
Stammheim Cezaevi'ne bağlı Mehrzwecgebau'daki iki saatlik ilk duruşma Mahkeme Başkanı Hermann Wieland'ın kimlik bilgilerinin onaylatmasından sonra başladı. Ardından, savcılık tarafından Aydın hakkında hazırlanan 7 sayfalık iddianame okundu. İddianamede Metin Aydın'ın 2008'den, tutuklandığı tarih olan Temmuz 2011'e kadar Avrupa'da PKK, YCK, TAK, CDK ve KONGRA GEL adına toplantılara katıldığı, örgütleme ve gerilla mücadelesine eleman kazandırma işinde rol aldığı iddia edildi. İddianamede PKK'ye yönelik suçlayıcı iddiaların da yer aldığı görüldü.
Siyasi savunma yaptı
İddianamenin okunması ardından söz alan Metin Aydın savunmasını Kürtçe yaparak, savcının iddianamesine yönelik ise şunları söyledi: "Sayın savcının okuduğu iddialara bakarak kendimi suçlu görmüyorum. Vicdanen kendimi rahat hissediyorum. Kürdistan'da yaşıyorum, Kürtlerin yaşadıkları zulmü konuşmaya başlarsam buna verilen zaman yetmez. 80 yıldır, dili yasaklı bir ülkenin çocuğuyum. İnsanlarımız, Roboskî'de katledildi. Rojava Kürdistan'ında katliam yapılıyor. Paris'te 3 kadın Kürt siyasetçi katledildi. Bütün bu katliamı yapanları, bu katliamlara destek çıkan veya sessiz kalanları lanetliyorum. Savcının 'PKK insan öldürüyor' ifadelerini kabul etmek mümkün değil. PKK, işçilerin, emekçilerin, sivillerin ve ezilmişlerin partisidir. Sivil insanları öldürmek PKK'ye ters bir olgudur. Bu nedenle PKK, tarihteki en değerli varlıktır.''
'Savaşın mağduruyum'
Metin Aydın Türkiye'de yaşanan savaşın mağduru olduğuna dikkat çekerek, köylerinin yakıldığını, ağabeyinin askerlerce katledildiğini anlattı. Aydın, ''Eğer dört ülke Almanya'yı işgal etseydi, kendinizi savunmayacak mıydınız?" diye sordu. Aydın, bir halkın durumu ve PKK'nin mücadelesi gözönüne alındığında Kürtlerin 129a ve 129b gibi maddelerden yargılanamayacağını vurguladı.
Kürt Siyasetçi Aydın'ın savunması ardından duruşma 4 Eylül'e erteledi.
ÖZCAN BOZOÐLU/STUTTGART