
Gever’de özyönetim alanlarında devlet güçlerinin tank ve toplarına karşı direnişin ve iradenin sembolü olarak tarihe geçen gençlerden biri de YPS’li Serkan Dikmen (Alişer Hoşin). Devlet saldırı ve baskıları nedeniyle 1980’de Riha’nın (Urfa) Curnareş (Hilvan) ilçesine bağlı Hoşin (Uluyazı) köyünden Adana Ceyhan’a göç eden Dikmen ailesinin 6’ncı çocuğu olarak 1986 yılında dünyaya gelen Dikmen, liseyi burada bitirdi. Bir yandan ailesi ile birlikte tarlada çalışan diğer yandan okuyan Dikmen, gençlik çalışmaları içinde de aktif bir şekilde rol aldı. 2009 yılında Tunceli Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’ni kazanan Dikmen, Dersim’e gitti. Üniversite gençliği içerisinde aktif bir şekilde yer alarak, mücadele eden Dikmen, son sınıfta iken özgürlük yolculuğunda yol alır. Daha sonra yönünü Gever’e (Yüksekova) veren Dikmen, avuçlarında taşıdığı özgürlüğü Kürt halkına sunmak için YPS saflarında sürdürdüğü direnişte yaşamını yitirdi.
‘Önderliği tanıdıktan sonra daha çok sarıldı mücadeleye’
Dikmen’in güçlü bir kişiliğe sahip olduğunu ifade eden ağabeyi Reşat Dikmen, Serkan’la aralarında kardeşten öteye güçlü bir bağ olduğunu ve kendisinde büyük izler bıraktığını anlattı. Serkan’ın bütünleştirici ve birleştirici bir yapıya sahip olduğunu ifade eden ağabey, “Önderliği ve partiyi tanıdıktan sonra daha da bu mücadeleye sarıldı. Tarlada beraber çalışırken kitaplar okurdu. Partiyi okurken kendisini örnek aldığım biriydi. Ben eksikliğimi onunla tamamladım. Dersim’de okurken yaptıklarını duyunca daha da duygulandım” dedi.
‘Diz çökmedi ve direndi’
Çocukluk ve gençlik yıllarının pamuk ve fındık tarlalarında geçtiğini söyleyen ağabey Dikmen, kardeşinin Ceyhan’da gençlik çalışmalarında yer alıp, gençliği asimilasyona ve yozlaşmaya karşı bilinçlendirdiğini aktardı.
Reşat Dikmen, “Ben duygu olarak Sur’da, Gever’de, Cizre’de öldüm. Tahir Elçi’nin kızının babasının tabutunun başında ağladığında öldüm. Mehmet Tunç’un ‘Biz size diz çökmeyeceğiz’ sözüyle. Biz de diz çökmedik, direndik. Kardeşim de diz çökmedi ve direndi. Onların yollarında yürüyebilirsek ne mutlu bize. Onlara layık olmaya çalışacağız” dedi.
‘Verdiğim sözü Serkan yerine getirdi’
12 Eylül askeri darbesi sonrası Riha’da tutuklandığını ve 3 yıl Amed zindanında kaldıktan sonra tahliye olduğunu söyleyen baba Sait Dikmen ise oğlunun üniversitede gençlik çalışmalarında öncü rol oynadığını belirterek, şunları söyledi: “Amed zindanında arkadaşlara söz verdim ancak onu yerine getiremedim. Onu Serkan yerine getirdi. Bana demişti ki ‘Baba senin verdiğin sözü yerine getirsem ne dersin’ dedi. Ben de ‘Gözlerinden öperim ve gururlanırım’ dedim. Benim görevimi çocuklarım tamamladı. Ne kadar yapsak azdır. Şehitlerimize layık olmaya çalışacağız. Onların bıraktığı bu mücadeleyi devam ettireceğiz.”