
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın avukatlarından Mahmut Şakar, tecridin bir devlet politikası olduğunu kaydederek, son dönemde gelişen durumu şöyle özetledi: "İmralı'daki tecrit, 21 Temmuz 2011'de avukatlara görüşme yasağının uygulanmasıyla daha da yoğunlaştırıldı. Türkiye'deki mevcut hukuka göre avukatların istedikleri zaman, vekaletlerinin olması kaydıyla müvekkilleriyle görüşme hakkı vardır ve bu izin bir izne tabi değildir. Bu, savunma hakkının temel bir parçasıdır. Ama buna rağmen 2011'den bu yana Sayın Öcalan, avukatlarıyla görüştürülmüyor. Bir yıldan bu yana ailesiyle, 5 Nisan'dan itibaren de tecrit daha da derinleştirilerek HDP heyeti ile görüştürülmüyor. 5 Nisan'dan beri müvekkilimizden haber dahi alamıyoruz ve sağlık durumunun nasıl olduğunu bile bilmiyoruz. Bu konuda hiçbir bilgiye sahip olmamak, sadece avukatlarını değil, Kürt halkını da tedirgin ediyor."
Ağırlaştırılmış tecridin yeniden gündeme gelmesinde Kürt Halk Önderi'nin AKP'nin oyununu bozmasının etkili olduğunu vurgulayan Şakar, "Sayın Öcalan'dan haber alamadığımız her dönem, aynı zamanda Türk devletinin Kürt toplumuna ve demokrasi güçlerine saldırılarının yoğunlaştığı dönemlerdir. Tecrit ile savaş/şiddet arasında bu yönlü bir iç bağ var" dedi.
'Salt hukuki mücadele yetmez'
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) tecride ilişkin açtıkları yeni davanın devam ettiğini, Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi'yle de irtibat halinde olduklarını aktaran Şakar, bunların yeterli olmayacağını, çünkü "sorunun salt hukuki mücadeleyle aşılabilecek bir sorun olmadığını, siyasi bir sorun olduğunu" belirtti. "Öcalan'a özgürlük", "Sayın Öcalan siyasi irademdir" gibi imza kampanyalarının ve Avrupa Konseyi önündeki çadır eyleminin önemli sonuçları olduğunu kaydeden Şakar, "Böyle eylemlerin hepsi çok değerlidir ve katkı sunan girişimlerdir. Türkiye ve Avrupa üzerinde de bu eylemlerin baskı kurduğunu düşünüyorum. Halkımız şunu iyi bilmeli: Yapılan eylemlerin sonuçları hemen görülmeyebilir ama etkisi büyüktür. Özelikle Öcalan'ın özgürlüğü için 10 milyon üzerinde imza toplanması, tarihi bir adımdır" diye konuştu.
NİZAM BARAN/ANF/KÖLN