
Saldırılar, dün Hollanda’nın Den Haag kentinde yapılan yürüyüşle de kınandı. Kürtler, Maliveld Meydanı‘ndan Hollanda Dışişleri binasına kadar yürüdü. Dışişleri Bakanlığı’na konuya ilişkin dosya sunan eylemciler, Avrupa’nın saldırılara tepki göstermesini istedi.
İkiyüzlü Türk devleti
İsveç’in başkenti Stockholm’de bulunan Türk Büyükelçiliği binası önünde önceki gün protesto gösterisi düzenlendi. Çok sayıda kişinin katıldığı protestoda, „Türk devletinin işgalini durdur“ yazılı büyük bir pankart açıldı. Öcalan’ın posterleri, PKK ve PJAK bayraklarının taşındığı gösteride, sık sık „Faşist Erdoğan, Münafık Erdoğan halka hesap verecek, PKK halktır, halk biziz, Yaşasın Önder Apo“ sloganları atıldı.
İzinsiz yapılmasına karşın polis gösteriye müdahale etmedi. Gösteride bir konuşma yapan Azad Yıldız, „Kürt halkının Türk devleti ve AKP hükümetinin baskı, tehdit ve katliamlarını boşa çıkaracak bilinç ve güçte olduğunu vurguladı. Gösteriye katılan Sol Parti Stockholm Belediye Meclis Üyesi ve Uluslararası Sol Forum Başkanı Ann Margareth Livh, Türkiye’nin ikiyüzlü bir politika izlediğini söyledi. Livh, Türk devletinin, bir yandan demokrat olduğunu iddia edip, Ortadoğu’da ayaklanan halkların mücadelesini desteklediğini söylerken, Kürt halkının haklı taleplerini baskı ve katliamlarla engellemek istediğine dikkat çekti. Güney Kürdistan saldırısının uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu söyleyen Livh, Avrupa ülkelerinin bu katliama karşı sessiz kalmalarını da eleştirdi.
‘Güney Kürdistan tavır koysun’
Mezopotamya Demokratik Değişim Partisi Genel Koordinatörü Yaşar Küçükaslan ise, Türk devletinin KCK ve PKK’nin barış taleplerine baskı ve saldırıları artırarak, Kandil’i bombalayarak cevap verdiğini söyledi. Güney Kürdistan’a yönelik başlatılan bombalama eylemlerinin sadece Kürt halkına değil, bölgede yaşayan Asuri ve Süryani halklarına yönelik bir saldırı olduğunu belirten Küçükaslan, Kürt Federe Hükümeti yöneticilerine saflarını belirterek, Türk devletinin katliamlarına karşı çıkma çağrısı yaptı.
Paris’te gençler eylemdeydi
Bir diğer tepki eylemi de Fransa’nın başkenti Paris’teydi. Kendilerine Mustafa Malçok Gençlik İnisiyatifi adını veren bir grup genç, Repulique Meydanı’ndaki 35 metrelik kuleye çıkarak, Öcalan’a yönelik tecriti ve saldırıları protesto ettiler. Gençler, „Öcalan ve Kürt halkına özgürlük, İmralı cezaevi kapatılmalı“ yazılı pankartlar taşıdı.
Eylemler, bugün de birçok yerde sürecek. Almanya’nın Giessen kentinde saat 16:30’da yapılacak yürüyüşe katılım çağrısı yapıldı.
ADEM KARAÇOBAN/KÖLN - MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM - Y. ÖZGÜR POLİTİKA/PARİS
Kürtler için eylem çağrısı
Uluslararası Halkların Mücadelesi Ligi (ILPS), Kürtlerle dayanışma içinde olduklarını duyurdu.
40 ülkeden 350'yi aşkın örgütü temsil eden Uluslararası Halkların Mücadelesi Ligi (ILPS), yazılı bir açıklama yaparak Kürt halkı ile dayanışma içinde olduğunu beyan etti. ILPS Başkanı Prof. Jose Maria Sison tarafından yapılan açıklamada, "Türk ordusunun Kürtlere yönelik bombalı saldırılarını şiddetle kınıyoruz" denildi ve Kürt halkına karşı "böylesi kör ve kirli saldırılara" son verme çağrısı yapıldı. Bombardımanın Medya Savunma Alanları'nın yanı sıra Colemêrg gibi yerlerdeki sivil halka karşı gerçekleştirildiğine vurgu yapılan açıklamada, ILPS'nin Kürt halkı ile dayanışma içinde olduğu kaydedildikten sonra, şunlar belirtildi: "Kürtlerin ulusal özerklik ve demokrasi için Türk şovenist ve faşistler ile onların emperyalist akıl hocalarına karşı verdiği mücadeleyi militanca destekliyoruz. ABD ve Avrupa Birliği ile Türk kuklalarının Kürt ulusal özgürlük hareketini terörist diye lanse etmesini kınıyoruz."
ILPS, açıklamasında ayrıca bütün üye örgütlerini, onların ittifaklarını ve geniş kitleleri dünyanın dört bir yanında Türk devletinin Kürt halkına saldırılarını kınamaya ve saldırıların derhal sona ermesi için eyleme geçmeye çağırdı.
‘Kürtlerin direnişi meşrudur’
Almanya Sol Parti milletvekilleri ve aktivistler de, yazılı bir açıklama ile mevcut durumun biricik sorumlusunun AKP hükümeti olduğunu vurguladı. Sol Parti Federal Meclis Milletvekilleri Heidrun Dittrich, Ulla Jelpke, Ingrid Remmers ve Harald Weinberg, NRW Milletvekili Baerbel Beuermann, Aşağı Saksonya Die Linke Eyalet Yöneticisi Yılmaz Kaba, hukukçu Britta Eder, sosyolog Martin Dolzer ve yazar Murat Çakır'ın imzasını taşıyan açıklama, Türk devletinin İran ve ABD yönetimleriyle Kürt sorununun tamamen askeri çözümüne odaklandığına vurgu yapıldı. AKP hükümetinin seçimlerden sonra her türlü diyaloğu engellediğine dikkat çekilen açıklamada, "Türk hükümetinin tek taraflı olarak Kürt halkının haklı istemlerini 'terör' olarak ele alması kabul edilemez. Türk devletinin Kürt halkına karşı sistematik inkar ve imka politikasına karşı direniş, uluslararası hukuka göre de meşru" denildi.
Açıklamada devamla Alman hükümetine de çağrı yapıldı: "Kürt halkının sırtında Ortadoğu'daki petrol ve gaz kaynaklarını kendi güvencesi altına almak isteyen jeostratejik ittifağın saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Federal hükümet, Almanya'da yaşayan Kürtlere karşı giderek artan kriminalizasyon ve Türkiye'ye silah satışları ile sorunu derinleştirmek yerine daha fazla kan dökülmesini engellemek ve siyasi yolları açmak için çaba sarf etmeli."
HABER MERKEZİ
Heyva Sor: Eşkiyalık!
Kürt kızılayı Heyva Sor a Kurdistan ise, Türk devletinin saldırılarında zarar gören sivillere dikkat çekti. Türk saldırısını "eşkiyalık" olarak niteleyen Heyva Sor, barış ve kardeşlikten yana olan herkesin harekete geçmesini istedi. Heyva Sor açıklamasında, şunlar vurgulandı: "Geç kalınması durumunda, ileride doğabilecek faciaların hiç kimseye fayadası olmuyacaktır. Türk devletinin faşist saldırılarında mağdur olan Kürt halkının yanında olduğumuzu ve temel ihtiyaçlarını gücümüz oranında karşılıyacağımızı belirtiyoruz."
ABM: Çift taraflı ateşkes
Avrupa Barış Meclisi(ABM), yaptığı açıklamada, saldırıların daha geniş alanlara yayılma tehlikesine dikkat çekti. "27 yıldır süren savaş karşılıklı güç gösterisiyle, kimin daha çok kayıp verdiğinin hesaplanmasıyla bir yere varılamayacağını fazlasıyla gösterdi" diyen Barış Meclisi, çift taraflı ateşkes talep etti.