
HDP’nin Eşbaşkanlarına dönük dokunulmazlığın kaldırılmasını gündeme getiren AKP, üye, yönetici ve DBP’li belediye başkanlarını da gözaltına alarak ‘safdışı’ bırakmayı hesaplarken, HDP’ye oy veren seçmenleri de hedef tahtasına oturttu.
HDP projesi etrafında kenetlenen yazar Ahmet Ümit, Cezmi Ersöz ve şair Ahmet Telli, AKP’nin iktidar hırsıyla başlayan savaşa karşı aydınların hem kişisel hem örgütlü olarak karşı çıkmaları, toplumsal itirazların yükselmesi çağrısında bulundu.
Yazar Ahmet Ümit, HDP’nin barajı geçmesiyle ülkedeki iklimin değiştiğini, ancak hükümetin çözüm sürecinde adım atmadan süreci bitirdiğini ifade ederek, “Bununla beraber birçok insan tutuklanıyor, muhalif olan kim varsa onların üzerinde baskı uygulanmaya çalışılıyor. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Demokratik ülkelerde bunun bir açıklaması da yok. Bütün bunlara gerekçe olarak da çatışma ortamı öldürülen polis ve askerler gösteriliyor” dedi. Çatışmanın sonlandırılması halinde bu gerekçenin ellerinden alınacağını kaydeden Ümit, “Kanın dökülmesinin hemen önüne geçilmesi ve barış isteminin tekrar devreye girmesi gerekiyor” diye konuştu.
MHP’nin yaptığı fişlemedir
Ümit, MHP’nin HDP seçmenine ilişkin hakaretlerine de tepki göstererek, “HDP’ye oy verdi diye oy verenlerin listesinin çıkarılması suçtur. Bu insanları oy verdikleri için suçlamak açıkça fişlemektir. Bunun önüne geçmesi gereken kurum devlettir, çünkü anayasal haklarımı ben devlete teslim etmişim. Anayasa dediğimiz şey bu. Bu durumda devletin beni koruması lazım ve derhal bunu yapanlar hakkında soruşturma açması ve dava etmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Suruç’ta düğmeye basıldı
Yazar ve şair Cezmi Ersöz ise Suruç’ta düğmeye basılarak Türkiye’nin bir çatışma ortamına süreklendiğini belirtti. Ersöz, “Suruç’a Türkiye’nin her tarafından insanlar geldi. Bursa’dan, Hatay’dan Trabzon’dan, Giresun’dan, Diyarbakır’dan. Türk ve Kürt gençleri barış için birleşti. Halkların kardeşliği için bir araya geldi ve buna engel olmak istediler” dedi. Suruç’ta katledilen insanların Kobanê’ye gitmek istemelerinin çok sembolik bir anlam ifade ettiğini söyleyen Ersöz, “Bunu baltalamak ve yok etmek istediler” şeklinde konuştu.
Hükümet daha da yıpranacak
AKP’nin şu anda yapmak istediği şeyin “Kaos ortamı yaratarak, HDP’yi itibarsızlaştırarak, kaybettikleri oyları geri almaya çalışmak” olarak nitelendiren Ersöz, “Ama hükümet yıpranıyor; daha da yıpranacak” diye ekledi. AKP’nin savaş konsepti, MHP’nin saldırganlığı karşısında HDP’nin daha da barış dilini büyütmesi gerektiğini söyleyen Ersöz, “HDP asla yılgınlığa kapılmamalı. Bu ülkeyi sevmek, aynı zamanda bu ülkede barış istemek demektir” ifadelerini kullandı.
Aydınlar ve STK’lara eleştiri
Aydınların, STK’lerin ve sendikaların bu dönemde pasif kaldığı eleştirisinde bulunan Ersöz, acilen bir araya gelinmesi ve “Barış Cephesi” oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.
Oyuma sahip çıkıyorum
Şair Ahmet Telli de Erdoğan’ın başkanlık taleplerinin; “İmparatorluk döneminde bir padişahın hırsı uğruna ülkeler fethetmesi”ne benzeterek, “Bir kişinin hırsları yüzünden, kaybetmenin getirmiş olduğu hırs yüzünden gözü dönmüş bir şekilde saldırıya” geçtiğini belirtti. “Aydınlar bu ülkenin vicdanıdır. Bu vicdan hiçbir zaman tozlanmayacaktır. Dolayısıyla aydın olarak kim varsa bu savaşa, bu savaşı yaratan iktidar hırsına karşı hem bireysel olarak hem de örgütsel olarak gerçekleştirmeye çalışmalıdırlar” çağrısında bulunan Telli, MHP’nin HDP seçmenine yönelik saldırısına tepki gösterdi. Telli, “Ben oyuma sahip çıkıyorum, yeniden seçim olsa şerefimi bir kez daha bu şekilde kanıtlayacağım. İnsan kendi vicdanını ve kalbini daima öfkenin değil yapılacak şeyin ne olması gerektiği konusunda düşünmelidir” diye konuştu.
DİHA/ANKARA