
Şam rejimi ile silahlı muhalifler arasında ateşkes kısmen yürürlüğe girdi. Her iki taraf silahları susturduklarını açıkladı. Ancak Suriye’deki durum Şam ve muhaliflerin kontrolünden çıkmış durumda. Zira dün yaşanan diplomasi trafiğinde uluslararası toplum, Suriye’nin geleceği hakkında daha fazla konuştu.
BM ve Arap Birliği’nin Suriye Temsilcisi Kofi Annan’ın hazırladığı barış planının hayata geçmesine sayılı saatler kaldı. Şam yönetimi sokaklardaki askerlerini geri çekmeye başladığını duyurdu. Silahlı muhalifler de dünden itibaren silahlarını susturduklarını açıkladı.
Ancak dün yaşanan yaşanan diplomasi trafiği gösterdi ki Suriye’de çözüm, Şam rejimi ve silahlı muhaliflerin elinde değil. Şam yönetimine destek veren Rusya ve Çin, barış planının hayata geçmesi için Esad rejimine “bir an önce harekete geç” çağrısında bulunurken, dışa bağımlı muhaliflere askeri ve maddi yardımda bulunan ülkeler de barış planın hayata geçmeyeceğini ileri sürdü.
Moskova’ya giden Suriye Dışişleri Bakanı Velid el Muallim ile görüşen Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Şam yönetimine Annan planının hayata geçmesi için daha etkin ve kararlı hareket etmelerini salık verdi. Oysaki Muallim, gazetecilere barış planı uyarınca hükümetin bazı kentlerden bir miktar asker çektiğini söylemişti.
Planı şimdiden ‘öldürdüler’
Görüşmeden sonra Muallim’in barış planı için yeni şartlar öne sürmesi de dikkat çekti. Muallim, şiddetin sona ermesi için atılacak adımların denetlenmesinde görev alacak uluslararası ekibin oluşumunda Suriye yönetiminin de söz sahibi olmak istediğini söyledi.
Muallim, konuşmasında Türkiye’nin açık bir dille muhaliflere yardım ettiğini belirterek, “Maalesef, Türkiye yasadışı silahlı birliklere destek veriyor. Onlara silah veriyor. Militanların Suriye topraklarına yasadışı girişi için üs de oluşturuyor. Tüm bu eylemler Kofi Annan planı ile uygun değil... Suriye topraklarındaki sorunlarda suçlu taraflardan biri de Türkiye” dedi.
Şam rejimine destek veren bir başka ülke olan Çin de Suriye hükümeti ve muhalif grupların BM aracılığındaki ateşkese derhal uyacağını umut ettiklerini söyledi.
Ancak Esad rejiminin yıkılmasını ve iktidara kendilerinin desteklediği muhaliflerin geçmesini isteyen ülkeler de şimdiden planın yaşam şansı bulunmadığını ileri sürdü. Bu ülkelerin başında da Türkiye geliyor. Önceki gün Türk Dışişleri Bakanı Yardımcısı Naci Koru, Annan planının hayata geçmeceğini iddia ederek, “10 Nisan kadük oldu, yarından itibaren yeni bir dönem başlayacak” diye demişti.
Her fırsatta Esad rejiminin miadını doldurduğunu savunan ve Annan planının geçerliliğini yitirdiğini iddia eden Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sayın Annan’a bunu söylediğimiz halde, Annan çok umutluydu. Tutmadığı da ortaya çıktı. Bundan sonraki sürece yönelik bugün yine pek bir şey olacağına ihtimal vermiyorum. Bir yerden çekse öbür yere tankını, topunu götüren bir zihniyet bu” dedi.
Çin’de temaslarda bulunan Erdoğan, önceki gün sınırda meydana gelen olaylarla ilgili olarak “Bir sınır ihlâlinin olması halinde Türkiye ne yapmalıdır?” sorusuna “Masaya yatıracağız. En isabetli olanı neyse, şüphesiz ki en uygun olanı neyse oradan farklı olanına gitme gibi bir adımımız olacaktır. Ama bizi buna zorlarsa Suriye rejimi zorlar. Zorlamaması için de atılması gereken adımı orasının atması gerekir” ifadelerinde bulundu. Ancak Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Pazartesi günü telefonda görüştüğünü ve Davutoğlu’nun kendisine Türkiye’nin tek taraflı olarak herhangi bir eylemde bulunmayacağı teminatı verdiğini söyledi.
‘Süreç başarısızlığa uğrarsa...’
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland, gelişmeler karşısında Suriye yönetiminin ateşkese uyacağına ilişkin hiçbir işaret bulunmadığını ileri sürdü.
İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague de, “Suriye, Annan planını askeri çabalarını yoğunlaştırmak için kullandı” iddiasında bulundu. Annan’ın çabalarını hala desteklediklerini belirten Hague, “Fakat süreç başarısızlığa uğrarsa, İngiltere, BM Güvenlik Konseyi’ni uluslararası barış ve güvenliğe açıkça tehdit olan bu duruma karşı birleşmiş bir tepki için yeniden çağırmaya hazırdır” ifadelerini kullandı.
Fransa Dışişleri Bakanlığı da, Şam yönetimini yalancılıkla suçladı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Bernard Valero gazetecilere yaptığı açıklamada, “Suriye Dışişleri Bakanı tarafından yapılan ve Şam yönetiminin Annan planının uygulanmasına başladığını teyit eden bu (dün) sabahki açıklamaları, bu açık ve kabul edilemez yalanın yeni bir ifade şekli” dedi.
Planın mimarı Kofi Annan da, dün Türkiye’ye giderek sınırdaki mülteci kamplarını ziyaret etti.
Öte yandan Suriye’deki en örgütlü Kürt partisi PYD’nin de dahil olduğu Ulusal Koordinasyon Kurulu, uluslararası güçlerin siyasi ve askeri müdahaleleriyle değil, içeride gerçekleştirilecek diyalogla çözümleneceğini duyurdu.
ŞAM