Bu da oldu. Tarihin en umutsuz ayaklanmalarından biri olan 1944 Varşova Direnişinin bilgisayar oyunu piyasaya çıktı.
DMD adlı bir Polonyalı şirketin 9,99 Euro'dan piyasaya sürdüğü oyunda ne ellerine silah almak için Nazilerle çatışan direnişçilerin ölmesini bekleyen Yeraltı Ordusunun askerleri ne de Vistula nehrinin diğer yakasındaki Sovyet birlikleriyle çaresizce iletişim kurmaya çalışan Mazurkiewicz'in çığlıkları var. (Mazurkiewicz onların kendisini duymadığını zannediyordu)
1943'te Auschwitz'den kaçarak Varşova ayaklanmasına katılan Witold Pilecki de yok. Toplama kamplarında yaşanan soykırım konusunda dünyaya ilk bilgileri veren Pilecki, daha sonra "emperyalist ülkelere hizmet eden bir ajan” olduğu suçlamasıyla Stalin tarafından infaz ettirilmişti. Şimdilerde her tarafı kazıp adamın kemiklerini arıyorlar.
Oyunda direnişçi profillerinden birini seçip Nazi ordularına karşı gerilla saldırıları düzenleniyor. Oldukça gerçekçi olduğunu söyleyenler de var sabit bir senaryoyu takip ettiği için keyifsiz olduğunu söyleyenler de. Oynamadık, bilemiyoruz.
Ama bildiğimiz şey bilgisayar oyunu meraklısı bebelerin pek azının o günün Varşova'sında ayaklanan direnişçilerin tüm insanlık tarihine eşi benzerine çok az rastlanan bir miras bıraktıklarının farkında olmadıklarıdır.
İsteyen Avrupa başkentlerini oturup saysın. Amsterdam, Brüksel, Paris, Prag, Budapeşte, Atina. Bunların hiçbirinde Nazi ordularına karşı kimse ayaklanmadı. Savaş, çatışma ve yıkım olmadığı için mutlu olanlar da vardı. Haklı bile sayılabilirlerdi.
Naziler de bunu söylüyorlardı zaten: Teslim olun yoksa hakkınızda hayırlı olmaz. (Hatırlayan var mı bir yerlerden)
Rotterdam aynen bu şekilde bombalanmıştı. Naziler kuşattıkları şehirde bulunan Albay Scharroo'yu şehri teslim etmesi için ikna etmeye çalışıyordu. Naziler kendisine teslim olmaması halinde saat 13:20'de şehrin bombalanacağını iletti. Görüşme imkanlarının daha sürdüğünü düşünen Rotterdam'ı kuşatan birliklerin komutanı General Schmidt daha sonra ültimatomu saat 16:20'ye kadar uzattı. Ancak uzatma kararı Alman Hava Kuvvetleri Karargahına ulaştığı sırada ilk bombalar şehrin güneyine düşmeye başlamıştı. Tonlarca bomba atılan şehirde 30 bin Hollandalı can verdi. Hollanda'da bir daha da kimsecikler kitlesel bir kalkışmaya cesaret edemedi.
***
1944 yılının 1 Ağustos'una gelindiğinde Varşova neredeyse 5 yıldır Nazi işgali altındaydı. Şehirdeki Yahudi nüfusun tamamına yakını gaz odalarında öldürülmüştü. Yakalanan direnişçilerin ölüleri şehir meydanlarında günlerce asılı bırakılıyordu. İşgallerin en korkunçlarından biriydi.
1 Ağustos 1944'te ayaklanan direnişçiler aslında 1943'teki Getto Ayaklanmasına katılan Yahudi direnişçiler kadar umutsuzlardı. Şehri düşürerek Sovyet ilerleyişini hızlandırmak istiyorlardı.
İsyanın başladığı günlerde Sovyetler Vistula nehrinin diğer yakasındaydı. Direnişçilerinin 2 ay boyunca hiçbir şansları olmadan savaşıp ölmelerini oldukları yerde izlediler.
Ayaklanmanın sona ermesinin ardından Adolf Hitler Varşova'nın tamamen yok edilmesini istedi. Bunun için özel bir Alman istikham taburu görevlendirildi. Şehirdeki binaların neredeyse tümü yakılıp yıkıldı.
Kimileri Hitler'in planının şehri büyük bir göle çevirip sular altında bırakmak istediğini söyler.
***
1944 Varşova Direnişi ve 1943 Getto Ayaklanması tarihe şu soruyu miras bırakmıştır: Bir insan kaybetmesi mutlak bir savaşı neden verir?
Sahi neden verir?
Ya da daha güncel versiyonunu soralım: Kaybetmenin mutlak olduğu bir bilgisayar oyunu oynanır mı hiç?
Ayaklanma oyunu