Almanya gönüllü geri dönüşleri teşvik ederken iltica yasalarını sertleştiriyor. Avusturya, sınır dışıları hızlandırdı. Balkan güzergahının kapatılması nedeniyle İdomeni'de sıkışıp kalan mülteciler ise ölüm pahasına sınırı aşmaya çalışıyor. 


Almanya yasalarını sertleştirdi

Başta Suriye, Irak ve Afganistan olmak üzere yaklaşık 1 milyonu aşkın kişi Avrupa’ya göç etti. Daha fazla mülteci istemeyen Avrupa ülkeleri ise gelenlerin bir bölümünü göndermek için arayışlara girdi. Bazı ülkeler iltica yasalarını sertleştirerek caydırma politikası izlerken, bazıları da sığınmacıları sınır dışı etmek için hazırlık yapıyor. Mültecilere yönelik geçen yıl "açık kapı" politikası izleyen, ancak son aylarda bundan vazgeçerek sığınmacı akınının azalması için uğraşan Almanya'da sığınmacı sayısının 1 milyonu aşması karşısında yeni tedbirlere yönelme oldu. Ekonomik nedenlerle ülkeye gelen sığınmacılardan kurtulmak isteyen Almanya, öncelikle Batı Balkanlar ülkelerini "güvenli ülke" kapsamına aldı. 

Bu ülkelerden gelen sığınmacılar belirli merkezlerde toplanıyor, iltica başvuruları neticelendirdikten sonra sınır dışı ediliyor. Fas, Cezayir ve Tunus’u da güvenli ülkeler listesine dahil eden Almanya, bu sayede bu bölgeden gelenleri büyük oranda ve hızla sınır dışı edebilecek. 


Gönüllü dönüşlere teşvik

Geri dönüşlerin cazip hale getirilmesi ve sınır dışı edilmede sorunlar yaşanmaması için Almanya gönüllü olarak ülkelerine dönmek isteyen sığınmacılara maddi destek veriyor. Maddi destekler sığınmacının geldiği ülkeye göre değişiyor. 


Sınır dışı kolaylaştırıldı

Öte yandan Alman hükümeti ülke içinde de tedbirler alarak iltica yasasını sertleştirdi. Federal mecliste kabul edilen yeni yasal düzenlemeyle işlemler hızlandırılarak iltica başvurusu reddedilenlerin hızlıca sınır dışı edilebilmeleri hedefleniyor.


Kirli pazarlığın mimarı Merkel

Diğer taraftan Suriyeli mültecilenin ülkeye gelmesini de sınırlamak isteyen Almanya, AB’nin dış sınırlarının korunması konusunda Türkiye ile işbirliğinin güçlendirilmesi için özel çaba harcıyor. Başbakan Angela Merkel'in sık sık görüştüğü Türk yetkililer ile gizli anlaşmalar yaptığı belirtiliyor. 

AB ile Türkiye arasındaki kirli pazarlığın mimarı Merkel pazar günü üç eyalette yapılan seçimlerde aşırı sağcı mülteci karşıtı parti Almanya için Alternatif'e (AfD) karşı ciddi güç kaybetmişti. Artık sekiz eyalette temsil edilen AfD'nin 2017 genel seçimlerinde federal meclise girmesine ciddi bir ihtimal olarak bakılıyor.


AB-Türkiye zirvesi yarın

Öte yandan AB ile Türkiye arasında mültecileri üzerinden yapılan kirlik pazarlık yarınki zirvede devam edecek. Brüksel'de yapılacak iki günlük zirvede Türkiye'nin anlaşmaya varmak için öne sürdüğü üç şart için nihai karar verilecek. 


Türkiye fırsatçılık yapıyor 

Türkiye’nin AB’den istediği üç temel talep var: Haziran 2016’da Türk vatandaşları için vizelerin kaldırılması, AB üyelik müzakerelerinin hızlandırılması ve 2018 yılına kadar Türkiye’ye yapılacak yardım miktarını 3 milyardan 6 milyar Euro'ya çıkarılması. Taslak anlaşmaya göre, Türkiye, Yunan adalarından geri gönderilen, Suriyeli olsun olmasın her mülteciyi geçici bir süre için kabul edecek. AB de Türkiye’nin kabul ettiği her mülteciye karşı Türkiye’deki bir Suriyeli mülteciye sığınma hakkı tanıyacak.  Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu, AB ile 7 Mart'ta yapılan zirve sonrası "Kayserili pazarlığı yaptık" demişti. Ancak bazı Avrupa ülkelerinin anlaşmaya sıcak bakmadıkları biliniyor. Portekiz ve Macaristan anlaşmayı veto edebileceğini açıklamıştı. 


Avusturya sınır dışı ediyor

Anlaşmayı destekleyen Avusturya ise bir taraftan ülkeye gelecek sığınmacıları engellemenin yollarını ararken diğer taraftan mevcut sığınmacıları sınır dışı etmeye hazırlanıyor. Avusturya, geçen yıl 90 bin iltica başvurusu almasına rağmen bu yıl en fazla 37 bin 500 sığınmacıya iltica hakkı vereceğini, geriye kalanları ise sınır dışı edeceğini açıklamıştı. Sınırlarda kontrolleri artıran, bazı noktalara tel örgüler çeken ve günlük sadece 80 kadar sığınmacı kabul eden Avusturya, sığınmacılara yapılacak sosyal yardımlarda kesinti yapılmasını ve iltica başvurusu kabul edilenler için “3 yıl süreli mültecilik” verilmesini öngören yasal düzenlemeler gerçekleştirdi. Avusturya, son dönemde sığınmacıların sınır dışı edilmesi kapsamında diplomatik çabalarını artırdı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Michael Linhart, Fas, Cezayir, Afganistan’la geri kabul anlaşması imzalanması için temaslara başladı. Avusturya Savunma Bakanı Hans Peter Doskozil, iltica başvurusu reddedilen sığınmacıların mart ortasından itibaren askeri nakliye uçaklarıyla sınır dışı edileceğini duyurdu.


Calais’de koşullar insanlık dışı

Fransa'da sığınmacılarla ilgili en büyük sorun Manş denizi kıyısında bulunan Calais kentinde yaşanıyor. Zira kent İngiltere'ye geçmek isteyen sığınmacılar için önemli bir çıkışı noktası olarak görülüyor. Çoğu Suriye, Irak, Eritre ve Afganistan'dan gelen yaklaşık 4 bin sığınmacının kaldığı kentteki sığınmacı kampı "Vahşi Orman" olarak adlandırılıyor. Ancak başta AB ve BM tarafından olmak üzere kamptaki kötü koşullar devamlı eleştirilerek kamptaki yaşam "insanlık dışı" olarak nitelendiriliyor. Derme çatma çadırlarda kalan mülteciler için neredeyse hiçbir sosyal imkan yok. Temiz içme suyu ve tuvalete erişim ise son derece kısıtlı. Geçtiğimiz haftalarda Lille İdare Mahkemesi kampın güney kısmının kötü şartlar nedeniyle tahliye edilmesine karar vermişti. Karar, İngiltere ve Fransa'da birçok sivil toplum örgütünü harekete geçirmiş ve sığınmacılara kalıcı yer sağlayana kadar kararın ertelenmesi talep edilmişti. Yapılan itirazı değerlendiren mahkeme, bölgede incelemeler yapmış ancak kararda değişikliğe gitmemişti. Devlet güçleri buradaki sığınmacıları zor kullanarak, çadırlarını iş makinaları ile yıkarak kamptan çıkarmak istese de direnişle karşılaşıyor. 


Balkan güzergahı kapatıldı 

AB'nin de desteğiyle Hırvatistan, Makedonya, Sırbistan ve Slovenya mültecileri engellemek amacıyla sınırlarını kapattı. Böylece mültecilerin Avrupa’ya gidiş için en sık kullandığı "Balkan rotası" fiilen kapandı.


Mülteciler İdomeni’de mahsur kaldı

Makedonya’nın sınırlarını kapatması nedeniyle Yunanistan’a bağlı İdomeni kasabası ve çevresinde 14 bini aşkın mülteci bloke olmuş durumda. İdomeni'de haftalardır büyük bir insani dram yaşanıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği sınırda bekleyen binlerce mültecinin durumunun insani krize dönüştüğü uyarısında bulunuyor. Yağmur nedeniyle kamp alanı sular altında kaldı, mülteciler balçıkla, soğuk havayla ve korunmasız çadırlarından içeri giren yağmurla baş etmeye çalışıyor. BM sözcülerinden Babar Baloch, İdomeni’deki mültecilerin yaşanılamaz koşullarda olduğunu söyledi. Yetersiz hijyenik koşullar ve soğuklar nedeniyle onlarca çocuğun hastahanelere kaldırıldığını söyleyen Babar Baloch, bazılarının da farklı virüsleri kaptığını bildirdi.


Tir tir titreyen yalınayak çocuklar 

Baloch, "İnsanlar, bu insanlık dışı koşullarda daha fazla kalamaz. Buradan çıkmaları için bir yolun bulunması gerekiyor. Bu sefalet içinde, tir tir titreyen, yalınayak yürüyen çocuklar var" dedi. Geçtiğimiz hafta Atina’dan yapılan açıklamada, bölgeye 7 ayrı mülteci kampı kurulacağı duyurulmuştu.


Mülteciler canları pahasına sınırı zorluyor

İdomeni'de sıkışıp kalan mülteciler ise son çare olarak yakınlardaki nehri kullanmaya başladı. Mülteciler, canları pahasına sınırı aşmaya çalışıyor. Mülteciler sınırı geçebilmek için arazide uygun yollar aramaya devam ediyor. Nehre ulaşabilmek için saatlerce yürüyor, karşıya geçtikten sonra da Makedon polisi tarafından konan sınırdaki çitleri aşmaya çalışıyorlar. Önceki gün 2 bin mülteci bu şekilde Yunanistan'dan Makedonya'ya geçmeyi başardı. Ancak bu tehlikeli geçiş sırasında üç Afgan sığınmacı boğuldu. Geçiş sırasında nehre düşen 23 sığınmacı ise tedavi altına alındı. 


Yunanistan'a gönderilebilirler

Makedon polisi sınırı geçen mültecilerden bazılarını gözaltına aldı. Makedonya yakalanan mültecileri Yunanistan'a göndermeyi planlıyor Ancak Yunanistan'ın sığınmacıları geri alıp almayacağı henüz bilinmiyor. Yunanistan'daki sığınmacı sayısı 50 bin olarak tahmin ediliyor.


İsveç 80 bin mülteciyi gönderiyor

Sığınmacılara karşı açık kapı politikası uygulayan İsveç, geçen yıl ülkeye 163 bin sığınmacının gelmesi üzerine, bu politikasını terk ederek 80 bin sığınmacıyı geri gönderme kararı aldı. İsveç hükümeti aralık ayında iltica yasalarını sıkılaştırma kararı almıştı. İsveç, ocak ayından itibaren sınır kontrollerine de başlamıştı.


Danimarka mültecilerin paralarına el koyuyor

İskandinav ülkeleri arasında en az iltica başvurusu alan Danimarka buna rağmen sığınmacıları caydırmak için tepki çeken önlemlere başvuruyor.  Danimarka, İsveç ile eş zamanlı ocak ayında Almanya sınırında kontrolleri başlatmıştı. Caydırma politikasını bir üst seviyeye taşıyan Danimarka'nın sığınmacıların paraları ile ziynet eşyalarına el konmasına olanak veren yasayı çıkarması büyük tepki çekmişti. Yasaya göre sığınmacıların ziynet ve diğer değerli eşyalarına el konulabiliyor. 


Norveç ve Finlandiya sınır dışı ediyor

Öte yandan Norveç, Rusya'dan gelen 5 bin 500 sığınmacıyı uçakla geri göndereceğini duyurdu. Zira Rusya daha önce otobüsle gönderilen sığınmacıları kabul etmeyeceğini açıklamıştı. Norveç Göçmeler Ofisi, 2015'te ülkeye giren sığınmacı sayısının bir önceki yıla göre yüzde 100 artışla 31 bine ulaştığını açıklamıştı. İskandinav ülkeleri arasında en katı iltica politikasını izleyen Finlandiya ise 2015 yılında gelen 32 bin sığınmacıdan 20 binini sınır dışı edeceğini duyurdu.


Macaristan sınırına tel çekti

2015 yılında yaklaşık 400 bin sığınmacının Batı Avrupa'ya ulaşmak için geçiş noktası olarak kullandığı Macaristan aldığı katı tedbirler ile sığınmacıların daha uzun ve zor rotalara yönelmesine neden oldu. Sığınmacı akınını engellemek için doğu ve güney sınırlarında geniş güvenlik önlemleri alan Macaristan, Sırbistan ve Hırvatistan sınırlarını jiletli tel örgüyle kapatıp bu bölgelerde olağanüstü hal ilan etti. Sınırlarına yüzlerce asker ve polis takviye eden Macar hükümeti,  telleri geçen sığınmacılara uygulanan cezaları da arttırdı. Hükümet ayrıca ordunun sığınmacı krizine müdahalede bulunabilmesine izin veren tezkereyi de kabul etti. Avrupa Birliği'nin sığınmacıların üye ülkeler arasında dağıtımında uygulamak istediği zorunlu kotaya da karşı çıkan Macar hükümeti konuyu referanduma sunacak. 


 HABER MERKEZİ