Babasının yanına defnedildi

15 Haziran 2020 Pazartesi - 11:25

  • DNA eşleşmesi sonucu Kilyos Mezarlığı’nda plastik kutuda gömüldüğü kaldırımdan kemikleri çıkarılan Nadire Elma, kızının izini ararken hayata gözlerini yuman babasının yanına defnedildi.

Bitlis’in Oleka Jor kırsalındaki Garzan Mezarlığı’ndan 19 Aralık 2017’de çıkarılarak DNA incelemesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) getirilip, sonrasında plastik saklama kapları içerisinde Kilyos Kimsesizler Mezarlığı’nda kaldırıma defnedilen cenazelerden birisi Nadire Elma’ya (Nalin Mardin) aitti. Elma’nın 26 yıl aradan sonra doğduğu köyde babasının mezarının hemen yanı başına defnedilmesine uzanan yaşam öyküsü oldukça dikkat çekici.

Anne Mecbure Elma’nın (67) anlatımlarına göre; 1992’de henüz daha 14 yaşındayken tanık olduğu devlet şiddetiyle birlikte dil, kültür ve kimliksel sorgulamalar sonucunda dağa çıktı. Kızlarının dağa çıkmasının ardından Elma Ailesi de maruz kaldıkları baskı ve işkencenin dozunun her geçen gün artması ve koruculuk dayatması sonucu 1994’te İstanbul’a göç etmek zorunda kaldı.

2007’de öğrendiler

 Nadire, 1999’da Siirt’in Baykan ilçesinde çıkan bir çatışmada yanında bulunan üç arkadaşıyla beraber şehit düştü. Ailesi, yıllarca haberini alamadıkları kızlarının şehadetini, ancak 2007’de öğrenebildi. Bu bilgi üzerine kızlarının cenazesini bulmaya koyulan aile, yaşanan çatışma ortamının etkisiyle bu arayışlarında zorlansa da umutlarını kaybetmedi. Yapılan araştırmalar sonucunda 2015’te kızlarının Garzan Mezarlığı’nda defnedildiği öğrendi.

Bak, cenazesini bulduk!

 Bunun üzerine soluğu mezarlıkta alan Elma’nın annesi ve ağabeyi, üzerinde “Nalin Mardin” yazan mezar taşıyla karşılaştı. Yıllar sonra Nadire’nin mezarını bulan anne ve ağabeyin bir sonraki durağı ise yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Batman’da bir hastanede bilinci kapalı halde yoğun bakımda tedavi gören baba Abdulkerim Elma oldu. Anne Elma’nın ellerini tutup, “Bak, kızımızın cenazesini bulduk. İyileş bu defa birlikte gideceğiz” diyerek kulaklarına fısıldadığı eşi, bir daha gözünü açamadı. Baba, yaşamını, cenazesini bulmaya adadığı kızının mezarının bulunmasından üç gün sonra yaşama gözlerini yumdu.

 Baba-kız aynı mezarlıkta 

Baba Elma’nın cenazesi, Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Marinê köyündeki mezarlığa defnedildi. Kilyos Mezarlığı’nda 13 Aralık 2019’da ailesine teslim edilen Nadire Elma’nın cenazesi de 14 Aralık’ta, babasının mezarının hemen yanı başında toprağa verildi. Uzun yıllar ayrı düşen baba ve kız, 26 yıl aradan sonra mezarda kavuştu.

Eşinin hayattaki en büyük isteğinin kızının kemiklerini bulmak olduğunu anlatan anne Mecbure Elma, yaşadıkları acıyı “Kızının derdi içinde kaldı. Kızının mezarını dünya gözüyle görmedi. Kızımın cenazesini aldığımızda onu da babasının yanına defnettik. Mezarda kavuştular” sözleriyle dile getirdi.

İki yıl boyunca aradılar

 Yıllar süren hasretin ardından kızının cenazesinin Garzan Mezarlığı’nda olduğunu öğrendiklerinde  “Artık bir mezarımız var her zaman ziyarete gelebiliriz” dediklerini ifade eden Elma, fakat aradan bir yıl geçtikten sonra mezarların yıkıldığını, iki yıl boyunca cenazelerin nerede olduğunu bilmediklerini belirtti. Bundan 7 ay önce mezarlıklardan çıkarılan kemiklerin nereye götürüldüğünü öğrenebildiklerini söyleyen Elma, geçen zaman zarfında önce Bitlis’e giderek kan örneği verdiklerini daha sonra Ankara’nın yolunu tuttuklarını kaydetti. DNA testlerinin eşleşmesi sonucu cenazelerinin Kilyos Mezarlığı’nda olduğunu öğrendiklerini belirten Elma, şunları söyledi: “Cenazemizi öyle hemen vermediler. Ankara’ya gittik. İstanbul’da gömdüklerini öğrendik. 267 cenazeyi öylece saklama kutularına koyup, üst üste koyarak defnetmişler. Biz anayız, savaşın son bulmasını istiyoruz. Barış istiyoruz. Başkaları neden bayram günü mezarlıklarını ziyaret edebiliyor da biz edemiyoruz. Dert, keder ve acı içindeyiz. Mezarımızı dahi ziyaret edemiyoruz. Neden yıktılar? Kürt olduğumuz için yıktılar. Bize hak görmüyorlar. Niye, biz Kürtlerin de hakkı yok mu? Allah onları nasıl yaratmışsa bizi de öyle yaratmış. Çocuklarımız ana dillerini istiyorlar. 67 yaşındayım ama Türkçe bilmiyorum. Dilimiz için kimliğimiz için çocuklarımız dağlara çıktı, can verdiler. Öldürdükten yıllar sonra da kemiklerini mezardan çıkarıp, kaçırdılar.”

Çocuklarımıza doyamadık

 Kızlarına mezarında bile rahat verilmediğini söyleyip, “Böyle bir hakkaniyet olabilir mi?” diye soran anne, yaşadıkları yüzünden gece uykusuna hasret kaldıklarını ifade etti. Anne Elma, “Biz anayız. İstiyoruz ki çocuklarımız yaşasın. Haklarımız olsun istiyoruz. 28 yıl oldu kızım gitti. Gözümüze uyku girmemiş, unutmuyoruz. Bunca yıl ne anladım hayatımdan…” dedi.

Cenazeye bile mutlu oluyoruz

Cenazelere yönelik politikalara anlam veremediklerini de söyleyen çizen Elma, şunları ifade etti: “Cenazemizi bulduğumuzda mutlu olmuştuk. İnsan cenaze için mutlu olur mu? Ama biz cenazemizi bulduğumuz için mutlu olduk. Artık ziyaret edecek bir mezarımız var, dedik. Bunu bile bize çok görmüş olacaklar ki kemikleri bile mezardan kaçırdılar. Kemiklerden bile korkuyorlar, ne yapalım. Yıllar boyunca mağaralarda, kayalıklarda gömülü mezarları toplayıp mezarlığa gömene kadar neler çektiğimizi Allah biliyor. Ne büyük zorluklarla büyüttük çocuklarımızı. Neden kendi mezarları çiçekli, güllü neden bizimkiler kutular içinde? Vahşettir.”  MA/BATMAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.