Yüzlerce kent, binlerce eylem, milyonlarca insan, milyarlarca adım... Avrupa’daki Kürtlerin, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komployla yakalanması ardından gösterdiği duyarlılık, Kürdistan’ın kazanımlarına etki eden önemli bir faktör bugün.

Kürt Halk Önderi’nin 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkarılmasıyla başlayan eylemler, 18 yıldır kesintisiz devam ediyor. İlk olarak Avrupa’nın bütün merkezlerinde örgütlenip İtalya’nın başkenti Roma’da yoğunlaşan eylemler, yıllar geçtikçe sistematikleşti, yeni örgütler ve mücadele mevzileri yarattı. Kürt Özgürlük Hareketi’nin diplomatik yaklaşımı olan “halk diplomasisi” de bu eylemlerle somutluk kazandı.

Bu eylemlerin tamamını değil bir gazete dosyasına, kitaplara sığdırmanın imkanı yok. Dosyamızda, önemli bazı eylemlere dair özet bir anlatım yer alacak.


DÜNYANIN HER YERİNDE...

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın uluslararası bir komployla yakalanması, dünyanın -belki de hiç tahmin edilemeyecek- bütün merkezlerinde protesto edildi. Filistin’deki Cenin Mülteci Kampı, İran’ın başkenti Tahran, Filipinler’in başkenti Manila, Lübnan’ın başkenti Beyrut... Eylem yapılmayan merkez yok gibiydi.


AVRUPA’NIN DÖRT BİR YANINDA...

Tarih 12 Kasım 1998’i gösterdiğinde Kürt Halk Önderi, uçakla İtalya’nın başkenti Roma’ya geçti.  İtalya, Öcalan’a güvence vermişti; ama yine de hakkında tutuklama kararı alındı. Hükümet Başkanı Massime D’Alema, “Öcalan’ı ölüm cezası olan Türkiye gibi bir ülkeye iade etmeyeceklerini” ifade etti.

Süreç ilerlerken Kürdistanlılar da eylemleriyle müdahil oldu. Avrupa’nın dört bir yanından Kürdistanlılar, Roma’ya akın ediyordu. Öcalan’ın kaldığı evin hemen yakınında binlerce Kürt, oturma eylemleri düzenledi. Eylemlere İtalyan demokratlar da yoğun destek verdi. O günlerde Avrupa’daki Kürtlerin merkezi buluşma noktası olan Roma, İtalyan gazetelerinde “Kürtlerin başkenti” olarak tanımlanıyordu. 

Avrupa’nın değişik noktalarındaki komplo eylemlerine polis müdahaleleri de gerçekleşiyordu. Türkiye Konsoloslukları’nın önünde eylem yapan Kürtlere başta Alman polisi olmak üzere polisler saldırıyor, fakat eylemler azalmıyor, giderek artıyordu. Bu saldırıların en vahşisi ise Berlin’deki İsrail Konsolosluğu tarafından gerçekleştirildi. İsrail’in Komplo’ya verdiği desteği protesto eden Kürtlere, konsolosluktan ateş açıldı. Dört Kürt, bu ateşle katledildi, şehit düştü: Sema Alp, Mustafa Kurt, Sinan Karakuş ve Ahmet Acar.


KESİNTİSİZ DEVAM ETTİ

Kürt Halk Önderi’nin yakalanması ardından 2007’ye kadar 5 önemli ve yaygın kampanya düzenlendi. 

*  10 Aralık 2001’de “Önderliği Sahiplenme ve Savunma Kampanyası” 

*  1 Şubat 2004’te “Önderliğe Özgürlük Kampanyası”

* Mart 2004’te Eşit Yurttaş Hareketi Kampanyası

* Temmuz 2005-Mayıs 2006’da Öcalan Siyasi İrademdir Kampanyası

* 1 Mart 2007’de Sağlığı Sağlığımdır kampanyası start aldı.

Bu kampanyaların tamamı, Avrupa’da da yankı buldu. Kürdistanlılar, bu süreç boyunca kesintisiz olarak eylemlerini sürdürdü; her kampanya döneminde uygun materyaller ve eylem biçimleriyle sokağa döküldü. Örneğin, 1 Şubat-1 Mayıs 2004 tarihleri arasında başlatılan ve ülkenin her yerinden katılım olan kampanya sırasında yalnızca Fransa’da 1.500 dilekçe verilmişti. Dilekçelerde, o dönemin koşullarında oldukça radikal olan sözler vardı, fakat Kürtler on binlerce dilekçeyle “kendilerini ihbar etmekten” geri durmadı.

Dilekçelerde şu ifadeler yer alıyordu: “Abdullah Öcalan Kürt halkının önderidir. Barış ancak onunla gelişebilir. Biz Öcalan’ız, Öcalan da halktır. Bizim irademiz tutsak edilmiştir. Benim iradem olmadan benim hiçbir anlamım yoktur. İrademe kavuşmak istiyorum.”


ÖCALAN SİYASİ İRADEMDİR

Yankısı uzun süre devam eden “Öcalan siyasi irademdir” imza kampanyası, Kürdistan’da, Temmuz 2005’te, Özgür Yurttaş Hareketi tarafından başlatılmıştı. İmza metninde, “Ben bir Kürdistanlı olarak Abdullah Öcalan’ı Kürdistan’da siyasi bir irade olarak görüyor ve kabul ediyorum” yazıyordu.

Kampanya kapsamında toplanan toplam 3 milyon 243 bin imzanın 1 milyon 200 bini Avrupa’dandı.


SAÐLIÐI SAÐLIÐIMIZDIR

Öcalan’ın giderek ağırlaşan tecrit koşullarına, Roma’da avukatlarının yaptığı basın açıklamasında ifade edilen “gün gün zehirlenme” iddiasının eşlik etmesi, Kürtleri dört bir yanda sokaklara döktü. Kürdistan’la birlikte Avrupa’nın da dört bir yanında Kürtler, “Sağlığı sağlığımızdır” diyerek eylemler yaptı. Bu eylemlere Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Mahkemesi’nden herhangi bir yanıt gelmeyince ise, Fransa’nın Strasbourg kentinde, 11 Nisan 2007’de 18 kişi, süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladı. Açlık grevi, Kürt Halk Önderi’nin cezaevinden eylemcilere “Yaşayarak direnin” mesajı göndermesiyle sona erdi.

Aynı dönemde Avrupa Parlamentosu Milletvekili Feleknas Uca ile başka 7 vekil ise, Öcalan’ın bağımsız bir heyet tarafından tedavi edilmesi talebiyle imza kampanyası düzenledi. Avrupa’daki Kürdistanlılar, bir haftada 103 bin 417 imza topladı. İmzalar, 11 Mayıs 2007’de CPT Yönetim Kurulu Sekreteri’ne teslim edildi.

Kampanya amacına ulaştı, CPT’den bir heyet İmralı’ya giderek Öcalan’ın koşullarını inceledi.


52 GÜNLÜK AÇLIK GREVİ VE ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK İNİSİYATİFİ

AKP hükümeti’nin 2011’de Kürt Halk Önderi Öcalan’a ağır bir tecrit uygulaması, bunun yanında gerillaya ve halka dönük imha amaçlı operasyonlar, KCK davaları, Roboskî katliamı ve daha birçok önemli gelişme, Avrupa’daki Kürdistanlıları da harekete geçirdi. 

Strasbourg’da Kürtler, Avrupa Konseyi, İşkenceyi Önleme Komitesi, Avrupa Parlamentosu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Birliği’ne “harekete geçme” çağrısıyla 5 günlük dönüşümlü açlık grevine başladı. İlk etapta greve, değişik ülkelerden gelen 350 Kürdistanlı katılıyordu.

Bu eylem daha sonra, 15 eylemcinin süresiz-dönüşümsüz açlık grevine dönüştü. 52 gün süren açlık grevi, eylemlerin de dalga dalga yayılmasına neden oldu. Açlık grevine katılan 15 eylemci, Fuat Kav, Ahmet Çelik, Mecbure Özer, Tarık Yusufi, İmam Yıldız, Gülistan Hesen, Harun Yılmaz, Kerim Sivri, Emine Benek, Nigar Eneyati, Erol Polat, Hasan Acar, Ahmet Kılıç, Öner Uludağ ve Gönül Kaya’nın etrafında Kürtler, adeta kenetlendi.

Bu eylemler sırasında, gelişen Öcalan’a özgürlük çalışmalarını koordine etmek için, adını bugüne kadar sıklıkla duymaya devam ettiğimiz bir koordinasyon kuruldu: Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi. 52 günlük açlık grevinin de koordinasyonunu yapan İnisiyatif, Öcalan’a Özgürlük Otobüsü, “Öcalan’a Özgürlük” imza kampanyası ve Avrupa Konseyi önündeki nöbet eyleminin de öncüsü...


‘ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK’ İMZA KAMPANYASI

Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi, 6 Eylül 2012’de Belçika’nın başkenti Brüksel’de bir imza kampanyasına start verdi. “Öcalan’a ve tüm siyasi tutsaklara özgürlük” sloganıyla düzenlenen imza kampanyası, Avrupa’nın dört bir yanında başladı; ardından Türkiye ve Kürdistan’ın dört parçasında sürdürüldü. Kampanya, “halk diplomasisi” çalışmasının da önemli bir örneğiydi.

3 yıl boyunca devam eden imza kampanyası, dünyanın en fazla imza alan kampanyalarından biri oldu. Öcalan’ın özgürlüğü için, aralarında dünyaca ünlü aydın ve siyasetçilerin de yer aldığı, tam 10 milyon 328 bin 623 kişi imza atmıştı. İmzalar, kampanyanın ilk imzacılarından Prof. Dr. Norman Peach, HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü, KNK Eşbaşkanı Tahir Kemalizade, TJK-E Üyesi Gönül Kaya ve insan hakları aktivisti Akın Birdal’ın da olduğu bir heyet tarafından Avrupa Konseyi’ne 13 Şubat 2015 tarihinde teslim edildi.


ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK OTOBÜSÜ

Almanya’nın Mannheim kentinde, 8 Eylül 2012’de düzenlenen 20. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nde, “Öcalan’a Özgürlük Otobüs Turu”nun da startı verildi.

Öcalan’la ilgili broşürler, afişler ve Kürtlerin taleplerini anlatmak üzere eylemciler taşıyan otobüs, 78 günde 92 şehri ziyaret etti. Bu şehirler, İsveç, Danimarka, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Avusturya, İsviçre, İtalya, Fransa ve Almanya’da bulunuyordu.

Otobüs, “Öcalan’a ve tüm siyasi tutsaklara özgürlük” imza kampanyasının da taşıyıcısı oldu. Gezdiği ülkelerde binlerce imza toplandı; bunun yanı sıra 5 milyon civarında insanla yüz yüze diyalog kuruldu.


190 HAFTADIR ÖZGÜRLÜK NÖBETİ

İnisiyatif’in düzenlediği diğer bir eylem, 25 Haziran 2012’de Avrupa Konseyi önünde başlatıldı ve halen devam ediyor. “Özgürlük Nöbeti”, Avrupa’da sürdürülen en uzun eylem olma özelliğinide taşıyor.

“Öcalan’ın özgür kaldığı güne kadar” sürdürülmesi planlanan eylemi, her hafta Avrupa’nın değişik bir kentinden gelen 5 Kürdistanlı devralıyor. Halen devam eden eylemde şimdiye kadar on binlerce broşür halka ulaştırıldı, binlerce görüşme gerçekleştirildi.

Özgürlük Nöbeti, 190. haftasında... Şu anda eylemi sürdürenler ise, yüzlerce kilometre öteden, Norveç’ten Strasbourg’a ulaşan Kürdistanlılar. ANF’ye yaptıkları açıklamada, “Bu eylemi onurla devraldık, onurla devredeceğiz” diyorlar.


UZUN YÜRÜYÜŞLER VE STRASBOURG EYLEMİ

15 Şubat Komplosu’nun her yıldönümünde Avrupa’daki Kürdistanlılar, Strasbourg’da on binlerin katıldığı yürüyüş ve miting düzenliyor. Eylem öncesinde Avrupa’nın dört bir yanından başta gençler olmak üzere yüzlerce Kürt, “uzun yürüyüş” başlatıyor. Günler süren yürüyüşler, geçtikleri her durakta Öcalan’ın özgürlüğü talebini haykırıyor.

2015 yılında, üç koldan, Almanya’nın Frankfurt ve İsviçre’nin Bern kenti ile Lüksemburg’dan yürüyüşe başlayan Kürdistanlılar, yüzlerce kilometre ardından Strasbourg’a ulaşmış ve eyleme katılmıştı.

Bu sene ise Kürdistanlılar, Fransa, Almanya, İsviçre ve Avusturya’da farklı merkezlerde düzenledikleri uzun yürüyüşleri, eyalet veya ülke parlamentoları önünde sonlandırarak “Öcalan’a özgürlük” talebini haykırdı. Kürdistanlı gençler ise Almanya’nın Stuttgart kentinde 8 Şubat’ta başlattıkları yürüyüşü bugün (13 Şubat) Strasbourg’da düzenlenecek eylemde sona erdirecek.

Her yıl farklı biçimlerde, ama aynı ruhla düzenlenen uzun yürüyüşler, eksi 25’lere ulaşan soğuk havaya, kimi zaman gerçekleşen saldırılara ve oldukça uzun yola rağmen yüzlerce Kürdistanlı tarafından sahipleniliyor. Bu eylemlerin ilklerinden biri olan 2012’deki Cenevre-Strasbourg yürüyüşüne dair istatistikler, eylemin hangi zorluklara karşın sahiplenildiğini ortaya koyuyor.

Cenevre’den Strasbourg’a eylemciler,

*  437 kiometre, yani yaklaşık 2 milyar 798 milyon 587 bin adım yol yürüdü.

*  Yürüyüş boyunca hava sıcaklığı, kimi zaman eksi 20’lere kadar düştü.

* 123 kez mola verildi; her gün 100 yürüyüşçü sağlık kontrolünden geçirildi.


ARTARAK SÜRÜYOR

Kürdistanlıların taleplerinin, Rojava Devrimi’nin, öz yönetim direnişlerinin ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın direniş ve fikirlerinin dünya kamuoyuna aktarılması görevi de gören Avrupa’daki Kürdistanlıların eylemleri, on yıllardır devam ediyor. Üstelik etkisi de, yoğunluğu da gün geçtikçe daha da artarak... Bu, dünyanın herhangi bir ülkesinde, herhangi bir halkında örneği olmayan, çok güçlü bir mobilizasyon... “Devletsiz Kürtler”, dünya nezdinde büyük bir saygınlık kazanmış ve ordusunun “NATO’nun en büyük ikinci ordusu” olmasıyla övünen Türkiye dahil birçok sömürgeci güce aynı anda direnebilmişse, bu eylemlerin çok büyük bir payı var...


OSMAN OÐUZ/HABER MERKEZİ