
İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) verilerine göre, Türkiye cezaevlerinde 544 hasta tutsak bulunurken, bunların içerisinde 160'ının durumu ağır. Hasta tutsaklara ilişkin Adli Tıp Kurumu'na yapılan başvuruların çoğu sonuçsuz kalırken, ATK'nin birkaç hasta tutsak için verdiği "cezaevinde kalamaz" raporu ise emniyetten gelen "toplum güvenliği için tehlike oluşturuyor" gerekçesi ile işleme konulmuyor.
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, "İHD olarak yıllardır cezaevlerindeki ağır hasta mahpuslar konusunu kamuoyunun gündemine taşıdı, taşımaya da devam ediyoruz. Sürekli çağrılar yapıyoruz. Türkiye’de mahkemeler özellikle Adli Tıp Kurumu, İnfaz Hakimliği, Adalet Bakanlığı bu konuda duyarsız kaldı. Bu konuda insani görevlerini yerine getirmede yetersiz kaldı” dedi.
Hastalar tahliye edilmeli
Ergenekon davasında 23 yıl hapis cezasına çarptırılan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu hakkında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararın hem Adalet Bakanlığı’na hem de Adli Tıp Kurumu’na emsal teşkil etmesi gerektiğinin altını çizen Öztürk, şunları dile getirdi: “Sağlık mazereti nedeniyle bu kararı vermiştir. Umuyorum ki, bu kararla birlikte özellikle Adli Tıp Kurumu raporuna rağmen tahliye edilmesi gereken 7 hasta mahpus var. Onlar ‘toplum güvenliği bakımından tehlikelidir’, denilip tahliye edilmiyor. İnfaz savcılıklarına buradan sesleniyorum. Adli Tıp Kurumu’nun ve şimdiki Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen sizlerin böyle bir uygulama yapmaya hakkınız yoktur. Bu insanları tahliye etmek zorundasınız."
Gül yetkisini kullanmalı
Türkdoğan, "Diğer ağır hasta mahpuslara gelince; tutuklu durumunda olanların durumu mahkemeler derhal değerlendirip, Anayasa Mahkemesi’nin kararını emsal kabul edip derhal tahliye edilmesi gerekir. Hükümlü durumundaki hasta mahpuslar ise ilgili infaz savcılıklarının, infaz kanunun 16. Maddesi’ne göre daha hızlı hareket etmesi gerekir" derken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül e de şu çağrıyı yaptı: "Cumhurbaşkanı yetkisini kullanırken, 2006 yılında çıkarılan Adalet Bakanlığı genelgesine göre bu yetkisini kullanıyor. Bu yasadışı bir genelgedir. Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini nasıl kullanacağını Adalet Bakanlığı belirleyemez. Sayın Cumhurbaşkanının bu genelgeyi yok sayması gerekir. Cumhurbaşkanı Adli Tıp Kurumu dışında verilen raporlar doğrultusunda da bu tahliyeleri gerçekleştirebilir.”
Güneş için AYM'ye başvuru
Öte yandan hasta tutsak Halil Güneş'in avukatları da, AYM'ye başvuracaklarını açıkladı. PKK davası kapsamında 21 yıldır cezaevinde olan ve her geçen gün durumu giderek ağırlaşan Güneş'in avukatı Hanım Karhan, "ATK ve AYM bu dosyaya tarafsız yaklaşmalıdır. Yani Halil Güneş'e ilişkin dosyaya insani bir yaklaşım göstermesi gerekir. Güneş'in durumu Hilmioğlu'nun durumuna göre daha ağır. Bu gün hasta tutsaklara ilişkin ciddi bir adımın atılmadığı ortadadır. AYM hasta tutsakların tahliyesini bu kadar hızlandırırken, ATK'nin hasta tutsakları tahliye etmemek için bu kadar diretmesi anlaşılır gibi değil. Halil için AYM'ye başvuruda bulunacağız, ancak AYM, Güneş için de bu kadar hızlı ve tarafsız bir karar vermeli" dedi.