Devam eden ekonomik krizin kadına yönelik hak ihlallerini daha da gün yüzüne çıkardığını ifade eden Verri, bu sorunları şöyle ifade etti: "Krizle beraber kadınlar daha çok mağdur ediliyor. İşverenler, kadınların hamileliğini gerekçe göstererek istihdam edilmelerine engel oluyorlar. Kadınlarda işsizlik oranı fazlalaşıyor, ucuz iş gücü olarak görülüyorlar. Birçok işveren, geçimini bile sağlayamayacak düzeyde düşük ücretle kadınları çalıştırıyor."


İtalya'da kürtaj yasası sorunlu

Verri İtalya'da 1970'li yıllarda kürtaj yasasının kabul edildiğini ancak yasadaki problemlere ve yansımalarına dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Yasaya göre bir doktor sahip olduğu inanç nedeniyle kürtaj yapmayı reddedebilir. Bunun sonucu olarak jinekolog sayısı gün geçtikçe azalıyor. Devlet hastanelerinde kürtaj operasyonunun maddi karşılığı az olduğu için doktorlar, bu işi özel hastanelerde yapmayı tercih ediyor." 

Verri, bu nedenle kürtajın göçmen kadınlar açısından daha büyük bir sorun teşkil ettiğini de sözlerine ekledi. 

 

Kadının duruşu eril zihniyeti güçlendiriyor

Avrupa'ya gelen göçmen kadınların çoğunlukla ev işçiliği yaptığını belirten Verri, özellikle fakir ve okumamış kadınların sürekli bir ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi. Verri devamla, "Her şey giderek daha da kötüye gidiyor. Fakat buna karşı örgütlü bir duruş yok. Temel sorun, kadınların başka kadınlara düşman olmasından kaynaklanıyor. Kadınların dayanışma yerine daha iyi maaş almak, daha yüksek konumda olmak, televizyona çıkmak için sistemi kabul etmesi, eril zihniyeti güçlendiriyor" diye konuştu. 


Psikolojik danışmanlık rolünden öteye gidemiyor

Aktivist Verri, Avrupa'da bulunan çok sayıda feminist grubun bulunduğunu ve birçoğunun farklı görüşlere sahip olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Avrupa'da kadına dönük psikolojik şiddet yoğunlukta. Bu nedenle feministler psikolojik danışma alanlarıyla daha çok uğraşıyor. Tıpkı bir kapalı kutu gibi. Sadece Avrupalı kadınların sorunlarına sıkışıp kalmış. İspanya'da kadına karşı şiddete karşı büyük bir kampanya birkaç yıl önce hayata geçirildi. İtalya'da şiddet daha fazla olmasına rağmen bir kampanya hayata geçirilmedi. Fransa feminist bir ülke olarak gösteriliyor ama bu doğru değil. Çeşitli eşitsizlikler var, şiddet var ve bu kanıksanıyor. Kadınlar, kariyer sahibi olabildikleri için özgür olduklarını düşünüyorlar ancak bu yeterli değil. Daha ideolojik bir zeminin hazırlanması gerekiyor." 


 HABER MERKEZİ