
Aydın, Federal Almanya savcısının talebi üzerine 20 Haziran 2011’de İsviçre’de tutuklanmıştı. Dün mahkemede savunmasını yapan Aydın, şunları söyledi: "Tutukluluk sürecim farklı bir şekilde ağır baskı ve tecrit altında geçti. O yüzden birinci duruşmadan sonra mahkemenizi tanımadığımı açıklamak istedim. Ancak mahkemede farklı bir atmosfer de gelişmeye başladı. Bundan dolayı başlangıçta aldığım mahkemenizi tanımama tavrını değiştirme gereği duydum. Bu tavır değişikliğinde en büyük etken, mahkemenin PKK düşmanlığı yönünde bir tavır içinde olmamasıydı. İsviçre'de PKK yasağı olmadığı gibi bu yönlü insanlara yönelik bir baskı da yok ama buna rağmen benim orada yakalanıp, Almanya'ya teslim edilmemin anlaşılır bir yanı yok. O yüzden yakalanmanın ikinci günü, açlık grevine başladım. Açlık grevinin 54. gününde ise hiçbir yasa ve insani durumla bağdaşmayan ve adeta yarı ölü bir vaziyetteyken beni sedyeyle taşıyarak Almanya'ya teslim ettiler. İşte o zaman bir insan olarak kendi insanlığımdan utandım. Bu davranış tüm insani değerlerinde bitirildiğinin bir deliliydi. Halbuki benim mücadelem insanların barış ve özgürlük içinde onurlu bir yaşamı içindi."
Metin Aydın, İsviçre’de tutuklu kaldığı süre zarfında Almanya’ya verilmemesi için açlık grevi sürdürmüştü. Ancak açlık grevinin 54. gününde durumu ağırlaştığı için Basel’deki bir kliniğe kaldırılacağı vaat edilerek ambulansa bindirildi; klinik yerine İsviçre-Almanya sınırında Alman Kriminal Dairesi polislerine teslim edildi. Hohenasperg Cezaevi'nin ardından uzun süre Schwaebisch-Hall’deki Kapalı Cezaevinde tecrit altında tutulan Metin Aydın, 2 sene 2 ay tutukluluk süresi ardından 15 Ağustos 2013’de başlayan mahkeme duruşmaları için Stuttgart- Stammheim Cezaevi'ne getirildi.
'Yurtdışındaki terörist bir örgüte üye olmak'la suçlanan Aydın, Almanya Terörle Mücadele Yasası'nın 129 b Maddesi'nden yargılanıyor.
GÜL GÜZEL/STUTTGART