
Anayasa Mahkemesi (AYM), HDP ve CHP’li bazı vekillerin dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişikliğine ilişkin kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle yaptığı başvuruyu dün görüştü. Anayasa Mahkemesi, HDP’nin tüm milletvekilleri ve bazı CHP’li milletvekillerinin Anayasa’nın 85. maddesi kapsamında yaptıkları başvuruyu birleştirerek ele aldı. Yapılan değişikliğin anayasa değişikliği olduğu ve mahkemenin bu konuda yetkisiz olduğunu savunan AYM, başvuruyu reddetti. Mahkemenin ret gerekçesinin, yazımın tamamlanmasının ardından gün içinde açıklanması bekleniyordu.
Saray müdahale etti
HDP Adana Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi Meral Danış Beştaş, karara tepki gösterdi. AYM’nin dokunulmazlık kararıyla büyük bir hukuksuzluğa imza attığını kaydeden Beştaş, “Cumhurbaşkanı ve Bakan, AYM’ye müdahale etmiştir, talimat vermiştir, yargıyı kendi etkisi altına almıştır. Bu, kararın hukuksuzluğunu katbekat artırmıştır. Uluslararası sözleşmeler ve anayasaya göre değil, Saray ve bu ülkede Adalet Bakanı olduğunu söyleyen ama adaletten eser bulunmayan açıklamalarıyla bilinen birinin talimatıyla bu karar verilmiştir” dedi.
İki kanal da zorlanacak
“Mücadelemiz, direnişimiz bitmedi; daha yeni başladık” diyen Beştaş, bundan sonra izleyecekleri yola ilişkin şu bilgileri verdi: “Demokratik ve siyasi direnişimizle birlikte hukuksal zeminde başvurularımız da devam edecek. Hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), hem de AYM’ye başka konu başlıklarıyla bireysel başvuru hakkımızı kullanacağız. AİHM’e başvuru önünde bir engel olmadığı görüşündeyim çünkü AYM bu kararıyla, iç hukukta siyasetin ve Saray’ın güdümünde hareket ettiğini ortaya koymuştur. AİHM’e başvuru yolu açıktır. Hazırlıklarımızı hızlandırdık. Her iki hazırlığımız, başvurumuz da olacak. Bu karar, vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor; er ya da geç kazanacak olan biziz. Onlar kaybedecek.”
Yargı görevini yapmalı
Beştaş, “Yüksek yargı başkanlarının çay topladığı bir ülkede bu karar, eleştirilerimizin haklılığını göstermiştir. Yargıyı kendi görevini yapmaya tekrar davet ediyoruz. Her ne kadar bu ülkede cumhurbaşkanı ve başbakan yardımcısı ‘Yargı Cumhurbaşkanı’na bağlıdır’ dese de yargı hiçbir erke bağlı değildir. Buna uygun bir normlarıyla hareket edilmelidir” ifadelerini kullandı.
‘Yargı bizim, yasama bizim’
AYM’ye başvuran CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi de Adalet Bakanı Bozdağ’ın açıklamalarını hatırlatarak, “Bakanın bu açıklamasının ardından cesaretli hakimlerin çıkıp aksine bir karar almasını beklemiyorduk. Diyorlar ya ‘Oğlan bizim kız bizim, yargı bizim, yasama bizim’, tam öyle bir durumla karşı karşıyayız. Ama bu devran böyle gitmez. Diktatörlük dediğimiz için hakkımızda davalar açılıyor. Tam da diktatörlük bir durum” dedi.
Hukukçular: AYM şaşırtmadı Hukukçular ise AYM kararına şaşırmadıklarını belirtti. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz, dokunulmazlıkların kaldırılması sürecinin başından beri hukuksuz bir şekilde yürüdüğü belirterek, “Bunun için AYM’den de bir şey beklemiyorduk. Talimat Saray’dan verildi. Bir defaya mahsus dokunulmazlıklar kaldırılamazdı. Bu Anayasa’ya aykırıydı. Bunu CHP de söyledi. Hukuksuzluğa el birliğiyle onay verdiler ve hukuksuzluk devam ediyor” dedi.
Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FDIH) Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Alataş da “AYM’nin soruna özgürlükler ve adil yargılanma çerçevesinde bakmasını, vasfına değil ruhuna dayanarak inceleme yapmasını beklerdik. Ancak bunun olmayacağını da biliyorduk” yorumunda bulundu.
Ne olmuştu?
Dokunulmazlıkla ilgili düzenleme Meclis’te iki hafta önce 376 oyla kabul edilmişti. Meclis’in kararından arından HDP’nin tüm milletvekilleri ve CHP’den ise Sezgin Tanrıkulu, Haluk Pekşen, Tanju Özcan, Namık Havutça ve Ceyhun İrgil dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişikliğine ilişkin kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Mahkeme’ye başvurmuştu. Başvurular, Anayasa’nın 85. maddesi uyarınca yapıldı.
Erdoğan ve Bozdağ’dan talimat
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru konusu olamayacağını iddia ederek, “Anayasa Mahkemesi’nin ‘kabul edilmezlik’ kararı vereceğini söylemek için hukukçu olmaya gerek yok” demişti. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “Merak etmeyin. AYM istediğimiz doğrultuda karar verecek” diye konuşmuştu. HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ise Bozdağ’ın açıklamasını Meclis’e taşıyarak, “Yargıya talimat mı veriyorsunuz?” diye sormuştu.
Anayasa’nın 85. maddesi
Anayasa’nın 85. maddesine göre, milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine ilişkin karar verilmesi hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak 7 gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, anayasa, kanun veya iç tüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Yüksek Mahkeme’ye başvurabiliyor.
Aynı maddede, Anayasa Mahkemesinin, iptal istemini 15 gün içerisinde kesin karara bağlaması hükmü yer alıyor.
Yüksekdağ: AYM darbeyi kabul etti
HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, “Siyasi iktidar tarafından devreye konulan darbe AYM tarafından da kabul edilmiş oldu” dedi. Kürt işverenler Savaş Buldan, Hacı Karay ve Adnan Yıldırım katledilişlerinin 22’nci yıldönümünde Avcılar Mezarlığı’nda düzenlenen anmanın ardından gazetecilerin AYM kararını değerlendiren Yüksekdağ şöyle konuştu: “Siyasi iktidar tarafından devreye konulan darbe AYM tarafından da kabul edilmiş oldu. Bu karara çok şaşırmış değiliz. Beklemediğimiz bir karar değildi. Başvurumuzun reddedilmesi duruşumuzu bozmaz. Bu kararlar Türkiye’ye kaybettirir. Türkiye’de yargıya güven yüzde 70’lerden yüzde 30’lara geriledi. Yargı bu güven zedelemesini gidermeli.”
Yasaklar engelleyemez
Dokunulmazlık teklifinin Meclis’ten geçmesi ardından “Darbeye karşı demokratik siyaset buluşmaları” adı altında halkla buluşan HDP’nin eylemleri bu hafta sona eriyor. Bugün İzmir ve Adana’da; final mitingleri ise yarın Amed ve İstanbul’da gerçekleştirilecek. HDK, HDP, DBP ve DTK eşbaşkanlarının da katılacağı mitinglerin Adana ve İzmir ayakları valilik ve emniyet eliyle ‘kamu güvenliği’ gerekçesiyle yasaklandı. Yerellerden yapılan açıklamalarla yasağın tanınmayacağı duyurulurken, HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen de dün bir açıklama yaparak, “Bu yasağın kendisi darbeyi tescillemektir. Birileri tıpkı partili Cumhurbaşkanlığı gibi partili vali, partili emniyet müdürü, partili yargı moduna girmiş olabilirler. Bazı vali ve emniyet müdürleri kendilerini iktidar partisinin il başkanları gibi görebilirler. İktidar partisinin çıkarlarını korumak için de bir muhalefet partisinin etkinliklerini engellemeyi kendilerine görev olarak biçmiş olabilirler. Partimizin etkinliklerimizi yasaklayan zihniyetle partimize dönük bombalı saldırılar aynı zihniyetin ürünüdür. Keyfi yasaklamaları asla dikkate almayacağız, mitingleri yapacağız” dedi.
Kurtulmuş: Söz artık mahkemelerin
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AYM’nin dokunulmazlıklarla ilgili başvuruyu reddetmesinin “doğru bir karar” olduğunu savunarak, “Söz artık mahkemelerin” dedi.
Kurtulmuş, şöyle konuştu: “Burada güçler ayrımı prensibine uygun bir şekilde Anayasa Mahkemesinin kararının ortaya çıktığı görülüyor. Bu açıdan da bizim açımızdan da Anayasa Mahkemesinin kararı yerindedir, doğrudur. Bundan sonra tabi artık dokunulmazlıkların kaldırılması ve tek tek bütün bu fezlekelerin mahkemelere intikali ile ilgili süreç geliyor. Bu süreçte artık söz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ya da Anayasa Mahkemesi gibi bir üst yargı organının değil, söz bütünüyle her dosyayla ilgili o dosyanın gittiği mahkemeleri ilgilendiren durumdadır, yani söz artık mahkemelerindir.”