bir görüşme olmadı. Güçlerimiz halen kendi yerlerindeler” ifadelerini kullandı.

Ateşkesin QSD ve halkın direnişinin bir sonucu olduğunun altını çizen Ebdi, “Bu ateşkes direnişimizin, QSD’nin Kürt, Arap, Süryani savaşçıların kahramanca mücadelelerinin sonucudur. Yine mücadele eden tüm halkların, halkımıza destek veren tüm devletlerin mücadelesinin soncudur. Bunun için bize destek veren, TC saldırılarını durdurması için baskı yapan, direnişlerini Serekaniyê’de sürdüren tüm arkadaşlarımızı selamlıyoruz” dedi.

Mücadele devam etmelidir

TC işgalciliğinin halen tümden bitmediğine dikkat çeken QSD genel komutanı mazlum Ebdî, “Bu bir başlangıç, TC işgalciliği böyle durmayacaktır. Halkımız, siyasi güçlerimiz mücadeleyi geliştirmeli, Kürt siyasi güçleri birliklerini geliştirmeli, güçlendirmelidir” şeklinde konuştu.

QSD: Bir bölgeyi kapsıyor

QSD Genel Komutanlığı da Türk devleti ve ABD arasında akşam saatlerinde varıldığı belirtilen ateşkese ilişkin açıklama yaptı. Yapılan yazılı açıklama şöyle: “ABD Başkan Yardımcısı sayın Mike Pence tarafından temsil edilen ABD’nin arabuluculuğu ve QSD’nin isteği ve onayına bağlı olarak, bugün Demokratik Suriye Güçleri ile Türkiye arasında acil ateşkes anlaşmasına varılmıştır. Bu anlaşma, Girê Spî ve Serêkaniyê arasındaki bölgeyi kapsamaktadır. Ateşkes 22.00’den sonra yürürlüğe girdi. Demokratik Suriye Güçleri, ilan edilen ateşkes konusundaki kararlılığını yineliyor ve Türkiye devletine de bu kararlılığı gösterme çağrısı yapmaktadır.”

Senatörler durmuyor

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Ankara temaslarının ardından açıklanan Suriye uzlaşısı sonrası ABD Kongresi’nde hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlardan Türkiye’ye yönelik sert tepki gelmeye devam ediyor. Cumhuriyetçi Senatör ve Demokrat Chris Van Hollen, Türkiye’ye yönelik sert yaptırım tasarısı sürecini devam ettireceklerini söyledi.

İki senatör Türkiye’ye hem Suriye harekatı hem de S-400 savunma sistemi sebebiyle yaptırım uygulamasını öngören tasarıyı, Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Türkiye temasları devam ederken düzenlediği basın toplantısında açıklamıştı.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham basın toplantısında, Türkiye heyetinde yer alan ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’yi aradığını, “Türkiye’nin işgalden önceki yerlere çekilmesi ve Kürt müttefiklerimize saldırıyı durdurmalarını söylemeleri mesajını verdiğini” belirtmişti. Demokrat Senatör Van Hollen da “Bu yaptırımlara hedef olmamak Türkiye’nin elinde” mesajını vermişti.

Söz konusu yaptırım tasarısı, üst düzey Türk yetkilileri hedef alan ve ABD’nin NATO müttefiki Türkiye ile askeri işbirliğini sonlandırılmasını öngörüyordu. Senato Dış İlişkiler Komisyonu ve Temsilciler Meclisi Dışişleri komisyonlarının liderleri de her iki partinin desteğini alan yaptırım önlemleri açıklamıştı.

Türkiye ile ABD arasında sağlanan uzlaşının ardından Kongre üyeleri bu yaptırım tasarılarını geri çekmeyi planlamıyor. Yaptırım tasarılarını sunan Kongre üyeleri Türkiye’ye yönelik sert yaptırım tehdidinin Türkiye’nin ateşkese uyması ve işgal ettiği bölgelerden daimi olarak çıkması konusunda bir kaldıraç görevi göreceği görüşünde.

Senatör Lindsey Graham “Türkiye’nin Suriye içinde meşru ulusal güvenlik kaygıları var ancak bunlar işgal ve silah gücüyle karşılanamaz” açıklamasını yaptı.

Demokrat Senatör Van Hollen’ın ofisinden yapılan açıklamada da, Türkiye’ye yaptırım tasarısını açıklayan iki senatörün telefonda görüştükleri ve “tasarıya son süratle devam edilmesi gerekliliği” konusunda mutabık oldukları belirtildi.

AB: Askerlerini geri çek

Brükselde önceki gün başlayan iki günlük Avrupa Birliği (AB) zirvesinde bir araya gelen liderler, ABD-Türkiye anlaşması sonrasında bir ortak açıklama yaptı. AB Konseyi’nin açıklamasında, ”AB Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’de kabul edilemez şekilde insanların acı çekmesine neden olan, DAİŞ ile mücadeleyi sekteye uğratan ve Avrupa’nın güvenliğini ağır bir şekilde tehdit eden tek taraflı askeri eylemini kınar” denildi.

 ”AB Konseyi bu akşam askeri operasyonu durdurma konusunda yapılan ABD-Türkiye açıklamasını not eder” denilen ortak açıklamada, 28 üye ülkenin liderleri ”Türkiye’nin askeri eylemlerine son vermesi, askerlerini geri çekmesi ve uluslararası insani hukuka saygı göstermesi” çağrısında bulundu.

AB Konseyi’nin konuyla ilgili gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceği de vurgulandı.

BM memnuniyetle karşıladı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye ve ABD arasında varılan anlaşmaya ilişkin, gerginliği azaltmak ve sivilleri korumaya yönelik her türlü çabayı memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

 

QAMIŞLO

 
 

Lavrov: Kürt sorunu çözülmeli

 

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kürt sorununun Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde Şam ile diyalogla ve Türkiye’nin güvenlik çıkarları göz önünde bulundurularak çözülmesi gerektiğini söyledi.

Rus basınına konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ”Kürt sorununun, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliği çerçevesinde, Kürt liderler ve Şam’daki meşru hükümet arasında diyalogla çözülmesi gerektiğinden yana tavır sergileyeceğiz. Türkiye’nin sınırlarını güvenli hissetmesi için sorun bu şekilde çözülecek. Ortadoğu’nun bu kısmında biriken karşıtlıkları göz önünde bulundurursak, bunun zor bir süreç olduğunu düşünüyorum. Fakat gerçekçi bir süreç. Bu süreçte başarılı olunması için de her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıkladığı gibi Rusya’nın, Kürtlerin Suriye-Türkiye sınırından çekilmesine destek vermeye gerçekten hazır olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Lavrov, şunları söyledi: ”Sahada Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını temin edecek gerçekliklere yol açacak bir diyaloğa destek vereceğiz.”

Lavrov, bu adımların hem Kürtlerin hem de diğer etnik, mezhepsel grupların birlikte yaşayabileceği şekilde, Suriye’nin egemenlik ve toprak bütünlüğünün tamamen sağlanması prensibi doğrultusunda gerçekleştirilmekte olduğunu vurguladı.

”1998 tarihli Adana Mutabakatı’nın uygulanabilmesi için çalışmaya hazırız, bunun için çaba göstereceğiz” diyen Lavrov, bunun için Moskova’nın Ankara ile Şam arasında diyalogun başlamasına yardımcı olacağını ifade etti.