Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 12. AWID Uluslararası Kadın Hakları ve Kalkınma Forumu’nun 3. günü olan cumartesi, “Kürt kadınlarla diyalog” başlığı altında panel gerçekleştirildi. Oturumda Kürt kadınları, Türkiyeli ve farklı ülkelerden kadınlarla bir araya geldi. Oturuma BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Araştırmacı Handan Çağlayan, Canan Tanrıkulu, Doğu ve Güney Doğu İş Kadınları Derneği Başkanı Nevin İl konuşmacı olarak katıldı.
Kışanak devlet şiddetini vurguladı
Oturumda ilk olarak söz alan Gültan Kışanak, Kürt halkının mücadelesinde Kürt kadınlarının hem özgürlük mücadelesine hem de kadının özgürlük mücadelesine katıldığını vurguladı. Kürt kadınlarının devlet şiddetinin doğrudan hedefi olduğunu ifade eden Kışanak, göç, eşlerini, çocuklarını, yakınlarını kaybederek de dolaylı olarak şiddete maruz kaldığının altını çizdi. Çatışmalı ortamda yine en ağır yükü kadınların taşıdığını ifade eden Kışanak, Kürt özgürlük mücadelesiyle de kadınların evlerinde bile ikincil olan, dışarıya gezmeye bile çıkamayan kadınların sokağa çıkmaya başladıklarına dikkat çekti. Sokakların temsilliyetin önünü açtığını ifade eden Kışanak, yerel yönetimlerde, politik alanda olumlu gelişmelerin yaşandığını dile getirdi.
‘Genç ve hızlı bir hareket’
Canan Tanrıkulu ise, Kürt kadın hareketinin genç ama hızlı bir hareket olduğunu ve Türkiyeli feministlere yaklaşarak onlarla birlikte çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kürt kadınlarının ilk olarak Kürt Kadın Teali Cemiyeti isimli bir dernek kurduklarını, daha sonra 1977’de Kürt Kadın Derneği’nin kurulduğunu belirten Tanrıkulu, ve o zamanlar da anadilde eğitim talep ettiklerine dikkat çekti. 1980 darbesiyle Türkiye ve Avrupa metropollerine göç eden Kürt kadınlarının yıllarca yaşadıkları baskıları, ezilmişli oralara götürdüklerini söyledi.
Kürt coğrafyasında yaşanan savaşın üretime katılma aşamasında Kürt kadınını nasıl etkilediğini anlatan Handan Çağlayan, mera yasaklarının hayvancılığı, köy boşaltmaların ise tarımı bitirdiğine dikkat çekerek, zaten bunlarla üretime katılan kadının metropollere gittikten sonra istihdama katılamadıklarını söyledi. Genç kadınların ve çocukların tekstil, apartman silme, salyangoz temizleme gibi işlerde çalıştığını aktaran Çağlayan, kadınların artık bildiği her şeyi unuttuğunu ve üretimden düştüğünü söyledi.
‘1990-2000 Kürt kadın rönesansı’
Kürt kadınlarının uzun yıllar önce mücadeleye başladığını, ilk kez 1989’da Diyarbakır’da 8 Mart’ı kutladıklarını belirten Nevin İl ise, 1990 ve 2000 arasında Kürt kadın rönesansının yaşandığını ifade etti. Kadınların, 1990’lı yıllarda gözaltında, cezaevinde, sokaklarda tecavüze, şiddete uğramasını görünür kılmak için büyük mücadelelerin verildiğini ifade eden İl, dört parçadaki Kürt kadınlarının biraraya gelmesini ve mücadele yürütmesini istedi. İlk başlarda feministlerle yaptıkları tartışmalarda Kürt kadını kelimesini kullanmak için metinlerin Kürtçe olması için mücadele ettiklerini belirten İl, şimdi Türkiyeli ve Kürt kadınlarının birlikte belirli bir noktaya kadar geldiklerini söyledi.
DİHA/İSTANBUL