
Uluslararası Hrant Dink Ödülleri, 15 Eylül Salı akşamı yapılan törenle yedinci kez sahiplerini buldu. Bu yıl uluslararası ödül, ‘kadın hakları savunuculuğu alanında öncü bir ses olması ve ülkesindeki insan hakları savunucularının uğradığı baskılar konusunda uluslararası farkındalık yaratması’ nedeniyle Suudi Arabistanlı kadın hakları savunucusu Samar Badawi’ye layık görüldü.
34 yaşında, 2 çocuk annesi Badawi’nin ağabeyi, ‘Özgür Suudi Liberaller’ bloğunun kurucusu Raif Badawi ve kocası insan hakları avukatı Waleed Abu al-Khair de hükümet tarafından terörizm suçuyla yargılanarak, kırbaç ve hapis cezasına mahkum edilmiş durumda.
Tehditler yüzünden sessiz
Suudi Arabistan hükümeti tarafından kendisine uygulanan seyahat yasağı yüzünden Türkiye'ye gidemeyen Badawi’nin ödülünü, onun çalışma arkadaşı Elsa Saade aldı.
Agos gazetesinden Fatih Gökhan Diler'in görüştüğü Elsa Saade, Badawi'nin durumuna ilişkin bilgi verdi. Badawi'nin büyük risk altında olduğunu belirten Saade, "Şu an pasaportu elinden alınmış durumda. Seyahat edemiyor. Yaklaşık bir sene öncesine kadar farklı ülkelere gidip oralarda konferanslara katılabiliyordu. Birkaç ay önce de kendisiyle tüm irtibatımız kesildi. Hükümetten gelen tehditler yüzünden sessiz kalmayı tercih ettiğini düşünüyoruz. İki çocuğu var, eşi ve kardeşi hapishanede, kendisi de büyük risk altında" dedi.
'Samar'ın hayali gerçek oluyor'
Badawi'yi verdiği mücadeleye kendini adamış bir kadın aktivist ve sevgi dolu bir insan olarak tanımlayan Saade, Badawi'nin, Suudi Arabistan’da kadınların araba kullanabilmesi için savaşan ve kadınların seçme ve seçilme hakkını talep edenlerden biri olduğunu ifade etti. Samar'ın bu hayalinin gerçek olduğunu, kadınların Aralık ayındaki yerel seçimlerde oy kullanabileceğini belirten Saade, "Bu çok büyük bir başarı ve ülkedeki kadınlara çok büyük bir umut kapısı aralıyor. Ancak, oy kullanmaya gidecek kadınları, sandığa eşleri götürmeyecek mi? Eşlerinin o kadınları etkilemeyeceği, oyunu zorla kendisinin istediği tarafa verdirmeyeceğinin garantisi var mı? Oyunu kullandıktan sonra kadını kim koruyacak?" diyerek kaygılarını dile getirdi. Saade, Badawi ve arkadaşlarının ülkeyi yavaş yavaş derinden etkilediğini söyledi.
Aktivistler için iletişim riskli
Elsa Saade, Suudi Arabistan’daki insan hakları savunucularının düşük bir profil sergilemek zorunda kaldığını, internette anonim isimler kullandığını, e-posta, mesajlaşma gibi yöntemlerle iletişime geçmenin onlar açısından çok riskli olduğunu, çok ağır işleyen bir güvenlik protokolünden geçerek birbirleriyle konuşabildiklerini de aktardı.
Samara Badawi kimdir?
Badawi, insan hakları mücadelesine Suudi Arabistan’daki ‘erkek vesayeti’ sistemine karşı durarak başladı. Kendisine 15 yıl boyunca istismarda bulunan babasını mahkemeye veren Badawi, kadınların seçme ve seçilme hakkı ve ülkede kadınlara uygulanan araç kullanma yasağıyla savaştı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından, çalışmalarına son vermesi için tehdit edilen Badawi’nin pasaportuna el kondu. Seyahat yasağı ve tüm diğer engellemelere rağmen, insan hakları alanındaki mücadelesine devam ediyor.
HABER MERKEZİ