
İzmir’in içme su kaynağı Tahtalı Barajı’na yakınlığı ile bilinen Menderes’e bağlı Karakuyu Köyü’nde yapılması planlanan taş ocağına karşı çıkan köy sakinleri, rantçı çevrelere karşı mücadele hazırlığında. Köylüler şirkete, “şimdiye kadar sustuk bizi sinirlendirmesinler” anlamına gelen ve köyde en çok kullanılan deyimle, “Ayranlığımızı kabartmasınlar” sözüyle seslendiler.
İzmir’in Kemalpaşa İlçesi Akalan Köyü’nde yapılması planlanan taş ocağına karşı çıkan köylülerin direnişi sürerken, bir taş ocağı projesi de Menderes İlçesine bağlı Karakuyu Köyünde ortaya çıktı. Ruhsatlı 4 ayrı taş ocağının yer aldığı yerleşim bölgesinde kurulacak 5. tesisin çalışmalarının önümüzdeki günlerde başlayacağı belirtiliyor. Projeyi hayata geçirecek Surtaş firması, tesisi kurmak için tüm yasal girşimleri tamamladı. Köylüler ise rantçı şirketin karşısında büyük bir direnişe başlamaya hazırlanıyor.
Şirket yanlış bilgi beyan etti
Köylüler, şirketin, çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporu almamak için, proje arazisi hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunduğu da iddia ediyor. Kalker Ocakları Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisi Projesi’nin ÇED kapsamına girmemesi için yasada 100 hektar alan olarak belirlenen sınırı 99.97 hektar, 400 bin olan üretim sınırını, ise 396 bin olarak beyan etti. Böylelikle ÇED onayı da istenmeyen tesisle ilgili yanlış bilgi beyan edilmiş oldu. İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’na olan yakınlığı dikkat çeken ve 300 haneden oluşan Karakuyu Köyü’nün 200 metre uzağında kalacak tesis, köydeki tarımı da olumsuz etkileyecek.
Duruma tepki gösteren ve kendileriyle görüşmeye gelen firma yetkililerini geri çeviren köylüler, geçtiğimiz hafta taş ocağına karşı yürüyüş ve toplantı düzenledi. Rantçı çevrelerin doğayı talan etmesine izin vermeyeceklerini söyleyen Karakuyulular, çalışmaların başlaması halinde nöbet eylemine başlayacaklarını da belirtti.
‘Birlikte direneceğiz’
Karakuyu Köyü Muhtarı Mustafa Coşkun, son dönemde gündeme gelen ve 175 yıl gibi uzun bir süreyi kapsayan taş ocağı projesi nedeniyle kaygılı olduklarını söyledi. Menderes Belediye Başkanı ile Kaymakamı‘na itiraz dilekçesi yazdıklarını söyleyen Coşkun, dilekçede arazinin zeytin ağaçları ve şeftali fidanlarıyla kaplı olduğunu dile getirmelerine rağmen Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü’nden gelen cevapta arazinin tarım arazisi olmadığı yönünde ifadeler bulunduğunu söyledi. Yaşanan durum karşısında köy halkı ile birlikte projeye karşı ellerinden ne geliyorsa yapacaklarını söyleyen Coşkun, “Köyde protesto amaçlı sakin bir yürüyüş yaptık. Bu yürüyüşümüzü umarız ilgilli makamlardan gören olur, okuyan olur duyan olur. Umarız buradaki sessiz çığlığımız karşılığını bulur. Bizim damarımıza basarlarsa halk ölümüne kadar onların karşısında duracaktır. Biz burada kesinlikle geleceğimizi ayaklar altına aldırmayacağız. Bizim ayranlığımızı kabartmasınlar” dedi.
Menderes Ziraat Odası Başkanı Mustafa Gürmen taş ocağının verimli arazilerde yapılmaması gerektiğini ifade ederek, ihtiyaç olduğu zaman ise doğaya zarar vermeyecek yerlerde yapılabileceğini söyledi. Gürmen, “Bizlerde köylülerle beraber direneceğiz yasal olarak ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Bu kadar da kolay değil. Bir arada duracağız başka çaremiz yok” dedi.
Yaşam alanlarımıza sahip çıkacağız
Doğumundan itibaren Karakuyu’da yaşayan Seher Torun, yapılacak çalışmalar nedeniyle köydeki huzurlu ortamın yok olacağına dikkat çekti. Yaşam alanlarına sahip çıkacaklarını belirten Torun, “Dinamit patlamaları ile çocuklarımızın irkilmesini istemiyoruz. Sularımızın kirlenmesini istemiyoruz. Tarım alanlarımıza sahip çıkacağız, direneceğiz” dedi.
DİHA/İZMİR