Bahara girdik. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü”nü Kürt devriminin çile çiçekleri Kürt kadınları, kadın serhildanına dönüştürdüler. Ardından Ulusal Yas Günlerimizden birisi olan 16 Mart 1988 Halepçe Katliamı’nın 26. yıldönümünün buruk bir biçimde, yüreğimiz kan ağlayarak andık, bilince çıkarttık. Üç gün sonra 21 Mart Newroz bayramıdır. Kürtler yeni takvim yılına girişi, direnişin sembolü olan ulusal bayramlarını coşku içerisinde kutlayacaklar.

Bir yılı daha geride bıraktık. 2013 Newrozu’nun finali Diyarbekir’de milyonların katılımı ile kutlanmıştı. Kürdistanlılar Öcalan’ın “Newroz” mesajının okunmasını büyük bir sabırla dinliyordu. Öcalan mazlumların Newrozunu kutlarken, Ortadoğu’nun tüm mazlumlarına umut dağıtıyordu.
Silahlı mücadele döneminin sona erdiğini, ancak bundan böyle mücadelenin demokratik alanda süreceğini söylüyordu. Bunun içinde ilkönce silahların susmasını, demokratik mücadele için gerekli zeminin oluşturulmasını istiyordu.
Öcalan’ın Newroz mesajı Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Kandil, “Önderliğimizin arkasındayız” mesajını verdi. 8 Mayıs’tan itibaren gerilla “Medya Alanları”na çekilmeye başladı. Türk silahlı kuvvetleri operasyonlarını göreceli olarak durdurdu. Her iki tarafın dikkatli tutumu geri çekilme sırasında olası kayıpları önledi.
BDP bir önceki ateşkes döneminden daha güçlü bir biçimde sürece katılarak rolünü elinden geldiğince oynadı. Türkiyeli aydınlar, demokratlar bir önceki ateşkes süreçlerine oranla daha duyarlı davranış içerisine girdiler.  Sürece olumsuz yaklaşanlarda oldu. Bunların başında MHP, CHP, Ulusalcılar, Ergenekoncular, onların yeni ittifakçısı cemaat, Türk Yargı sistemi geliyordu. AKP ise diş kovuğunu dolduran reformlarla durumu idare etmeye, süreci zamana yayarak sulandırmaya çalışıyordu.
Koca bir yıl içerisinde ikinci aşamaya geçmenin önemli ayağı olan “yasal çerçeve” çizilemedi, demokratik bir anayasa yapılamadı, son yasal değişikliklerle Kürt katilleri serbest bırakılırken, Kürt siyasetçiler yasal değişikliklerden faydalanamadılar. Tutukluluk süreleri beş yılı geçenler dağa çıkabilirler gerekçesi ile özgürlüklerine kavuşamadılar. Oysa ki bu insanlar serbest oldukları dönemde isteselerdi gayet kolay bir biçimde dağa çıkabilirlerdi. Çıkmadılar özgürlük mücadelelerini yasal zeminde yürüttüler. Öcalan’ın koşullarında BDP heyetlerinin ziyaretleri dışında hiç bir değişiklik olmadı.
Üç gün sonra yine Diyarbekir’de Newroz alanında “baharın gelişi, toprağın uyanışı, direnmenin sembolu” olan Newroz bayramı kutlanacak. Öcalan’ın yeni Newroz mesajı Kürtçe ve Türkçe olarak okunacak. Kürtler yeni Newroz mesajında nelerin dile getirlmiş olacağını merakla ve umutla bekliyorlar. Yeni Newroz mesajı ile ilgili malum çevrelerin yeni mızmızlanmalarına, spekülasyonlarına şahit olacağız. Bunlar önemli değildir. Önemli olan AKP Hükümeti’nin seçim sonrası tavrıdır. Ak ile kara gün gibi su yüzüne çıkacak. KCK son açıklamasında AKP’nin artık muhatap olmak yetkisini kaybettiğini açıkladı. Yeni önerilerini kamuoyu ile paylaştı. HPG Genel Komutanı Murat Karayılan “Öcalan ve siyasi tutsaklar özgürlüklerine kavuşmadan gerillanın silahını bırakmıyacağını” açıkladı.
Mahalli seçimlere ise çok kısa bir zaman kaldı. Öcalan’ın elinin güçlü olabilmesi için seçimlerden güçlü olarak çıkılması gerekiyor. BDP/HDP’nin oylarının yüzde 10’u aşacağı, BDP’nin geçen seçimlerde kazandığı Belediye Başkanlıklarını ikiye katlıyacağı bekleniyor. BDP Kürdistan’da önemli bir rüzgar yakaladı. Batı’da yaşayan Kürtlerin HDP’nin seçimlerden güçlü çıkmasını sağlamak için çalıştığı ortadadır. Türkiyeli demokratlar, emekçiler, liberallerde aynı çalışmayı yaparlarsa BDP/HDP’nin oy oranının daha yükseklere çıkması mümkündür. Newroz kutlamalarındaki çoşkuyu sandıklara taşımanın, sandık güvenliği sağlamanın önemli olduğu bilince çıkartılmalı. Şafakın sökmesi umudu ile hepinizin Newroz bayramını kutluyorum. 


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* PKK Genel Sekreteri A. Öcalan 18 Mart 1993’te Lübnan’ın Bar Allias şehrinde düzenlediği basın toplantısında ilk defa tek taraflı ateşkes ilan etti.
* 21 Mart 1937 tarihinde Pax ve Kalmut nahiyelerini birbirine bağlayan Harçik Suyu üzerindeki Pax Köprüsünün yakılması, yakınındaki karakolun basılması ile Dersim Milli Kürt Hareketi başladı.
* 21 Mart 1982 tarihinde PKK kurucularından Mazlum Doğan teslimiyeti ve Diyarbakır E Tipi Cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için yaşamına son vererek, şehit oldu.
* 21 Mart 1990 tarihinde Zekiye Alkan kendisini Diyarbakır surlarında, 21 Mart 1992 de Rahşan Demirel İzmir Kadifekale’de kendilerini yakarak yapılan baskıları protesto ettiler.
* 22 Mart 1994’te Ronahi ve Beritan kendilerini Almanya’nın Mannheim kentinde bir ormanda yakarak Newroz’un yasaklanmasını protesto ettiler.
* 23 Mart 1960 tarihinde büyük Kürt Alimi Bediüzaman Said’e Kurdî Urfa’da 87 yıllık zulüm, sürgün, hapishane yaşamına veda ederek hak’a yürüdü. Cenazesi Urfa’da İbrahim Halil Dergah’ında dini vecibeleri yarine getirildikten sonra toprağa verildi.