
CDK kitlesel eylemlere çağırdı
Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK), "Kürt halkı sahipsiz değildir. Yurtsever Kürt halkı elindeki tüm imkanları kullanarak AKP ve onun faşist sömürgeci ordusunun gerçekleştirdiği bu katliamı teşhir etmeli, her zeminde gündem yapmalı, kitlesel eylemlerle tepkisini ortaya koymalıdır. Hiçbir Kürt yurtseveri bu katliama karşı sessiz kalmayacaktır. Kürt halkını Avrupa’da temsil eden Kürt kurumlarını da bu katliamı her yerde gündemleştirmeye, AKP hükümetinin uygulamalarını boşa çıkarıp teşhir etmek için gerekli demokratik girişimlerde bulunmaya çağırıyoruz" açıklamasında bulundu.
KONGRA GEL: Sessiz kalmak onaylamaktır
KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal da yaptığı açıklamayla AKP Hükümetini “büyük bir öfke ve şiddetle” kınadı. Kartal, "Kürt halkına karşı yürütülen bu vahşet karşısındaki duruş, herkes için insani ve ahlaki bir sınav durumundadır. Bu katliama rağmen hala Kürt halkının yaşadıklarına karşı üç maymunları oynayanlar, hem doğrudan bu katliamların ortağı olacaktır, hemde sessizliğin yarattığı normalleşme nedeniyle giderek olası yeni katliamların da sorumlusu olacaklardır" dedi.
KJB katliamı lanetledi
Kadın hareketi KJB Koordinasyonu da katliamı “lanetleyerek”, “Bu acı katlim haberi bizleri derinden sarsmıştır. Halkımızın acılarını derinden paylaşıyoruz. Bu katliamda yaşamını yitirenlere Allahtan rahmet ailelerine ve halkımıza başsağlığı diliyoruz" açıklamasında bulundu.
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (AKHK), katledilen masum insanları saygıyla andıklarını ve katliamı gerçekleştiren Türk devletini nefretle kınadıklarını belirtti. Avrupa’da yaşayan başta Kürt kadınları olmak üzere tüm Kürtleri soykırımlara karşı ulusal direnişe çağıran AKHK, “Halkımızı, Avrupa Birliği başta olmak üzere Avrupa Konseyi, NATO, Birleşmiş Milletler ilgili tüm uluslararası kurumların sesizliğini bozarak, Türk devletinin soykırım politiklarına karşı yaptırım gücünü açığa çıkarana denk ulusal direnişte olmaya çağrıyoruz” dedi.
Kürdistan İslam Topluluğu (CİK), katliamda hayatını kaybedenler rahmet, yakınları ve Kürt halkına başsağlığı dileğinde bulundu. “Qilaban’da Fethullah Gülen Cemaati ve AKP hükümeti tarafından gerçekleştirilen katliamı lanetliyor ve kınıyoruz. Gülen Cemaati ve AKP hükümeti Türk milliyetçiliği ve şovenizmi adına hukuku, Allah ve peygamber kanunlarını ayaklar altına almıştır” diyerek katliamı kınadı.
HABER MERKEZİ
Sol Parti'den uluslararası kurumlara çağrı
Almanya Sol Partililer ve barış aktivistleri, Uludere'de gerçekleştirilen katliama karşı uluslararası kurumların devreye girmesini istedi.
Aralarında Federal Milletvekilleri Andrej Hunko ile Harald Weinberg, eyalet parlamentosu milletvekilleri Hamide Akbayır, Ali Atalan, Cansu Özdemir, Barbara Cardenas, Marion Padua ve sosyolog Martin Dolzer, Almanya Barış Konseyi sözcüsü Dr. Peter Strutynski ile Özgür Gündem ve Yeni Özgür Politika yazarı Murat Çakır’ın da olduğu bir grup Alman Sol Parti üyesi ve barış aktivistleri, Türk savaş uçaklarınca gerçekleştirilen katliamı sert bir biçimde kınadı. Katliamın MGK toplantısından bir gün sonra yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, Türk ordusunun köylülere karşı zehirli gaz kullandığı ihtimaline de vurgu yapıldı.
'Türkiye'ye dur denmeli'
Açıklamanın devamında şu ifadeler kullandı: "Biz imzacılar, Federal Hükümetten, Türkiye'ye silah satımınu durdurmasını ve her türlü askeri işbirliğinden vazgeçmesini talep ediyoruz. Federal Hükümet Şırnak'ta meydana gelen olayın, bilhassa yasak silah kullanımı suçlamalarının hemen aydınlatılması için girişimde bulunmalıdır. Federal Parlamento, Avrupa Parlamentosu ve uluslararası toplumun kurumları, Şırnak’a uluslararası bir delegasyonu göndermek ve olayın aydınlanmasına katkıda bulunmak göreviyle karşı karşıyadırlar. Türkiye Hükümetini ise hemen bombardımanları durdurmaya, zehirli gaz suçlamalarını ve bu katliamı aydınlatmaya ve Kürt Sorunu'nun barışçıl çözümü için gerekli olan adımları atmaya davet ediyoruz.
HABER MERKEZİ