
Türk devletinin Dersim ve Alevi Kürtler ile ilgili özel savaş politikasına angaje olduğu şikayetlerinin çoğalması üzerine HPG gerillaları tarafından gözaltına alınan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, serbest bırakıldı. Aygün, serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklamada, gerillaların mesajlarını iletti. Aygün’ün açıklamaları, 48 saattir timsah gözyaşları döken ve kompo teorilerini savuran Türk tarafını memnun etmedi.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Pazar akşamı Dersim-Ovacık karayolunun 35’inci kilometresindeki Fırtına Veli Çeşmesi Mevkii’ndeki Merğo Deresi kıyısında HPG gerillaları tarafından aracı durdurularak, gözaltına alınmıştı. HPG Anakarargah Komutanlığı, Aygün ile ilgili şikayetlere dikkat çekmiş, idari ve hukuki soruşturma yapıldığını açıklamıştı. Bir TBMM üyesinin HPG tarafından gözaltına alınması Ankara’da şok etkisi yaratırken KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, dün öğleden sonra şu açıklamayı yapmıştı: “Gerillanın geliştirdiği dönemin devrimci hamle ve operasyon çerçevesinde Dersim’de bir gerilla birimimizin kendi inisiyatifi ile Milletvekili Hüseyin Aygün’ü işlemlerinden dolayı bir süreliğine alıkoyduğu kamuoyunca bilinmektedir. Bunun üzerine özellikle AKP tarafından hareketimize karşı bir karalama kampanyası geliştirilmek istenmektedir. Meclis Başkanı Cemil Çiçek, AKP sistemi tarafından haksız yere alıkonulan 9 milletvekilini halkın iradesine saygısızlık olarak görmeyip, hareketimiz tarafından bir milletvekiline dönük gerçekleşen bir günlük tutuklamayı milletin iradesine saygısızlık olarak göstermesi Türk Devletinin çifte standartlı mantığını ortaya koymuştur. Söz konusu vekil, işlemlerinin tamamlanması ardından bugün salıverilecektir.”
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı’nın duyurduğu gibi CHP Milletvekili Hüseyin Aygün, önceki gün akşam saatlerinden Aşağı Torunoba Karakolu’na yürüyüş mesafesinde serbest bırakıldı. Aygün, kısa süre karakolda kaldıktan sonra kendisini karşılayanlar birlikte Dersim merkeze geldi. Bir süre evinden dinlenen Aygün, medyanın karşısına çıktı. Aygün, yaşadıklarını şöyle anlattı: ‘’İki günlük dağdaki saatler boyunca son derece saygılı bir tavır gördüm. Dağdaki 18-25 yaş arası oluşan bir grupla muhatap oldum. Bu eylemi yapan genç arkadaşlar, bu ülkenin çocukları. Bu eylem aracılığıyla Türk kamuoyuna barış ve ateşkes mesajı vermek istediklerini söylediler. Benden parlamentoda Kürt sorununun çözümü, ateşkesin sağlanması için daha fazla rol üstlenmem konusunda ricacı oldular. CHP’nin izlediği politikaların, Kürt sorununun çözümü yönünde de olumlu olduğunu, dikkatle izlediklerini ama bütün partilerin daha fazla çaba harcaması gerektiğini bildirdiler. Asker olsun, dağdaki genç olsun ölen bütün çocukların bu ülkenin çocuğu olduğunu ve bu savaşı başta kendilerinin anlamsız bulduklarını söylediler. ‘İstediğimiz demokratik özerklik planı, hiç de silahlı mücadeleyi gerektirmeyen demokratik bir taleptir ve Avrupa’da pek çok ülkede vardır. Türkiye’de bunun uygulanabileceğini söylediler.’’
Aygün, şöyle devam etti: ‘’Yine sohbet sırasında bana bağımsız bir kimlikle siyaset yapmamın kendilerini memnun edeceğini söylediler. Ben de silahların gölgesinde bu konuda herhangi bir karar verilemeyeceğini, özgür iradem dışında verilecek hiçbir kararın da doğru olmayacağını kendilerine söyledim. Yeni CHP’nin Dersim milletvekili olduğum için gurur duyduğumu, yeni CHP’nin benim gibi insanları partiye kabul ederek dönüşümün işaretlerini çoktan verdiğini belirttim.’’
Barış istemleri çok değerli
CHP Milletvekili Hüseyin Aygün, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Kürt sorununun çözümü için parlamentoda bugün yapılamayan, 4 partinin bir araya gelip medeni bir şekilde çözüm aramasının tek yol olduğunu söylüyorlar. Ellerinde silah olan insanlar yönünden barış isteğinin dile getirilmesi bence çok değerli.
Bombardıman sürüyordu
Unutmayın ki bunlar her an ölüm riskiyle karşı karşıya olan insanlar. İki gündür Torunoba bölgesi yoğun olarak bombalanıyordu, biz izliyorduk bombardımanı. Askeri çözümü asla, başından beri onaylamadığımızı, barışçıl ve siyasi çözümü istediğimizi bizzat sayın Genel Başkanımız’ın ‘akil insanlar komitesi’ önerisiyle göstermiş olduk, önümüzdeki haftalarda da Cumhuriyet Halk Partisi Kürt sorununa dair daha ayrıntılı bir program açıklayacak, Genel Başkanı izlemenizi öneririm. Bana yönelik herhangi bir tehdit yok. Son derece saygılı ve anlayışlı bir muamele var.’’
Gözaltına alındığı an
Gözaltına alındığı anı anlatması istenen Aygün, ‘’Yolumuzu kesen grup beni tanıyordu. Bana karşı herhangi bir zor kullanılmadı” dedi. Kaçırma eyleminin ‘’Kandil’in talimatıyla mi yoksa bölgedeki bir grubun inisiyatifiyle mi?’’ gerçekleştirildiğinin sorulması üzerine Aygün, ‘’Yo yo. Bahoz Erdal bizzat güvenliğin sağlanması ve en kısa zamanda serbest bırakılmamı kendilerine talimat verdi. Normalde Dersim üst düzey sorumlularıyla görüştürüp bazı isteklerde bulunacaklardı, oluşan yoğun tepkiler üzerine 48 saat içinde serbest bırakıldım’’ diye konuştu.
Bir gazetecinin ‘’Efendim Bahoz Erdal’la görüştüğünüz söyleniyor’’ ifadeleri üzerine Aygün, ‘’Ben söylemedim, hayır öyle bir şey söylemedim’’ dedi.
‘’Kaçırılmanızdan örgütün üst düzey yöneticilerinin rahatsız olduğunu, bunun alt tabanda bireysel bir eylem olduğu yönünde açıklamalar oldu. Bunun bir yansıması oldu mu?’’ sorusu üzerine Aygün, şöyle konuştu: ‘’Şöyle oldu, sabah uyandığımızda Bahoz Erdal bulunduğumuz bölgeyi aradı, olayın doğru olup olmadığını sordu. Beni götüren arkadaşlar doğruladılar. Bunun üzerine ‘güvenlik en üst seviyeye çıkarılsın ve kılına zarar gelmesin’ diye talimat aldıklarını ilettiler. Yerel bir birimin hareketi de olabilir, bilemiyorum, bunları konuşamadık, bunları sormadım.’’
Söz verdim
Bırakılma sürecini anlatması istenen Aygün, ‘’Eylemin amacına ulaştığını bildirip beni uğurladılar. Bulunduğum dereden çıktık, yola geldik. Sarıldılar, öptüler, ‘burada bulunan kardeşlerini sakın unutma’ dediler. ‘Senden destek istiyoruz’ dediler. Ben de onlara destek vereceğime, barışın sağlanması için mücadele edeceğime söz verdim’’ diye konuştu.
Eşi: Çok mutluyuz
Aygün’ün eşi Emine Aygün ise ‘’Çok mutluyuz. Ben güvenle, sapa sağlam geleceğine inanıyordum’’ dedi. Aygün’ün kızı İdil Aygün ise ‘’Bir daha hiçbir şey olmasın ve hiç kimse mutsuz olmasın’’ ifadelerini kullandı.
Açıklamaları beğenilmedi
Aygün’ün bu açıklamaları başta partisi ile AKP ve MHP tarafından beğenilmedi. Aygün’ün açıklamalarının hemen ardından bir Türk televizyonuna konuşan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, herkesin üslubunun kendisini ilgilendirdiğini ama kendisi olsa böyle bir konuşma yapmayacağını söyledi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, CHP’li Aygün’ün sözlerine tepki göstererek, “Kaçırılan CHP vekili kendisini kaçıran haydutlardan bahsederken 7 saygılı gencin misafiri olduğunu söylemiş. Yazık. Şehitlerimize dua lütfen” ifadelerini kaydetti.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, PKK tarafından kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün serbest kalmasının ardından yaptığı açıklamalara tepki göstererek, “Sağduyulu herkes Hüseyin Aygün’ün serbest bırakılmasına sevinirken, o kardeşlerinden ayrıldığına üzülmüş” dedi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, ‘’Hüseyin Aygün, BDP hariç PKK’nın milletvekilleri içerisinde kaçırabileceği en son kişidir. Hüseyin Aygün’ün görüşleri ile PKK’nın görüşleri arasında fark yok denecek kadar azdır. Kaçırılması da serbest bırakılması da soru işaretleriyle doludur’’ diye konuştu. Genel Başkanı Bahçeli Devlet Bahçeli ise Aygün’ün serbest kaldıktan sonra dile getirdiği ifadelerinin, CHP’ye bundan böyle nasıl bir ruh ve düşüncenin hakim olacağını göstermesi açısından son derece dikkat ve ilgi çekici olduğunu belirtti. Bahçeli, ‘’PKK, CHP’ye yeni görev ve ödev vermiş, beklentilerini sıralamış ve bu zamana kadarki uygulamalarından dolayı da memnuniyetini duyurmuştur’’ iddiasında bulundu.
Korumasız gitsinler
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Aygün’ün açıklamalarının CHP’de rahatsızlık yarattığı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, “İnsani duygularını anlatmıştır, bu duygulardan insanlar niye rahatsız oluyorlar, niye rahatsızlık yaratsın” dedi. Aygün’ün gözaltına alınmasının danışıklı dövüş olduğu yönündeki yorumlara da değinen Tanrıkulu, ‘’Bunu söyleyenlerin utanması lazım, burunlarının kızarması lazım. Bunu söyleyen milletvekillerine de Tunceli’ye korumasız bir biçimde gitmelerini tavsiye ediyorum’’ diye cevap verdi.
Şemil Tayyar meselesi
Aygün, kaçırılmasıyla ilgili iddialarda bulunan AKP Milletvekili Şamil Tayyar’a tepki gösterdi. Aygün, “Ne diyeyim, ağzımı mı bozayım, o adama cevap verilmez ki. Ben onu ulu divana havale ediyorum. Ulu divan yanlış anlaşılmasın bizim Alevi geleneğinde kullanılan bir deyimdir, daha çok Pir Sultan kullanırdı. (Ulu divan alevi geleneğinde sıkça kullanılan bir deyimdir. Daha çok haksızlığa uğrayanların kullandığı bir cümle olan ulu divan Alevi inancında erenler makamı olarak kabul edilir.)”
Aygün’ün serbest bırakılmasının ardından yaptığı açıklamalardan memnun olmayan Türk medyası da Şamil Tayyar’ın iddialarına sarılırken Tayyar, Aygün’ün ulu divan sözlerinin can güvenliğine yönelik tehdit olduğunu belirterek, savcıları göreve çağırdı.
Soruşturma başlatıldı
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, çok yönlü soruşturma başlattı. Aygün bugün soruşturma kapsamında savcılığa gidip ifade vereceğini söyledi. Bırakıldıktan sonra gittiği jandarma karakolunda ifadesini daha sonra vereceğini belirten Aygün’e ifadesinin alınması için yazılı bir tebligat çıkarılmadı. Aygün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “‘şikayetçi’ sıfatıyla Cumhuriyet Savcısına ifade vereceğim. Aynı zamanda ‘tanık’ olarak da olaya dair görgülerimi aktaracağım. Dileğim adaletin tesis edilmesi ve bu olayın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi’’ diye konuştu.
HABER MERKEZİ