15 Nisan 2015 tarihinde Türk devletinin iddialarıyla Almanya, İsviçre, Yunanistan ve Fransa’da ATİK’e karşı eş zamanlı olarak operasyon yapılmış, 11 aktivisten 7’si Almanya, 2’si Fransa, 1’i Yunanistan, 1’i de İsviçre’de tutuklanmıştı.
Mehmet Yeşilçalı’nın dün İsviçre’den Almanya’ya iadesi, 13 Mayıs’ta Almanya’nın Münih kentinde başlayacak olan ve ATİK üyelerinin yargılandığı dava öncesine denk geldi.
Tutsak avukatları, müvekkillerinin Avrupa yasalarına yönelik hiçbir suçları olmadığını, uzun yıllardan beri Alman polisinin takip ve teknik dinleme yoluyla elde ettiği bilgi ve bulgularda, yasal zeminde devrimci ve demokratik çalışmaları dışında ‘yasadışı’ sayılabilecek her hangi bir faaliyetinin olmadığını belirtiyor.
Alman Federal Hükümeti Fransa, İsviçre ve Yunanistan’dan ATİK’li tutsakların iadesini istemiş, bu talep Yunan Adalet Bakanlığı’nca reddedilmiş ve sunulan gerekçelerin politik gerekçeler olduğu belirtilerek “Siyasi faaliyetlerinden dolayı takibata uğrayan kişilerin ‘suçlu’ olmadığı yönünde karar vererek Almanya’nın talebi reddedilmişti. Karar doğrultusunda 1 kişi de serbest bırakılmıştı.
Dayanışma Komitesi’nden çağrı
Yunanistan’ın bu tutumuna karşın Fransa ve İsviçre’nin Almanya’nın baskısına boyun eğdiği anlaşılıyor. Zira, Fransa daha önce Sami Solmaz’ı iade ederken, dün de İsviçre Mehmet Yeşilçalı’yı Almanya’ya iade etti. Yeşilçalı’nın önce Karlsruhe ye daha sonra Bayern’de bulunan bir hapishaneye gönderilmesi bekleniyor.
ATİK – Tutsaklarla Dayanışma Komitesi ise dava süresince gerçekleri kamuoyuna taşıyacaklarını ve devrimcilere yönelik yapılan haksızlıkları protesto edeceklerini açıkladı.
Komite açıklamasında, tüm duyarlı yerli ve göçmen demokratik örgütlerinin, insan hakları savunucularının ve aydınların 10 ATİK’li tutsak şahsında emek ve demokrasi mücadelesini sahiplenmesinin tarihsel bir görev ve sorumluluk olduğunu vurguladı.
HABER MERKEZİ