İsviçre Gündemi

İsviçre’li gazeteci Jost Auf der Maur’in “Avrupa için Paralı Askerler” kitabı, İsviçre’de yeni bir tartışma başlattı. Ülkede ve uluslararası düzeyde hizmet veren birçok güvenlik şirketinin, ücret karşılığında özellikle Afrika’daki savaşlarda yer aldıkları belirtilerek, güvenlik şirketlerinin sorgulanması ve yeni yasal düzenlemelere gidilmesi istendi.
Maur kitabında İsviçre’nin acı deneyimlerinden ders çıkarılmasını da istiyor. Kitapta, yarım bin yıl önce İsviçrelilerin Avrupa’da paralı eskerlik yaptıkları ve Avrupalı güçler için kullanıldıkları hatırlatılıyor. O dönemde kıta için savaşan yüzbinlerce paralı İsviçreli asker bulunduğunu, her üç İsviçreli çocuktan birinin sadece Fransız ordusunda piyade asker yapıldığını ve kraliyetin 19. yüzyıldaki kalkışmalara karşı savaşında, İsviçreli askerlerin hedef haline geldiğinine dikkat çekti. Kitap sonrası tartışmalarda asıl konu İsviçre’de kimi güvenlik firma elamanlarının uluslararası çatışmalara katılıyor olmasından dolayı, geçmişin izlerinin yaşanıyor olması ve federal hükümetin yasalarda, güvenlik ve paralı askerlik sınırlarını belirlememiş olması.
Afrika’daki çatışmalarda uluslararası güvenlik firma elamanlarının yoğun bir şekilde çatışmalara katıldığı, Kaddafi’nin ölümüne kadar da çok sayıda paralı esker bulundurduğu belirtiliyor. Avrupa ve İsviçre’de özel şirketlere giderek artan ölçüde atanan güvenlik görevlileri, askerler de konuyu hayli düşündürücü kılıyor. BM’de gittikçe artan güvenlik şirketlerinin görev ve sorumluluklarına dair kaygılarını kamuoyuna duyurmuştu.
İsviçre güvenlik şirketlerinin sundukları askeri ve güvenlik  hizmetlerine ilişkin yasal sınırlarını belirlememiş durumda. Konunun gündeme gelmesiyle birlikte şimdi çatışmalarda yer alma ya da firmalar adına zor kullanarak, insan haklarını ihlal etme gibi konularda bir dizi yasakların getirilmesi tartışılıyor.
Örneğin 2010 yılında Besel Merkezli kurulun Aegis İngiliz holdingi özel güvenlik ve askeri hizmetler bakımında küresel oyuncuların başında geliyor. Holding bünyesinde 20.000 kişinin sözleşmeli elaman olarak hizmet ettiği belirtiliyor. Şirketin ABD savunma bakanlığıyla da çalıştığı ve Irak ve Afganistan gibi ülkelerde elamanlarıyla çatışmalara katıldığı da belirtilmektedir.

Avrupa’dan İsviçre’ye azar

İsviçre’nin doğrudan Demokrasi sisteminin zaman zaman eliştirilen yanlarından biri olan, siyasi partilerin seçim ve referandumlara eşit ve adil koşullarda katılmadıkları gerçeği AB’den de eleştiri aldı. Yolsuzluğa Karşı Avrupa Devletler Grubu (GRECO) İsviçre yasalarında parti finansmanıyla ilgili düzenlemelerin eksik olduğunu, siyasi kuruluşlara yapılan bağışların net kurallara baağlanmadığını açıkladı. Siyasi parti ve organizasyonlara yapılan yardımların yasal düzenlemelere bağlanmamış olmasının, denetlenemez bir durum yarattığı bunun da partiler arası yarışta, dengesiz, adaletsiz bir sonuca yol açtığının belirtildiği açıklamada, İsviçre’nin 2006 yılından beri GRECO’nun bir parçası olduğu ve bu konuda yasal düzenlemeleri yerine getirmekle yükümlü bulunduğu vurgulandı.
Yolsuzluğa Karşı Avrupa Devletler Grubu (GRECO) İsviçre’de partilerin özel kuruluş olarak kabul edilmesinin gizlilik sınırlarını arttırdığını bu nedenle seçim kampanyalarındaki harcamaların şefaflaşamadığına da dikkat çekerek, bağışların standartlara çekilmesini istedi. Aynı durumun referandum sonuçlarını da etkilediğini belirten kurum, maddi gücü yüksek olan bir partinin reklam, etkinlikler, basın, propaganda vb konularda ağırlığını koyarak, seçmenler arasında da eşit olmayan koşullar yarattığına vurgu yaptı.
Son “Suç işleyen yabancıların sınırdışı edilmesi” referandumunda SVP çok büyük parasal desteğiyle reklam, gazete ilanları, yoğun plaket, toplantılar, TV programlarıyla dikkat çekmiş ve tek başına bütün partilere karşı üstünlük kurarak zafer elde etmişti.