Bakanlar tartıştı, sıra liderlerde
Dünya Haberleri —

.
- ABD Kongresi ve Temsilciler Meclisi'nin kanatlarının Türkiye’ye yaptırım gündeminin önünü açan tasarıyı kararlaştırılmasının ardından AB Dışişleri Bakanları'nın dün yapılan toplantısında Türkiye'ye olası yaptırımlar için zemin arandı.
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları dünkü toplantılarında Türkiye'ye yönelik yaptırımlar ve bunların yasal zemini tartışıldı.
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, 10-11 Aralık’ta Brüksel'de toplanacak Avrupa Birliği Zirvesi öncesinde, Doğu Akdeniz’de başta Yunanistan, Kıbrıs ve Fransa’yla anlaşmazlık yaşayan Türkiye’ye yönelik muhtemel yaptırımları görüşmek üzere dün toplandı.
Maas: Çok çalıştık ama olmadı
Toplantı öncesi konuşan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas "Son aylarda Türkiye ile bir diyalog kurabilmek için çok çalıştık. Fakat çok fazla provokasyon oldu ve Türkiye'nin Yunanistan ve Kıbrıs ile yaşadığı gerilimler doğrudan görüşmeleri engelledi. Bu yüzden bunun sonuçlarının neler olabileceğini konuşacağız ve görüşümüzü liderler zirvesine ileteceğiz" dedi.
Bakanların görüşü yaptırım uygulanması yönünde olursa Perşembe günkü AB liderler zirvesinde bu konu tekrar gündeme gelecek ve nihai kararı AB liderleri alacak. Liderler, Ekim’deki zirvede Türkiye'den, Doğu Akdeniz'deki tartışmalı sularda sondaj faaliyetlerine son vermesini talep etmiş, aksi takdirde bunun sonuçları olacağı uyarısında bulunmuştu. Zirve öncesinde Oruç Reis'i bakım için limana çeken Türkiye, zirvenin ardından bakımın tamamlandığını açıklayarak sondaj faaliyetlerine tekrar başlamıştı.
Artık gereken yapılmalı
Konuyla ilgili Reuters'a konuşan AB yetkilileri, Libya, Suriye ve Rusya hakkındaki fikir ayrılıkları ile Türkiye'deki otoriter yönetimin AB'nin Türkiye'ye karşı tutumunu daha sert bir hale getirdiğini söyledi. Üst düzey bir AB yöneticisi, "Durumun Ekim ayından daha iyi olduğunu iddia eden tek bir AB yöneticisi bile tanımıyorum" dedi ve ekledi: "Liderler artık gerekeni yapmalı. Bu konudaki taleplerimiz henüz yerine getirilmedi."
AB, Türkiye'nin araştırma kaptığı sularda Kıbrıs ve Yunanistan'ın da hak iddia etmesi nedeniyle bu aramaların sonlandırılmasını ve konu hakkında müzakere yürütülmesini talep ediyor. Yunanistan ise Türkiye'nin devam eden sondaj faaliyetleri nedeniyle bunun imkansız olduğunu söylüyor.
Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, geçen hafta Türkiye'ye yaptığı çağrıda Türkiye'nin geri adım atıp ardından bundan vazgeçtiği; "kedi-fare" oyunlarına son vermesi gerektiğini söylemişti.
Almanya belirleyici konumda
Türkiye'ye yönelik yaptırımların anahtarı ise AB Konseyi'ne altı aylığına başkanlık yapan Almanya'nın elinde. Almanya, Ekim’deki yaptırım çağrılarının ardından yaptırım yerine arabuluculuk yapılmasına yönelik politika izlemişti.
Reuters'a konuşan diplomatik bir kaynak, "Oruç Reis'i Ekim zirvesinden hemen sonra tekrar göreve başlatmak Türkiye ve Yunanistan için ciddi mesai harcayan üye ülkeler tarafından hoş karşılanmadı" dedi ve ekledi: "Almanya'nın sabrının bile bir sınırı vardır."
Fransa ve Parlamento bastırıyor
Reuters'a göre Fransa ve AB Parlamentosu da gaz tartışmasını iç siyaset için kullandığını düşündükleri Türkiye'ye yönelik yaptırım içi bastırıyor. Bir diğer AB diplomatı ise "Yaptırımlar masada ama bu otomatik bir süreç değil" dedi.
İnsan hakları rejimi
Bakanlar toplantısında AB’nin küresel çaptaki insan hakları ihlallerine yaptırım uygulanmasını öngören İnsan Hakları Yaptırım Rejimi de karara bağlandı. Maas, “Bu AB’nin gelecekte ağır insan hakları ihlallerine yaptırım uygulayabileceği anlamına geliyor. İşkence yapan, insan ticareti yapan, insan haklarına saygı göstermeyenler artık Avrupa’da dertsiz tasasız alışveriş yapamayacak” dedi.
Türkiye için de uyarı
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn da 10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü öncesinde AB’de kabul edilen yeni insan hakları rejiminin önemine vurgu yaptı. Yaptırım mekanizmasıyla, insan haklarına saygı göstermeyenlere ve bu hakları ihlal edenlere yaptırım uygulanacağının altını çizen Asselborn, bunun aynı zamanda “Türkiye için de bir uyarı olduğunu” söyledi.
Schallenberg: Net olmalıyız
Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg ise toplantı öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye ile ilişkileri “stratejik bir sınama” olarak nitelendirdi. Schallenberg, şunların altını çizdi: “Ankara’nın izlediği politikalar artık tarafımızca kabul edilemez ve artık çok açık, net bir dil kullanmalıyız. AB liderler zirvesinde bu hafta somut ve açık kararlar alınabilmesi için bugün gerekli hazırlıkların yapılabilmesini bekliyorum.”
Welt gazetesine de konuşan Schallenberg, BM’nin Libya’ya silah ambargosunun etkin bir şekilde denetlenebilmesi için deniz denetimlerinin yeterli olmadığını, kara ve havadan da denetimlerin yapılması gerektiğini; İrini misyonuna havadan yapılacak denetimlerin de dahil edilmesini istediklerini kaydetti. Schallenberg, insansız hava araçlarıyla, Mısır-Libya sınırının da denetlenebileceğine işaret etti.
Gözler 11 Aralık’taki zirvede
Dışişleri bakanları toplantısından sonra gözler AB liderlerin 11 Aralık’ta yapacağı zirvede. Avrupalı liderler son olarak 1-2 Ekim tarihlerinde Türkiye gündemiyle toplanmış, uzun saatler süren görüşmeler sonrasında Ankara’ya diyalog için fırsat verilmesi kararlaştırılmıştı. Ankara’ya 11 Aralık’a kadar politikalarını gözden geçirmesi için süre tanınmış aksi takdirde yaptırımların gündeme gelebileceği açıklanmıştı.
Türkiye 'anlayış' bekliyor
Türkiye ise önce Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın ardından da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptığı açıklamalarla yaptırım hazırlığındaki Avrupa Birliği’nden 'anlayış' beklediğini tekrarladı.
Antalya’da bulunan Akdeniz Üniversitesi’nin Doğu Akdeniz Çalıştayı’na video mesaj gönderen Erdoğan, Doğu Akdeniz’de yaşanan sorunların Yunanistan ve Kıbrıs’tan kaynaklandığını ileri sürdü, birkaç aydır lümpen bir üslupla hakaret ettiği Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ilgili bu kez herhangi bir söz sarfetmedi. Erdoğan, “Şayet Akdeniz'de kalıcı çözüm yolunda mesafe alınmak isteniyorsa diplomasiye şans tanınmalıdır. AB, içine düştüğü stratejik körlükten bir an önce kurtulmalı, Rum Kesimi ve Yunanistan tarafından Doğu Akdeniz’in bir ‘koçbaşı’ gibi kullanılmasına müsaade etmemelidir” dedi. Türkiye’nin Doğu Akdeniz'e kıyıdaş tüm bölge ülkelerin ve Kıbrıs Türklerinin de yer alacağı bir Doğu Akdeniz konferansı düzenlenmesi önerisinin halen masada durduğunu söyleyen Erdoğan, Ankara’nın uzattığını iddia ettiği elin havada bırakılmamasını istedi.
Aynı çalıştay kapsamında düzenlenen ilk oturumda konuşan Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Yunanistan’ın maksimalist yaklaşımından vazgeçmediğini bunun da müzakerelerin önünü tıkadığını ifade etti. Çavuşoğlu, “Avrupa Birliği, Türkiye’yle ilişkilerinde karar vermeli. Ya göç, vize serbestisi, terörle mücadele, Gümrük Birliği gibi birçok alanda işbirliğimizi ‘kazan kazan’ şeklinde devam edecek ya da iki tane şımarık ülkenin etkisiyle kararlar alınacak, gerginlik devam edecek. Kararlar, yaptırımlar neyse sorunların çözümüne bir katkısı olmayacak. Tam tersine işler tersine gider” dedi.
Yaptırım sürpriz olur
Gazeteci-yazar Mustafa Kemal Erdemol, birçok ülkenin bu toplantıda Türkiye’ye yaptırım uygulama çağrısı yaptığını, bir yaptırımın uygulanmasının sürpriz olacağını belirtti. MA’dan Ferhat Çelik’e konuşan Erdemol, şöyle devam etti: “Zaman zaman bu toplantılarda Türkiye’ye yaptırım konusu gündeme gelir. Birkaç hafta önce Fransa ve Yunanistan yaptırım çağrısı yaptı fakat bu çağrı taraftar bulmadı. Sert söylemler gündeme gelebilir fakat yaptırımlar o kadar kolay değil. Neden yaptırım yapamazlar? Şimdi Türkiye Akdeniz, Suriye ve Kafkasya’da Rusya ile birliktedir. Bir yaptırım kararı Türkiye’nin tamamen kaybedilmesi anlamına gelir AB ve ABD açısından. Dolayısıyla bu kararı vereyim derken, Rusya’yı güçlendirmiş olur. Böyle kaygılar var. Evet, Fransa, Kıbrıs ve Yunanistan bunu istiyor ama Almanya bu konuda çok temkinli. Merkel bu konuyu konuşacağız diyor ama yaptırıma pek yanaşmıyor, çünkü bu Rusya’nın elini güçlendirir, diye korkuyorlar. O nedenle 10 Aralık’ta bir yaptırım kararı çıkarsa benim için de sürpriz olur. Ya da yaptırım kararı çıkarsa bile çok etkisiz olacak kalemlere yönelik olabilir.”
Yaptırım çok şey kaybettirir
Türkiye’nin AB ülkeleri ile çok ciddi anlaşmaları olduğunun altını çizen Erdemol, şunları söyledi: “En önemli iş birliği de Almanya ile. O yüzden Almanya böyle bir yaptırım uygulanmasını istemiyor. Eğer bir yaptırım kararı çıkarsa Türkiye çok şey kaybeder. Mesela AB ve ABD’nin Rusya’ya yaptırımları oldu ama hangi konuda yaptırım uygulandıysa Rusya o konuda kendisini güçlendirdi ve üretim yaptı. Aynı şey İran için de geçerlidir. Türkiye’ye uygulanan yaptırımlarda kendi kalemlerini oluşturabilecek mi? Asıl mesele budur. Eğer oluşturamazsa o zaman etkisi çok büyük olur.”
BRÜKSEL







