Almanya'nın Hamburg kentinde 'Avrupa'da Cins Kırımı Kıskacında Kadının Kimlik Arayışı' adı altında bir panel düzenlendi. Panelde göçmen kadınlar başta olmak üzere Avrupa'daki kadınların sorunları tartışıldı.

Rojbîn Kadın Merkezi, Avrupa Demokratik Halklar Konfederasyonu (ADHK) ve Sosyalist Kadınlar Birliği'nin (SKB) ortaklaşa düzenlediği panel Hamburg Kürt-Alman Kültür Merkezi'nde saat önceki gün 16:00'da başladı.

Şiddet en ‘uygar’ toplumda da var

Moderatörlüğünü Berivan Babür'ün yaptığı panelin ilk konuşmasını yapan ADHK temsilcisi Gülcan Bulut, kadına yönelik şiddetin yanlızca doğu toplumlarına özgü bir durum olmadığını belirterek dünyanın en 'uygar' ülkelerinde bile kadının şiddet mağduru olduğunu söyledi.
Buna örnek olarak Fransa gibi 'uygar' bir ülkede bile her dört kadından birinin şiddet mağduru olduğunu dile getiren Bulut, göçmen kadınların ise bu şiddetten fazlasıyla nasibini aldığını sözlerine ekledi.  
Kadının erkekle aynı işi yapmasına rağmen daha az ücret aldığına işaret eden Bulut, "Bu durum kadının yeteri kadar güncel yaşama katılımını engelliyor" şeklinde konuştu.  

Kamplarda Afrikalı kadınların direnişi

Panelde SKB adına konuşan Naciye Alpay, daha çok mülteci kadınların durumuna dikkat çekerek "Ülkelerinden gelip, Avrupa'da mülteci olarak yaşamak zorunda bırakılan kadınlar, yaşamdan uzak ve izole edilmiş bir şekilde yerleşim birimlerinden uzak yerlerde tutuluyor. Tüm bunlar, mülteci kadınların ruhsal durumunda ciddi sorunlar yaratıyor" dedi.
Savaşların meydana geldiği ülkelerden, daha iyi bir hayat hayali ile Avrupa'ya gelen çok sayıda kadının ciddi bir hayal kırıklığına uğradığını belirten Alpay, tüm bunların zamanla travmaya dönüştüğünü vurguladı.
Alpay devamla," Bütün bu haksızlıklara karşı, Almanya'nın 13 iltica kampında Afrikalı kadınlar öncülüğünde direniş başladı. Kadınların başlattığı bu mücadele desteklenmelidir. Bu ayın 19-20 ve 21'de Hamburg'ta ilticacı kadınlar bir konferans gerçekleştirecek. Hamburg'ta yaşayan tüm kadınlar bu konferansa davetlidir" şeklinde konuştu.

Özgürlük soru sormakla başlar

Son olarak konuşan UTAMARA Temsilcisi Fadile Yıldırım, dünyadaki krizlerin cinsler arası eşitsizlik ve bunun yolaçtığı krizden kaynaklandığını söyleyerek özgürlüğün, soru sormakla başladığını belirtti. Kadının yaşadığı tüm sorunların aynı zamanda toplumun sorunu olduğunu söyleyen Yıldırım, "Kadınlar, yaşamın her evresinde ailevi ve toplumsal şiddetin kurbanıdır. Ne yazık ki, şiddet en yakınlarımızdan gelmektedir. Ama artık, biz mağdur kadından çok kendi ayakları üzerinde duran kadından söz etmeliyiz. Kendi kabuğunu parçalayan kadınlar, özgür kadınlardır" şeklinde konuştu.

Kölelik varsa sevgi yoktur

Köleliğin olduğu yerde sevgiden bahsedilmeyeceğini söyleyen Yıldırım, cins savaşı çözülmeden hiçbir krizin çözülemeyeceğinin altını çizdi. Kadınların erkeklerden daha fazla uyuma açık olduğunu sözlerine ekleyen Yıldırım, "Egemenliğim elimden gider kaygısıyla bir çok erkek sorunlarını anlatmakta zorlanıyor. Türkiye'de Kürt sorunu bir haliyle çözülse bile cins sorunu tam anlamıyla çözülemeyecek" dedi.
Yıldırım buna örnek olarak Mısır devletini gösterdi. İktidarlardan ziyade erkek egemenlikli zihniyetlerin değişmesi gerektiğini belirten Yıldırım yaşamın ve uygarlığın erkek egemenlikli bir anlayışla yazıldığını sözlerine ekledi. Yıldırım'ın "Bu tarihi de bu anlayışı da reddediyoruz" sözleri büyük alkış aldı. Panel, katılımcıların soruları ile geç saatlere kadar devam etti.


M.ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG