12 Ağustos’tan beri hiçbir haber alınmayan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tutulduğu İmralı Adası’nda dün yangın çıktı. Türk devleti, kaygıları gidermek için avukatların görüşme başvurusuna olumlu yanıt vermek yerine gayri ciddi açıklamalarla yetindi. İmralı’daki yangının boyutu, Öcalan ile diğer üç tutsağın durumuyla ilgili hiçbir bilgi yok.

Öcalan’ın esaret altında tutulduğu cezaevinin bulunduğu İmralı Adası’nda dün sabaha karşı orman yangını çıktı. Lodosun etkisiyle yangın büyüdü. Bunun üzerine Asrın Hukuk Bürosu ”Tecrit koşullarında her habere ciddiyetle yaklaşılmalı. Derhal İmralı’ya gitmeliyiz” açıklaması yaptı. HDP de durumun ciddiye dikkat çekerek, hem hükümetten kaygıları gidermesini hem de görüşmenin yaptırılmasını istedi. Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı bir programda lakayt ifadelerle yangının cezaevinin ötesinde olduğunu söyledi. Bir süre sonra ise Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yangının kontrol altına alındığını ileri sürdü. Bu açıklamalar tatmin edici bulunmadı. Asrın Hukuk Bürosu yeniden bir açıklama yaparak, çağrısı yineledi, aynı zamanda Adalet Bakanlığı’na İmralı’ya gitmek için acil başvuruda bulundu. Kürt kurumları ise hükümeti uyararak bu duruma son vermesini istedi. Kürdistan bazı kentlerinde de halk protesto gösterileri yaptı.

Edinilen bilgilere göre Marmara Denizi’nde bulunan Armutlu Yarımadası’nın batı ucundaki Bozburun’a 10,8 deniz mili, Karacabey ilçesi kıyısındaki Susurluk Çayı’na 6,5 deniz mili uzaklıktaki İmralı Adası’nda sabah saatlerinde orman yangını çıktı. Çam ağaçları ve zeytin ağaçlarının bulunduğu adadaki yangın şiddetli lodosun etkisiyle büyüdü. Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri yangına müdahale etmek için harekete geçtiği ileri sürüldü. Bursa’nın Mudanya ilçesinden Büyükşehir ve ormana ait itfaiye ekiplerinin deniz yoluyla İmralı’ya ulaştırılmaya çalışıldığı, ancak denizdeki fırtınanın gemi seferini güçleştirdiği belirtildi. Kocaeli’nin Gölcük ilçesinden askeri geminin de arazöz almaya çalıştığı, İstanbul’dan da bölgeye söndürme helikopterinin istendiği öğrenildi.

İlk açıklama Bursa Valiliğinden

 Bursa Valiliği, yangınla ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 07.45 sıralarında, İmralı Adası kuzeyindeki yaşam ve cezaevi yerleşkesini etkilemeyecek uzaklıkta olan Radar Tepe bölgesinde çevre aydınlatma elektrik direklerinde bulunan tellerin rüzgarın etkisiyle birbirine çarparak çıkan kıvılcımların otları tutuşturması sonucu yangın çıktığı ileri sürüldü. Valilik açıklaması şöyle: “Yangın çıktığı andan itibaren Ada Güvenlik Komutanı emir komutasında hızlı bir şekilde İmralı Adasında bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesine ait (1) adet itfaiye aracı, (2) itfaiye personeli, İmralı Jandarma Komando Ada Güvenlik Komutanlığına ait (1) adet kepçe ve adada görevli (150) personel ile yangına müdahale edilmektedir. Adalet Bakanlığına ait Tuzla gemisi ile İmralı Adasına Bursa Orman Bölge Müdürlüğünden (1) adet arazöz ve (7) kişilik söndürme ekibi, (1) yangın helikopteri, Yalova Topçulardan Arabalı vapurla (10) adet arazöz, (1) dozer, (30) personel ve (3) yangın elemanı sevk edilmektedir. İhtiyaten Kuzey Deniz Saha Komutanlığından (Tuzla/İstanbul) (1 ) adet çıkarma gemisi, Bursa Orman Bölge Müdürlüğünden  (9) adet arazöz, (30) personel, (5) yangın uzmanı, (1) dozer Mudanya’da sevk edilmek üzere hazırlanmaktadır. Bursa Cumhuriyet Başsavcısı ve Bursa İI Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hakan SARAÇ sahil güvenlik botu ile İmralı Adası’na intikal etmekte olup çalışmaları yerinde takip edecektir. Halen yangının devam ettiği bölge cezaevi ve yerleşim yerlerini tehdit etmemekte olup, yangını kontrol altına alma çalışmaları devam etmektedir. Gelişmelerden ayrıca bilgi verilecektir.”

Avukatlar gitmek istedi

Öcalan’ın avukatları Cengiz Yürekli, Nevroz Uysal, Faik Özgür Erol ve Mazlum Dinç, müvekkilleriyle görüşebilmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu. Öcalan’ın avukatları Nevroz Uysal ve Rezan Sarıca, 8 yıl aradan sonra 2 Mayıs, 22 Mayıs, 12 Haziran, 18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde müvekkilleriyle görüşebilmişti. Avukatların son görüşmenin yapıldığı 7 Ağustos 2019’dan bu yana müvekkilleriyle görüşmek için yapmış olduğu bütün başvurulara olumlu ya da olumsuz yanıt verilmedi.

HDP ciddiyete davet etti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Ayşe Acar Başaran, partinin Genel Merkezi’nde konuyla ilgili basın toplantısı düzenleyerek, durumun hassasiyetine dikkati çekti ve HDP heyetinin derhal İmralı’ya gönderilmesi çağrısı yaptı. Başaran, şöyle konuştu: “Sayın Öcalan 22 yılı deviren ağır tecrit koşullarında yaşamaktadır. Aile görüşü, avukat görüşü ve bütün haklarından mahrum bırakılarak ağır tecrit altında tutulmaktadır. İmralı’da bugün bir yangın çıktığı ifade ediliyor. Ancak İçişleri Bakanlığı katıldığı bir programda laf arasında, sanki Sayın Öcalan için binlerce kişi açlık grevine girmemiş gibi, sanki devlet kendisiyle görüşmemiş gibi, alelade bir durummuş gibi açıklama yaptı. Binlerce insan bu haber duyulur duyulmaz parti binalarımıza bizlere ulaşarak durumun netleştirilmesini istemektedir. Çünkü normal koşullarda, herhangi bir cezaevinde böyle bir durumda kişilerin ailesi ile avukatlarıyla görüşmesine izin verilir. Tüm Kürt halkını ilgilendiren bu durumun son derece basit şekilde geçiştirilmesi bizleri kaygılandırıyor. Özellikle yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz; ciddi bir açıklamayı hükümetten en kısa sürede bekliyoruz. Ayrıca bugün olaydan sonra Asrın Hukuk Bürosu ve ailesi de İmralı adasına gidip oradaki durumu gözlemleyip, Sayın Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği konusunda kendi gözleriyle gözlem yapabilmek için başvuru yapmışlardır. Toplumdaki bu rahatsızlığı, panik havasını, kafalardaki bu soru işaretlerini giderebilecek net bir yaklaşım hemen, en kısa sürede; yarını, bir iki beklemeden en kısa sürede Sayın Öcalan’ın ailesi ve avukatlarıyla görüşmesini sağlamaktır.  Biz durumun aciliyeti, vahametine binaen acil bir açıklama yapma gereğini duyduk. Daha ciddiyetle yaklaşmaya iktidarı bir kez daha davet ediyoruz.”

İki bakanın açıklaması

HDP’li Başaran’ın dikkat çektiği Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, konuyla ilgili açıklamayı, konuk olduğu Anadolu Ajansı Editör Masası’nda yaptı. Soylu, ”Yangın İmralı’daki cezaevinin çok ötesinde. Helikopterler harekete geçti, gerekli çalışmalar yapılıyor, bir lodos var ama zannediyorum yakın zamanda söndürülür” diye konuştu.

Öğle saatlerine doğru ise Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, kısa bir açıklamada bulundu. Pakdemirli, İmralı Adası’ndaki orman yangınının kontrol altına alındığını ileri sürdü.

Adalet Bakanlığı’na başvuru

Öcalan’ın avukatları Raziye Turgut, Mazlum Dinç, Rezan Sarıca ve İbrahim Bilmez, öğleden sonra ise Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Adalet Bakanlığı’na yapılan başvuruda şu  ifadelere yer verildi: ”Müvekkilimiz Sayın Öcalan ile en son yaptığımız 7 Ağustos 2019 tarihinden bu yana herhangi bir şekilde ne görüşebildik ne de mektup veya telefon gibi iletişim araçları ile haberleşebildik. Bu yaşanan olağanüstü yangın durumu bizlerde ve müvekkillerin ailelerinde ciddi anlamda kaygıya yol açmıştır. Müvekkillerimiz Sayın Abdullah Öcalan, Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın sağlık durumları ile cezaevi koşullarının gözlemlenmesi başta olmak üzere söz konusu bu kaygılarımızın giderilmesi açısından derhal görüşmemizin sağlanmasını talep ediyoruz.”

Kürt kurumlarının çağrıları

Öğleden sonra itibarıyla ciddi bir açıklamanın yapılmaması ve avukatlara cevap verilmemesi üzerine neredeyse bütün Kürt kurumları açıklamalar yaptı, bazı kentlerde de halk sokaklara çıktı. KNK, DTK, DBP, KJA, KCDK-E, TJK-E, KON-MED, TEV-DEM, PYD, Tevgera Azadî, yaptıkları açıklamalarla hem Türk hükümetini uyarıp adım atmasını istedi hem de halkı tepki göstermeye çağırdı.

Açıklama yapmak yetmez

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) tarafından Amed’de ortak açıklama yapıldı. DTK Eşbaşkanlık Divan üyeleri, TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan, HDP milletvekilleri Feleknas Ucai Musa Farisioğulları ve DBP yöneticilerinin katılımıyla yapılan basın toplantısında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven konuştu. Leyla Güven, hangi nedenlerle çıktığı henüz belli olmayan yangın hakkında Adalet Bakanlığı başta olmak üzere hükümet yetkililerini ciddiyete davet etti. Güven, “Sayın Öcalan’ın ve diğer tutsakların avukatları ve aileleri ile görüştürülmeleri sağlanmalı ve onların bir an önce daha güvenli bir yere nakledilmesi gerekmektedir. İkna edici ve doyurucu açıklama ancak bu görüşmeden sonra olabilecektir. Bu görüşme sağlanmadığı sürece hükümetin yaptığı açıklamalar yeterli olmayıp eksik kalacaktır” diye konuştu.

Güven, mutlak tecridin bu şekilde sürdürülmesinin artık mümkün olmadığını da vurguladı.

Avukatları: Etkilenmeleri kaçınılmaz

Asrın Hukuk Bürosu, öğleden sonra üçüncü kez açıklama yaparak Öcalan ile görüşmelerinin sağlanması konusunda Bakanlık ve hükümet yetkililerine çağrı yaptı. Açıklamada şu bilgiler verildi: ”İmralı Adası, 1999’da müvekkilimiz Sayın Öcalan için tek kişilik cezaevi alanı olarak dizayn edilmiş, akabinde 2015’te de diğer müvekkillerimiz Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın nakli gerçekleşmiştir. Müvekkillerimiz iradeleri hilafına yasal düzenlemelerin dışında yerleşime ve ziyarete kapalı, askeri yasak bölge kapsamında olan adada tutulmaktadırlar. Sayın Öcalan ve yanında bulunan diğer müvekkillerimizin bu yangından doğrudan etkileneceği kaçınılmaz bir gerçekliktir. Mevcut ada koşullarında acil ve hayati risk teşkil eden böylesi bir durumda anlık müdahale koşullarının varlığı tartışmalı olup, haklı kaygı ve tereddütlere sebep olmaktadır.

Herhangi bir bilgi yok

12 Ağustos’taki aile ziyaretinden sonra İmralı Adası’nda tutulan müvekkillerimiz ile temas kurmamız engellenmiştir. Maalesef müvekkillerimizin sağlık ve can güvenliklerine ilişkin herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Tutulma koşullarını yerinde denetlemek amacıyla yasal hakkımız olan avukat ve aile görüşünün ivedilikle sağlanması zorunluluk arz etmektedir. Kamuoyunun bu hassasiyeti göstereceğine inanıyor ilgilileri sorumluluklarının gereğini yapmaya davet ediyoruz.”

Qamişlo’dan Süleymaniye’ye

İmralı’daki durum ve çağrılar üzerine halk de dün öğleden itibaren sokaklara çıktı. Qamişlo’dan Süleymaniye’de kadar protesto gösterileri, yürüyüş ve mitingiler yapıldı. Haber hazırlanırken Avrupa’da da eylemler yapılması bekleniyordu.

Valilikten ikinci açıklama

Yangınla ilgili ilk açıklamayı yapan Bursa Valiliği, ikinci açıklamasını da yerel saatle 15.30’da yaptı. Açıklama şöyle: ”İmralı Adası Kuzeyinde bulunan yaşam ve cezaevi yerleşkesini etkilemeyecek uzaklıkta olan Radar Tepe bölgesinde (35 TPE 2984891269) çevre aydınlatma elektrik direklerinde bulunan tellerin rüzgarın (şiddetli lodos) etkisiyle birbirine çarparak çıkan kıvılcımların otları tutuşturması sonucu çıktığı değerlendirilen örtü ve orman yangını an itibariyle kontrol altına alınmış olup yangın soğutma çalışmaları devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

 

HABER MERKEZİ