İtalya'nın başkenti Roma'da sol örgütler ve kapitalizm karşıtı kesimler "Sol ve Avrupa'nın Durumu" adıyla 22 Kasım'da bir konferans gerçekleştiriyor.
Küresel kapitalist kriz şiddetlendikçe Brüksel, Berlin ve Paris içte ve dışta farklı politik, ekonomik ve askeri girişimlerde bulunuyor.
Avrupa içinde bulunduğu bu krizin faturasını orta ve alt sınıf halklara çıkarılıyor. Bu kriz, Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde henüz hissedilmezse de ekonomik çöküş noktasına gelen İspanya'da gençlerde işsizlik oranı yüzde 53,7 iken, Yunanistan’da yüzde 50,7, İtalya'da yüzde 42.9, Hırvatistan'da yüzde 41.8 ve Portekiz'de bu sayı yüzde 35,2 düzeyindedir.
''Sosyal devlet'' adı altında neo-liberal uygulamalarla emeklilik yaşları daha da uzatılıyor. Kapitalizm, sözde ''refah devleti ülkeleri'' adı altında işçilere ve emeklilere yönelik uyguladığı politikalarla işçi sınıfına tarihinin en büyük darberlerinden birisini vuruyor.
Ortalama insan yaşının hemen hemen sınırının, emekliliğe geçiş yaşı olması önemli ispatlarından biridir. Örneğin 2010 sonbaharında Fransa'da emeklilik yaşı, 60'tan 62'ye çıkartıldı.
Almanya'da ise yine aynı tarihlerde 65'ten 67'ye yükseltildi. Bu şekilde kapitalist devletler insanların emek maliyetlerini mümkün mertebe asağıya çekmek ve rekabet gücünü artırmak istemektedir.
Yine er veya geç bir çöküşe mahruz kalacak olan kapitalizm mümkün olduğu kadar bu çöküşü dahada erteleme çabasındadır. Bu vesileyle AB, kapitalizmin kemer sıkma politikalarıyla milyarlarca Euro'yu, sermayenin canavarları olan bankalara yedirmektedir.
Kapalı kapılar arkasında tüm bunlar yaşanırken, insanlar çöp kutularında yiyecek aramakta, işlerini kaybetmekte ya da geçim kaynaklarının peşine düşerek bilime açılan kapıları kapatmaktadır.
Sistemsel kriz ırkçılığın artmasına da vesile olmaktadır. Sol hareketler ve sendika çevreleri de kimi zaman buna tepki olarak sokaklara dökülmektedir.
Euro Bölgesi krizinin çalkantılarından en büyüğü İspanya'da yaşanıyor. Yıllardır İspanya merkezi devletinden aldığından çok veren Katalonya'da geçtğimiz hafta referendum yapıldı.
Referendum'da çıkan bağımsızlık yanlısı sonuçlar Madrid merkezli İspanya burjuvazisini tedirgin etmiş bulunuyor.
Tüm bu gelişmeler, Avrupa sol güçleri harekete geçirse de henüz kitleler ve öncüleri kapitalizmden çıkış kapılarını aramakta zorlanıyor. Tüm bu münasebetlerin gölgesinde Parasal Birlik (Euro Bölgesi) reforme edilir mi?
Euro çökme sürecine mi girdi? Eğer öyleyse, gerici ve şovenist güçlerin devletler üzerinde tekrar egemenlik kurmaları ve geri dönüşleri nasıl önlenir? AB ve Euro tuzağından bir sol çıkış gereklidir. Ama aynı zamanda mümkün müdür?
Tüm bu sorulara ortak yanıt bulmak, krizin beraberinde getirdiği gelişmeleri ele almak, kapitalist AB'den ve Euro para biriminden çıkış modellerini tartışmak için İtalyan Kapitalizm Karşıtı Hareketleri'nin öncüleri bugün İtalya'nın başkenti Roma’da bir araya geliyor. Konferansa katılan isimler arasında
Prof. Emeliano Brancaccio, İtalyan Komünist Partisi Temsilcisi ve Ekonomik Araştırma Enstitüsü Başkanı Vladimiro Giacche, Demokrat Parti temsilcilerinden Steffano Fassana, Micromega ve Espresso ekonomi muhabiri Enrico Grazzini, Sol hareketlerden oluşan Euro karşıt koalisyonun temsilcisi Leonardo Mazzei de bulunuyor.