
Güney Kürdistan'daki mülteci kamplarında yapılan kadın ticaretine tepki gösteren kadın hakları aktivisti Kejal Nurî, yerel hükümetin siyasi süreci yönetememesinden dolayı kadın ticaretinin gündeme girdiğini söyledi. Nurî, Güney Kürdistan'da kadın ticareti yapanları takip edecek, soruşturacak hiçbir resmi kurumun olmadığına da dikkat çekti.
Güney'de kadın ticaretinin artmasının bölgedeki siyasi ve askeri karışıklıklar sonucunda ortaya çıktığını ifade eden Nurî, "Nerede insanlığa bir müdahale ve saldırı olsa, ilk saldırılan her zaman kadın oluyor. Göçmen ve mülteci sayısı arttığında, Kürdistan bölgesi siyasi olarak süreci yönetememiş ve kadın ticareti gündeme girmiştir” dedi.
'Üstesinden gelecek bir kurum yok'
Kadın aktivisti, kadın ticaretinin arkasında siyasi parti sorumlularının olmasının kadın örgütlerinin elini bağladığını, çünkü birçok kadın örgütlenmesinin partilere bağlı olduğunu kaydetti. Nurî, “Kadın ticareti yapan kişileri takip edecek, araştırıp soruşturacak hiçbir resmi kurum yoktur. Bu nedenle suçluların ortaya çıkarılması son derece zordur. Kadın alanında faaliyet yürüten örgütlenmelerin önemli bir kısmı parti organlarına bağlıdır. Bağımsız kadın örgütlenmeleri olmadığından, bu örgütler ciddi bir şey yapamazlar. Mevcut kadın örgütlenmeleri kendi partilerinin propagandasını yapıyor. Her alanda çok dar bir iktidar, hakimiyet alanı söz konusu” diye konuştu.
'Bağımsız örgütler etkinliğini arttırmalı'
Kadın ticareti gibi hassas ve tehlikeli konuların üstesinden gelmek için siyasi, ekonomik ve hukuki hakimiyet alanlarının geniş olması gerektiğine işaret eden Kejal Nurî, böyle bir kadın örgütlülüğün söz konusu olmadığını söyledi. Nurî, bu konuda bağımsız kadın örgütlerinin etkinliklerini arttırması gerektiğinin altını çizdi.
BERHEM LETİF/ROJNEWS/GERMIYAN
Ne olmuştu?
ABD Dışişleri Bakanlığı Temmuz ayının ilk günlerinde ‘İnsan Kaçakçılığı’ başlıklı bir rapor yayınlamış, Güney Kürdistan'da bazı şebekelerin Suriye ve Irak’tan gelen göçmen kadınların ticaretini yaptığını belirtmişti. Raporda insan kaçakçılığı faaliyetlerinin Kürdistan bölgesel yönetimi asayiş memurlarının ve sınırlardaki yetkililerin bir kısmı tarafından organize edildiği ifade edilmişti. Duhok'ta bulunan Rojava ve Suriye'den gelen mültecilerin kaldığı Dumiz Kampı'ndaki araştırmalarda ise, kadınların kamptan zorla çıkartıldığı, çocukların zorla ve kısa süreli evlendirildiği ve Bağdat ve Kürdistan bölgesinin diğer kentlerinde kadın ticareti ve fuhuş sektöründe kullanıldığı vurgulanmıştı.
Kongra Star Güney Kürdistan Temsilciliği sorumlusu Cîhan Xelîl de “Dumiz Mülteci Kampı'nda bu işi örgütleyen KDP peşmerge komutanlarından A.V. ismindeki şahıstır“ diyerek dikkati çekmişti.
Konu ile ilgili Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin yanısıra kadın kurumlarının sessizliği dikkat çekici derecede sürüyor.
HABER MERKEZİ