İstanbul Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen müzik gecesine, ırkçı ve faşist bir grubun olay çıkarması damgasını vurdu. ‘’İkinci Ahmet Kaya vakası’’ olarak nitelenen ırkçı saldırı sanatçılar tarafından kınandı.
Dünyaca ünlü çok sayıda sanatçının katılımıyla gerçekleşen 18. İstanbul Caz Festivali kapsamında İstanbul’da düzenlenen ‘Suyun Kadınları-Mujeres de Agua’ adlı konsere katılan sanatçı Aynur Doğan’a linç girişiminde bulunuldu. Doğan’ın, Kürtçe şarkılarını seslendirmeye başlamasıyla birlikte dinleyiciler arasında bir grup, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganı atarak ortamı ve diğer dinleyicileri provoke etti. Bu grubun yuhalaması ve sahneye minder, pet şişesi atması üzerine, diğer dinleyicilerden hemen tepki geldi. Binlerce insanın alkışlarla “Aynur Aynur” diye bağırması, bu ilk provokasyon girişimini boşa çıkardı.
İspanyalı besteci, şarkı yazarı ve prodüktörlerinden biri olan Javier Limon’ın, son stüdyo albümü ‘Suyun Kadınları-Mujeres de Agua’ ile şarkılarını Akdeniz’in en güçlü kadın seslerini Harbiye’de bir araya getirdi. Limon, 18. İstanbul Caz Festivali’nde; Buika, Aynur, Glykeria ve Rita gibi çok özel sesleri bir araya getirerek projesini gerçekleştirmek istedi.
Akdeniz’in ünlü sanatçılarının bir araya geldiği gecede her şey olağan sakinliğinde başlarken, Aynur’un sahneye çıkmasıyla ortalık birden karıştı. Gecenin üçüncü konuğu olarak sahneye alkışlar arasında çıkan Aynur, bu eşsiz gecede, Akdeniz’in incilerinden biri olarak aynı zamanda Türkiye adına da projede yer alıyordu. Ancak ne olduysa ikinci şarkısının bitiminde başladı. Kürtçeye tahammülsüzlüğün gerekçesi bu kez Silvan’daki olay oldu.

Irkçı saldırı geri püskürtüldü

Açık Hava Tiyatrosu’nun tıklım tıklım dolu olduğu organizasyonda havanın birden gerilmesi, kimisinin 10. Yıl marşı okuması, kimisinin ise Aynur lehine tezahüratta bulunması geceyi bir anda tehlikeli bir noktanın eşiğine getirdi.
Bir provokatörün “Şehitler ölmez vatan bölünmez” şeklinde bağırması, yuhalamalar ve sahneye minder atılması üzerine Aynur ve diğer sanatçılar adeta dona kaldılar. Bu arada açık hava tiyatrosunda binlerce Kürt müzikseverin de bulunması deyim yerindeyse saldırı girişimini geri püskürttü.
Bu anlarda binlerce kişinin Aynur lehine alkış ve tezahüratta bulunarak ayakta alkışlaması üzerine, slogan atan ve olay çıkarmak isteyen grup da çıkış kapısına doğru yöneldi. Kapı önünde bir süre kargaşa çıkararak 10. Yıl marşı okumaya çalışan gruba, hem özel güvenlik elemanları hem de yakın mesafedeki çok sayıda dinleyici izin vermeyerek bu kişileri dışarı çıkardı.

Sahne arkadaşlarından destek

Aynur’un, konu hakkında tek kelime etmemesi ve sahneden ayrılması ise yine bir olgunluk göstergesi olarak algılandı ve dakikalarca alkışlandı. Ancak protestocu grup bununla da yetinmek istemedi. Buika’nın sahneye çıkmasıyla yeniden içeri giren faşistler Buika ve organizatörlere de sataşmaya devam etti. Hem Buika hem de salondaki diğer dinleyicilerin durumu artık dikkate almaması üzerine kimisi dışarı çıktı, kimisi de oturarak konseri dinledi.
Gecenin sonunda ise Aynur’a destek, Buika, Rita ve diğer sahne arkadaşlarından geldi. Selamlamaya Aynur’a sarılarak ve elinden tutarak sahneye getiren Gkykeria, La Shica, Muika, Rita ve diğer müzisyenler, alkışlarıyla da Kürt sanatçıya destek oldular. Ayrıca konser konuna kadar bekleyen binlerce kişi de yeniden Aynur’u ayakta alkışlayıp, lehine tezahüratta bulunarak, destek verdi.
Olaylar devam ettiği sırada ise konser alanına çok sayıda polis çağrıldı. 12 yıl önce Ahmet Kaya’ya yine Kürtçe şarkı yüzünden yapılan saldırıyı hatırlatan gece, büyümeden sona erdi.
Kürtçe şarkı söyleyen Doğan’ın protesto edildiği olaylara ilişkin İKSV de bir basın açıklamasında bulundu. Açıklamada, konserde yapılan protestoların üzücü olduğu vurgulanırken, “Sanat ve kültürün birleştirici rolünün unutulmaması gerektiğini, sanatın dilinin evrensel olduğunu hatırlatmak isteriz” denildi.

RAWİN STERK -ANF/İSTANBUL





Sanatçılardan saldırıya sert tepki



Sanatçı Aynur Doğan’a yönelik ırkçı saldırıya sert tepki gösteren sanatçılar, saldırıyı “tahammülsüz, çirkin ve utanılacak bir şey olarak” değerlendirerek, sanatçıların ortaklaşmasını istedi.
İstanbul Caz Festivali kapsamında Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde düzenlenen “Suyun Kadınları-Mujeres de Agua” adlı konsere katılan sanatçı Aynur Doğan’ın Kürtçe şarkı söylediği için bazı ırkçı kişilerin düzenlediği saldırıya sanatçılardan tepki geldi.
Hemşinli sanatı Hikmet Akçiçek de demokrasi ve özgürlükler adına vahim bir durum olarak değerlendirdiği linç girişimi ile ilgili olarak, “Cazz festivali gibi bir festivaldeki insanların bu şekilde müzik yapan bir insana tepki gösteriyor olması, bu sorunun toplum içinde nasıl algılandığının acı göstergesi. Yukarıdaki politik olarak partiler bir takım anlaşmalar yapıyorlar, ama esas olarak toplumun aydınlatılması bu hakların temel insan haklarından olduğu noktasında bir açıklık yaratılması gerektiğinin göstergesi. Kesinlikle sanat adına değil toplum adına, demokrasi özgürlükler adına karşı çıkılması gereken bir davranış şekli. 13 gencecik insan hayatını kaybediyor, bu ailelerin acılarına bakamıyor insanlar kestirme yollardan ölümlerin faturasını hemen Kürtlere yıkabiliyorlar. Doğan’a yönelik bu tepkilere ilgili sanatçılar ortaklaşmalı. Caz müziği dinleyicisin bile böyle davranması Türkiye açısından vahim diye değerlendiriyorum” diye kaydetti.

‘Utanılacak bir şey’

Yönetmen Çayan Demirel, bu olayın Türkiye’de demokrasi algısının içselleştirilmediğinin göstergesi olduğunu ifade ederek, “Türkiye’deki demokrasi algısını bize gösteriyor. Kürt sorunu denen şeyin direk ‘terörle’ eşitliyor. Kürt sanatçının anadilinde şarkı söylemesi kabul edilememesi, demokrasi açısından Türkiye’yi sınıfta bırakıyor. Ahmet Kaya’ya da çatal kaşık fırlatıldı. ‘Ahmet Kaya olayları gibi olaylar yaşanmasın’ dendi, ama bir şarkı söylenmeye benzer bir tepkiyi görebiliyoruz. Bu tahammülsüzlük utanılacak bir şey” dedi. Demirel, Kürt sanatçılara düşen görevin de, Kürt dilini sanatını her alanında kullanmak olduğuna da dikkat çekti.

‘İkinci Ahmet Kaya
vakası yaşanacaktı

Oyuncu- Yönetmen Yusuf Çetin, Kürtlere karşı azgınca saldırılar düzenlendiğini ifade ederek, ülkeyi yönetenlerin savaşın bitmesini istemediğine dikkat çekti. “Savaştan rantları olanlar savaşı özendiren açıklamalarda bulunuyorlar ve sanatçı olsun olmasın toplumun her kesimden Kürtçeye yönelik bu tepkiler gelmeye devam ediyor” diyen Çetin, “İkinci Ahmet Kaya olayı yaşanacaktı. Bu tarz saldırılara maruz kalan sanatçılara sahip çıkmalıyız” dedi.

‘Ölümlerin hesabını
kim verecek?’

Hemşinli sanatçı Ayşenur Kolivar da, olaylar yaşandığı sırada orada olduğunu ve “Aynur Aynur” diye destek de bulunmak için bağırdığını ifade ederek, “Asker ölümlerinden Aynur mu sorumlu? Kürtler mi sorumlu?” bunu düşünmek lazım. Hem orada sadece askerler ölmedi gerillalar da öldü. Ölenleri Türk Kürt diye ayırmamak lazım, bu ölümlerin hesabını kim verecek? Aynur mu verecek? Konsere gelen herkes okumuş yazmış, inanalar sözde şıkır şıkır giyinmişler, ama farklı dilde bir şarkıya verdikleri tepki hiç hoş değil. Nasıl böyle nefret içindeler?” diye sordu.

Hükümetin yaptığı
topluma yansıyor

Gazeteci-yazar Cezmi Ersöz de saldırıyı “çirkin ve üzücü” bulduğunu belirterek, “Bu kadar yol kat tetik, bu kadar yere geldik bunun olması çok üzücü. Ağustos ayında gerilla anneleri asker anneleri bir araya gelecek, bu şekilde gelişmeler olurken diğer yanda Kürtçe şarkı söylediği için bir sanatçının bu şekilde tepki ile karşılaşması çok üzücü. Kabul edilemez. Türkiye’de insanlar barışa susadı. Ancak toplumun önündeki engeller toplumun bu talebini görmeyip toplumu farklı olaylara, linç girişimlerine yönlendiriyor. Hükümetin yaptığı her nefret açıklaması topluma bu şekilde yansıyor” diye kaydetti.

DİHA/İSTANBUL