
QSD bileşenleri geçen hafta DAİŞ’e karşı düzenlediği başarılı operasyonlarla Şehba Barajı, El-Hesiya, Hsack, Simûqa, Qol Sirûc, El-Werdiye köyleri, El-Xûl, Hesîniniyê mezraları ve bir baz istasyonu özgürleştirdi. Bunun üzerine önce Türk devlet çeteleri Efrîn’e bağlı Qestel Cindo, Marenaz ile Şehba’ya bağlı Um Hoş köyüne saldırı başlattı. QSD bileşenlerinin DAİŞ ile çatışmaları yoğunlaşırken Türk ordusu yoğun hava bombardımanı eşliğinde topçu saldırısı gerçekleştirdi. Ancak bu saldırılara rağmen QSD bileşenleri bulundukları ve özgürleştirdikleri alanlardan bir adım dahi geri atmadı. Türk ordusu ve çeteleri sonuç alamadı. QSD bileşenleri son olarak önceki gün Til Medîq köyünü Türk ordusu ve bağlı çetelerden kurtardı.
Til Medîq köyü Şehba bölgesine bir kilometre uzaklıkta, Qiwêq nehri üzerinde bulunuyor. 37 km Halep’in kuzeyinde bulunan köyün kuzeybatısında da Bab kasabası bulunuyor. Til Medîq köyünde Îbrahîm El-Dada Ebû Cênnat adlı çetebaşı da öldürüldü. Til Medîq köyünün alınmasıyla, Bab kasabasına uzaklık, 20 km’ye düşmüş oldu.
Bombardıman sürdü
Til Medîq köyü dün de Türk ordusu ve çeteleri tarafından yoğun bir biçimde tank, obüs ve havanlarla bombardıman altına alındı. Til Medîq’ın doğu yakasına düşen Til-Çîçan, Hesiye, Um-Hoş, Um-Qura, Herbel ve Şêx Îsa köyleri de füze ve havanlarla bombalandı. Bölgede uçak hareketliliği de yaşandı.
İşgalci Türk ordusu dün sabah saatlerinde Ezaz’a bağlı Kelbircîn ve Efrin’in Şera ilçesine bağlı Merenaz köylerine de top atışları yaptı.
Türk çeteleri diğer yandan Til Rifet kasabasının kuzeyinde bulunan Beloniye köylerine de top atışları gerçekleştirdi.
Pentagon: YPG olacak
Sahada bunlar yaşanırken ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un komutanlarından Korgeneral Stephen Townsend, önümüzdeki haftalarda yapılması beklenen Reqa operasyonuna katılacak güçlerin çoğunluğunu, QSD ve asli bileşeni bağlı YPG’nin oluşturacağını söyledi.
Pentagon’da düzenlenen basın toplantısına video konferans yoluyla canlı bağlanan Townsend, “Yakın muktedir olacak tek güç, YPG’nin belirgin bir bölümünü oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri’dir” diye konuştu.
Kürt güçlerin operasyona katılımı konusunda Türkiye’yle görüşmelerin sürdüğünü belirten Townsend, bölgesel aktörler, Suriye’de yaşanan iç savaş gibi nedenler yüzünden sorunun oldukça karmaşık olduğunu vurguladı. Suriye Demokratik Güçleri’nin 30 bini aşkın savaşçısı olduğunu, bunun belirgin bir bölümünü Suriyeli Kürtlerin, geri kalanını da Araplar ve başka yerel etnik kökenlilerin oluşturduğunu söyleyen Townsend, operasyonun yakın zamanda başlayabileceğini belirterek, şunları söyledi: “Yeterli sayıda yerel gücün Rakka (Reqa) operasyonu için uygun olduğuna inanıyorum.
Minbic’i örnek verdi
Yine de daha fazla yerel gücü operasyona katmak ve onları eğitmek planımız var. Yerel güçleri kullanma konusunda Minbic iyi bir örnek. Yerel güçleri bir araya getirdik ve bölgede kalan temel öge onlar oldular.”
Türkiye istemiyor
Bir gazetecinin “Türkiye, Kürtlerin, YPG’nin bu operasyona katılmasını istemiyor. Operasyona Türkiye mi, YPG mi katılacak?” şeklindeki sorusuna Amerikalı General Townsend, “Sizin de sorunu doğruca tarif ettiğiniz gibi, Türkiye bizim Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile hiçbir yerde, özellikle de Rakka’da operasyona girişmemizi istemiyor. Gerçek şu ki, yakın çerçeve ve zaman diliminde başarılı olabilecek tek güç QSD’dir. YPG de bunun önemli bir bölümü. Türkiye ile müzakerelerde bulunuyoruz, plan yapıyoruz, görüşmelerimiz sürüyor. Elimizde bulunan güçleri alıp yakında Rakka’ya gideceğiz. Bu güç, Suriyeli Arapları içeren QSD ve YPG olacak.
Sonra ne olacak?
Ondan sonrasında ne olacağı ABD, yerel ortaklarımız ve Türk hükümeti tarafından belirlenecek. Bu nasıl işleyecek bilmiyorum, Türkler bu operasyonda olmak istediklerini açıkladılar. Bunu geniş kapsamlı olarak daha sonra ele alacağız. Rakka’yı izole etmek için kısa sürede hareket edeceğiz ve bu da kısa sürede hazır olan güçlerle yapılacak.”
Türkiye telaşlandı

Bu kamuoyuna açık mesajın ardından telaşlanan Türk tarafı görüşme trafiğini yoğunlaştırdı. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile telefon görüşmesi yaptı.
Beyza Saray tarafından duyurulan ve ABD’nin Ankara Büyükelçiliği tarafından paylaşılan görüşmeye ilişkin bilgi notunda, “Başkan Obama, IŞİD ile mücadelede önümüzdeki dönemde atılacak adımları ele almak üzere bugün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. Başkan Obama, NATO müttefiğimiz Türkiye’nin bu mücadeleye yaptığı katkıları, özellikle de Türkiye’nin kuzeybatı Suriye sınırını IŞİD’den temizleyen yerel Suriyeli güçlere verdiği desteği takdirle karşıladıklarını belirtmiştir” denildi.
Koordinasyon uyarısı
ABD Savunma Bakanı ile Pentagon ve Beyaz Saray sözcülerinin Türklerin QSD bileşenlerine yönelik saldırıları ardından sürekli ifade ettiği ‘DAİŞ’le mücadeleye zarar verilmemesi’ ve ‘koordinasyonsuz hareketlilikten kaçınılması’ uyarıları, paylaşılan notta şöyle ifade edildi: “Başkan Obama, söz konusu başarının devamını sağlamak ve Suriye’de IŞİD’e kesintisiz baskı uygulayarak ABD, Türkiye ve diğer ülkelere yönelik tehditleri azaltmak amacıyla ABD ile Türkiye arasında yakın koordinasyona ihtiyaç duyulduğunu vurgulamıştır.”
Irak ile çözün!
Bilgi notunda Türk devletinin Irak’taki agresifliği için adres olarak yine merkezi Irak hükümetinin gösterildiği ifade ediliyor: “Başkan, Türkiye’nin, IŞİD ile mücadele koalisyonunun Irak’taki faaliyetlerine uygun seviyede ve biçimde katılımının belirlenmesi konusunda Türkiye ile Irak arasında devam eden diyalog sürecini memnuniyetle karşıladığını ifade etmiş; iki lider, Irak’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdikleri güçlü desteği teyit etmişlerdir.”
PKK’nin varlığı
Bilgi notunun sonunda, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve KDP’nin Şengal nefretinin de konuşulduğu şu cümleyle aktarıldı: “İki lider, PKK’nın Kuzey Irak’ta barınmasına karşı çıkılmasının önemi konusunda da mutabık kalmışlardır.”
Bab, Minbic, Reqa…
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Saray’ında savaş kurbanları ve mağdurlarının ailelerine nutuk atarken bu konuları da gündeme getirdi. Erdoğan şunları söyledi: “Mücadelede çok farklı bir sürece giriyoruz. Artık sonuçla değil, bu işin kaynağı neresiyse o kaynakta bu mücadeleyi başlatmanın adımlarını atıyoruz. Kapıya dayandığı zaman değil, kaynağında bunları kurutmak. Cerablus’a girdik. Arkasından Rai, oraya girdik. Orayı da DEAŞ terk etti. Aşağıda Dabık vardır. DEAŞ’ın kutsalıydı. Dabık’tan da terk edip gittiler. Şimdi El Bab’a yürüyoruz. Ondan sonra Münbiç’e Rakka’ya yöneleceğiz.”
Şengal’den Kerkük’e kadar da…
ABD Başkanı Barack Obama ile telefon görüşmesi yaptık. ‘PYD/YPG gibi terör örgütlerine bizim ihtiyacımız yok. Gelin sizle beraber Rakka’dan DEAŞ’ı atalım. Bunu biz sizlerle beraber hallederiz. Bu gücümüz var’ dedi. Şu anda Kerkük’te, Musul’da, Telafer’de, Sincar’da bu mücadeleyi sürdüreceğiz.
Şengal’e müsaade etmeyecekmiş
Sincar (Şengal) yeni bir Kandil olma yolunda. Onun için biz Sincar’a müsaade edemeyiz. Orada PKK var.
Türkmenlere akıl verdi
Telafer’de ne yazık ki Türkmen kardeşlerimiz ikiye bölündü. Şimdi orada mezhepler noktasında çatışma var. İşte biz bunu istemiyoruz. Telafer’e sesleniyorum. Bırakın bu mezhep çatışmasını. Mezheplerin üzerinde İslam var. İslam’da birleşin. Suriye ve Irak’ta bekamızı tehdit eden hiçbir gelişmeye seyirci kalmıyoruz, kalmayacağız.”
Türkiye gereğini yapar
Türk Savunma Bakanı Fikri Işık da ABD’nin Reqa operasyonunda YPG güçlerinin bulunacağı açıklamasına tepki gösterdi. Bakan Işık, Türk medya temsilcilerine yaptığı açıklamada, “Bunun olmaması gerektiğini biz söylüyoruz. Alternatif konusunda Türkiye’nin bu alternatifi oluşturma yeteneği var. ABD’nin bu noktadaki tavrını bu yönde değiştirmesini istiyoruz. ABD’nin bu konuda sözünün arkasında durduğunu bize ifade ediyorlar. Bu saatten sonra sadece söze değil icraata bakmak durumundayız. Bir an önce verdikleri sözleri yerine getirirler. Yoksa Türkiye gereğini yapmakta tereddüt etmez” dedi.
Irak yine nota verdi
Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Faruk Kaymakcı’yı Dışişleri Bakanlığına çağıran Irak Dışişleri Bakanlığı, Musul’un Başika ilçesi yakınlarındaki Türk askeri varlığından dolayı Türkiye’ye nota verdi. Bu arada Irak Dişişleri Sözcüsü Ahmed Cemal de AFP’ye yaptığı açıklamada, Türkiye’ye ‘sert üslupla yazılmış resmi protesto notası’ verildiğini söyledi. Cemal, notaya gerekçe olarak, Başika yakınlarındaki Türk güçlerinin devam eden varlığını ve Türk liderlerden yapılan açıklamaları gösterdi.
Efrîn’de halka ateş

Efrîn’in Raco ilçesine bağlı Sorka köyünde önceki gece Türk ordusunun sınırı aşarak duvar örmesine engel olan halka ateş açıldı. İşgalci Türk ordusu sınır üzerinde nöbet eylemi yapan halkın üzerine rastgele ateş açtı, biber gazı ve tazyikli suyla saldırdı. Saldırılarda Mihemed Xalid Qasim, Ehmed Sebrî ve Riyad Seîd isimli yurttaşlar yaralandı. Saldırılara rağmen halk, sınır bölgesini terk etmedi. Yeniden saldıran Türk ordusu, 14 kişiyi daha yaraladı. Yaralılar Raco ilçesindeki sağlık merkezinde tedavi altına alındı. Halkın sınırdaki bekleyişi sürdü
HABER MERKEZİ