Kemiklerimizden bile korkuyorlar

 HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Bölge Sözcüsü Sabahat İnal Acar

HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Bölge Sözcüsü Sabahat İnal Acar

  • AKP-MHP iktidarının bu uygulamalarının din ve Kürt karşıtı bir yaklaşım olduğunu belirten HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Bölge Sözcüsü Sabahat İnal Acar, “Bu uygulamalar Emevi ve Firavun uygulamalarıdır. İnsanlık dışı uygulamalardır. Siyasetlerini, Kürtlerin kanı üzerinden devam ettiren bu iktidar mezarlıklara, cenazelere saldırarak, faşist kitlesine oynuyor. Kürtlerin acı çekmesinden haz alan bir kitle var” dedi.  

Kürt sorununda çözümü savaş politikalarında arayan AKP iktidarı, 2015 yılında yeniden döndüğü çatışmalı süreçle birlikte cenazelere ve mezarlıklara da saldırılara başladı. İlan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında yaşamını yitiren Ekin Wan’ın (Kevser Eltürk) bedeninin teşhir edilmesi, Şırnak’ta Hacı Lokman Birlik’in cansız bedeninin zırhlı araca bağlanarak sürüklenmesiyle başlayan uygulamalar, daha sonra yaşamını yitirenlerin cenazelerinin 15 gün içinde teşhis edilmemesiyle “kimsesiz” adı verilen mezarlıklara defnedilmesiyle sürdürüldü. DNA sonuçları aylarca, yıllarca açıklanmayan yüzlerce cenaze, benzer şekilde ailelerine verilmeyerek “kimsesiz” adı verilen mezarlıklara defnediliyor. 

Savaş ve çatışmalı süreci başlatan AKP, HPG’lilerin bulunduğu mezarlıkları da bombaladı. Bu saldırılar, birçok kentte bulunan HPG ve YPS’lilerin mezarlarının tahrip edilmesiyle sürdürüldü. Bunun yanı sıra ailelerine teslim edilen HPG ve YPS’lilerin dini vecibelerinin yerine getirilmesi engellendi, ailelerinin taziye kurmalarına izin verilmedi. 

Bin 644 mezar yok edildi

Uluslararası Mezopotamya Adalet Gözlemevi (Mezopotamia Observatory of Justice-MOJUST), Türkiye’de Kürtlere ait mezarlıklara ve cenazelere yönelik 2015-2020 yılları arasında yapılan saldırılara ilişkin hazırladığı raporda, 18 mezarlığın polis ve askerler tarafından tamamen yıkıldığını tespit edildi.  Raporda en az bin 644 mezarın tamamen yok edildiği, 2 bin 926 mezarın ise tahrip edildiği bilgisi yer aldı. 

İmama izin verilmedi

İktidarın cenazelere yönelik uygulamalarının son örneği ise Siirt’te yaşandı. Bitlis’in Hizan ilçesinde 14 Temmuz’da başlayan ve 28 Temmuz’a kadar devam eden çatışmalarda yaşamını yitiren YJA-STAR’lı Gurbet Kaymaz’ın cenazesinde Zevye Mezarlığı’nı ablukaya alan polis, dini vecibelerinin yerine getirilmesine ve imamın gelmesine izin vermedi.

Ailesinden sadece 10 kişinin cenazeye katılmasına izin veren polis, cenazenin dini vecibelerinin yerine getirilmesini tehditlerle engelledi. Kaymaz’ın cenazesi, dini vecibeleri yerine getirilmeden aile bireyleri tarafından defnedildi. Cenazelere dönük saldırılara tepki gösteren HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Bölge Sözcüsü Sabahat İnal Acar, yaşananları “vahşet” olarak nitelendirdi.

Haz alan bir kitle var

AKP-MHP iktidarının bu uygulamalarının din ve Kürt karşıtı bir yaklaşım olduğunu belirten Acar, “Bu uygulamalar Emevi ve Firavun uygulamalarıdır. İnsanlık dışı uygulamalardır. Siyasetlerini, Kürtlerin kanı üzerinden devam ettiren bu iktidar mezarlıklara, cenazelere saldırarak, faşist kitlesine oynuyor. Kürtlerin acı çekmesinden haz alan bir kitle var. AKP’de bu kitleye oynuyor. Siyasetini bunun üzerine kuruyor” dedi.  

Allah’a şirk koşuluyor

Cenazeler dönük saldırılar ile Allah’ın kurallarına şirk koşulduğunu kaydeden Acar, “Peygamber efendimiz, yorulduğu için mezarlığın kenarına oturan bir kişi için ‘Ateşin üzerine oturmuştur’ demiştir. Ancak AKP-MHP iktidarı mezarlıkları bombalıyor, tahrip ediyor, yakıp, yıkıyor. Newala Qesaba’da olduğu gibi mezarlık üzerine villa yapıyor. Cenazelere saldırıyor. Dini tüm kuraları yok sayıyorlar. Bir insan yaşamını yitirdiyse ve dini vecibeler ile defnedilmek isteniyorsa, bunun önüne geçilemez. Bunu yapmak dinden çıkmaktır. Allah’ın kurallarına karşı gelmektir” diye konuştu.

Kemiklerimizden korkuyorlar 

AKP-MHP iktidarının Kürtlerin kemiklerinden dahi korktuğunu vurgulayan Acar, “Aysel Tuğluk’un annesine yapılanlar, Sêrt’e Gurbet’in cenazesine yapılanlar… Bunlar dini kanunlara karşı geliyorlar. Kuran’a karşı geliyorlar. Cenazelere uygulanan bu yaklaşım, insanlığın bittiği, vahşetin yaşandığı bir durumdur. Mezarlık çevresindeki ablukalar, cenazede sayı kısıtlaması, imam, taziye ve camiye izin verilmemesi, yoldaki zulüm derhal son bulsun. Cenazelere uygulanan bu vahşet derhal son bulsun” çağrısında bulundu. 

FETHİ BALAMAN/MA/SİİRT

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.