ERDAL ALIÇPINAR/KÖLN

Türkiye-Almanya İnsan Hakları Derneği’nin (TÜDAY) Almanya’nın Köln kentinde düzenlendiği ’Despotlar ile Anlaşma’ konulu panele Prof. Udo Steinbach, Salih Müslüm, HDP Milletvekili Ahmet Yıldırım, Gazeteci Tobias Huch katıldı.

Neumarkt semtindeki yüksek okul müzesinde düzenlenen, moderatörlüğünü Ayşe Gül’ün yaptığı panelin ilk konuşmacısı TEV-DEM Dış İlişkiler Sorumlusu Salih Muslim, Qamişlo’dan Skype ile bağlandı. Yedi yıldan fazladır Suriye’de savaşın devam ettiğini söyleyerek konuşmasına başlayan Muslim, savaşın devam etmesinde en büyük rolün Türkiye’ye ait olduğunun altını çizdi.

DAİŞ’in yapamadığını Türkiye yapıyor!

Muslim, “Allah kimseye Türkiye gibi bir komşu vermesin. Efrîn’i, Reqa gibi DAİŞ’in başkenti yapmak istiyor. DAİŞ’in Suriye’de yapamadığını Türkiye yapmak istiyor. DAİŞ, Musul’da, Reqa’da kaybetti. Şimdi tüm güçlerini Efrîn’e çekecekler, Avrupa ve AB buna sessiz kalıyor. 58 gün NATO’nun ikinci askeri gücüne karşı savaştık, hiçbir ülke bize destek vermedi. Bizler kendi kendimizi var ettik; kimsenin desteği ile var olmadık. ABD’nin Suriye’den çıkacağına düşünmüyorum. Halen projeleri bitmiş değil” şeklinde konuştu.

‘ABD’yle Minbic için anlaştılar’

Ortadoğu Uzmanı Prof. Udo Steinbach, Türkler ile ABD’nin Minbic’te anlaşmaya vardığını ifade ederek, 10 gün içinde Türk askerinin Minbic’e girebileceğini ileri sürdü. Udo Steinbach devamla şunları belirtti: “Alman hükümeti Kürtler konusunda yanıltıcı politikalar uyguluyor. Kürtlerin kendi sorunlarını kendileri çözmesi gerekiyor. Uluslararası baskı yapmaları gerekiyor. Türk askeri, Efrîn’de demografik yapıyı bozuyor. 1920’de var olan Misak-ı Milli sınırlarına geri dönmeye çalışıyorlar. Bütün Kürtleri, Türk egemenliğine bağlamak istiyorlar. Atatürk’ün yapamadığını Erdoğan eliyle yapmak istiyorlar. Leopard 2 gibi daha iyi bir savaş tankı bulamazlardı. NATO’nun dayanışması ile Türkiye, Efrîn’e girdi. Irak’ta oluşan Kürt referandumunun da doğru olmadığını belirttim. Bu referandum, Irak ile Erbil (Hewlêr) arasındaki anlaşmayı ortadan kaldırdı.”

‘Avrupa sorumluluğunu görmeli’

“Ortadoğu’yu bugün yerel despotik rejimler yönetiyor” diyen HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da “Batı, Ortadoğu’daki yayılmacılığa direkt ya da dolaylı destek veriyor. Yapılan mülteci anlaşması en utanç verici anlaşmadır. Biz bunu parti olarak kabul etmedik ve etmiyoruz” vurgusunda bulundu. Dokunulmazlıkların kaldırılması sürecinde Avrupa Parlamentosu (AP) ve AP Başkanı ile yaptığı görüşmelere ilişkin bilgilendirmede bulunan Yıldırım, “O zamanlar bize denildiki, sizden birisini içeri aldıklarında bizler AP olarak hemen Ankara’ya gelip baskı kuracağız. Yine Avrupa Konseyi’nin bu durumu kabul etmeyeceğini iletmişlerdi. Bugün gelinen aşamada Avrupa yöneticileri kendi tarihlerinden ders çıkarmalılar. Aslında Avrupa, Erdoğan ve Türkiye’yi çok iyi tanıyor. Dünyayı despotlar ve marjinaller yönetiyor. Bugün darbe ile gelen diktatör sayısı çok az. Ama seçimle gelen diktatörler çok fazla ve bunlar çok daha tehlikeli” ifadelerini kullandı. Erdoğan’a “Padişah bozuntusu” dediği için vekilliğinin düşürüldüğünü söyleyen Yıldırım, “AİHM riyakar olmasa, Erdoğan’a karşı daha efektif bir duruş sergileseydi, vekillikler düşmezdi” diye ekledi.

‘Bilal Erdoğan eliyle petrol ticareti yapılıyor’

Almanya ile Türkiye ilişkilerini “utanmazlık” olarak değerlendiren Tobias Huch ise Erdoğan’ın çeteleri Efrîn’i işgal etmeden önce bölgeye gittiğini belirterek, “Efrîn’den göç etmek zorunda kalanlara yardım gönderiyoruz” dedi. Huch, “Efrîn, Reqa’ya dönüşecek. Bugün Kürtlere karşı yapılan ihaneti Kuzey Irak referandumunda gördük. Bugün, Erdoğan istikrarsızlaştırarak, Êzîdîlerin, Hristiyanların, Alevilerin yaşamlarını tehlikeye atıyor. Almanya’da Erdoğan ile ilişkiler ağı oluşturulmuş, bugün Bilal Erdoğan eliyle petrol ticareti yapılıyor” dedi.

AKP’lilerin iptal edilmesi için uzun uğraşlar verdiği panel, soru cevap bölümüyle sona erdi.