
Sur’da katledilen Rozerin Çukur, Turgay Girçek, Gündüz Akmeşe, Ramazan Öğüt, Cihat Morgül, Mahmut Oruç, Erhan Keskin, Hakan Arslan, Welat Bilen ve Erdal Tekin’in aileleri cenazelerini almak için 3 aydır Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde nöbet eyleminde. Sur’dan şimdiye kadar çıkarılan 36 cenazeden 11’i Amed’de, 4’ü Malatya’da, 14’ü Antep’te ve 7’side Elazığ‘da Hastane Morgu’nda bekletiliyor. Aileler cenazeleri teşhis edemedikleri için kan örneği verdiğini ancak kan örneklerinin Adli Tıp Kurumu’na (ATK) verilmediğini ve TEM’de bekletildiğini söylüyor.
Sur’dan çıkarıldılar mı?
MEYA-DER Amed Şube Eşbaşkanı Ayşe Dicle’nin verdiği bilgiye göre Sur’dan 30 ve 31 Mart tarihlerinde çıkarılan 11 cenaze, nöbet tutan ailelerin çocuklarına ait. Sur’da iki ayrı noktada bulunan cenazeler gömüldükleri yerden çıkartılarak Antep Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Teşhis edilemeyecek durumdaki cenazeler için aileler kan örneği verdi. Hala sonuçları bekleyen aileler, çocuklarının cenazelerin ATK’de mi yoksa hala Sur’da mı olup olmadığından emin değil ve endişeleri sürüyor. Yetkili makamlardan ise Sur’daki cenazelere ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Harfiyat çalışması dursun
Çocuklarını teşhis edemediklerini ve cenazelerini istediklerini dile getiren Rozerin Çukur’un annesi Fahriye Çukur, “Kan örneği verdik, sonucu daha çıkmadı. Biz çocuklarımızın hayal ettiği gibi çocuklarımızın cenazelerini alamadık” diye konuştu. Kızının cenazesini alabilmek için aylardır nöbet tutan Çukur, “Ben çocuğumun cenazesini bekliyorum, almak istiyorum ve barış istiyorum. Sur’daki harfiyatların çıkarılmasını istemiyor, durdurulmasını istiyorum” dedi.
Cenazeler üzerine ev yapılıyor!
Aylardır cenazenin verilmesi için beklediklerini söyleyen Ramazan Öğüt’ün halası Zara Baran ise “21 gün açlık grevine girdik. Şimdi de cenazelerin verilmesi için nöbet eylemindeyiz. Biz cenazemizin kemiklerini istiyoruz, kemiklerimizi de vermiyorlar. Hangi tarihte ve devlette var bu? Aylardır cenazeler verilmemiş. Kemiklerimizi vermiyorlar, orada evler ve daireler yapılıyor, burada da biz anneler cenazelerimizi bekliyoruz. Biz barışı ve çocuklarımızın kemiklerini istiyoruz” dedi.
Bu devleti nasıl kabul edeceğiz?
Çocuklarından vazgeçmeyeceklerini dile getiren Zara, “12 gün önce kan örneği vermişiz, kan örneğinin belli olmasını bekliyoruz. Aileler çocuklarını artık tanıyamıyor, teşhis edemiyor. Defnetmek istiyoruz, topraklarını görmek istiyoruz, bunu da göremiyoruz. Biz nasıl bu devleti kabul edeceğiz? Biz bu devleti hiç affetmeyeceğiz” diye tepki gösterdi.
“Yağmur yağdı, kar yağdı şimdi de bahar geldi halen çocuklarımızın cenazeleri verilmedi” diyen Zara, şöyle konuştu: “Cenazelerimizden, kemiklerimizden ve cenazelerimizin toprağından korkuyorlar. Biz olduğumuz sürece çocuklarımızdan vazgeçmeyeceğiz, onlarla olacağız” diye konuştu.
AMED
14 hafta geçti
Operasyonların 5 hafta önce bittiği, sokağa çıkma yasağının hala devam ettiği Sur’da 16 yaşındaki Ramazan Öğüt 30 Aralık; 17 yaşındaki Rozerin Çukur 8 Ocak; 19 yaşındaki Turgay Girçek ve 28 yaşındaki Gündüz Akmeşe 16 Ocak; Hakan Aslan 22 Ocak; 13 yaşındaki Cihat Morgül 2 Şubat; 23 yaşındaki Mahmut Oruç 5 Şubat; 21 yaşındaki Welat Bilen 6 Şubat; 18 yaşındaki Erhan Keskin 12 Şubat’ta yaşamlarını yitirdi. Cenazelerin Sur’da mı yoksa Antep Adli Tıp Kurumu’nda mı olup olmadığı ailerin verdiği DNA test sonuçlarının ortaya çıkmasıyla netleşecek.
Aileler İHD’ye başvurdu
Mardin’in Nusaybin ilçesinde, 14 Mart’tan bu yana süren direnişte çocuklarının yaşamını yitirdiğini ve cenazelerinin mahallelerde olduğunu düşünen 8 aile, cenazelerin alınabilmesi için İHD’ye başvuru yaptı.
İHD Mardin Şube Başkanı Avukat Erdal Kuzu, “Devam eden yasakla beraber can kaybının yaşandığı herkesin malumudur. Cenazelerinin içerde olduğunu düşünen 8 aile bizlere gelerek yardım talebinde bulundu. Tabiki bizler de bu talep doğrultusunda insan hakları savunucuları olarak uluslararası sözleşmeler kapsamında veda hakkının temel bir hak olduğunu ve en azından çatışma ortamında olduğu düşünülen bu cenazelerin ya ATK müdürlüklerine yada yaşam koridoru açılarak ailelere teslim edilmesini istiyoruz. Cenazelerin çatışma ortamında yada sokaklarda bırakılması kabul edilemez” dedi. Aileler adına Ebubekir Koçhan ise, “Amacımız sadece cenazemizi almak ve defnetmektir. Yetkililerin bu konuda duyarlı olmalarını bekliyoruz” şeklinde konuştu.