
- Ceza infaz kurumlarında sağlık hizmetleri; Adalet, Sağlık ve İçişleri bakanlıkları arasında imzalanan 'Üçlü Protokol' kapsamında, Sağlık Bakanlığı'nın görevlendirdiği doktorlar aracılığıyla yürütülmektedir.
- İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda da sağlık hizmetleri, Bursa Sağlık Müdürlüğü tarafından görevlendirilen aile hekimi ve sağlık memuru tarafından kesintisiz bir şekilde sürdürülmektedir.
- Kurumda barındırılan hükümlüler, istedikleri zaman kurum doktoruna muayene olabilmekte, doktorun gerekli gördüğü durumlarda, Bursa Sağlık Müdürlüğü tarafından görevlendirilen uzman hekim tarafından da gerekli muayene ve tetkikler yapılmaktadır.
- Bu kontroller sonrası ihtiyaç duyulması halinde ileri tetkik ve tedavi gerektiren bir durum söz konusu olduğunda tüm hükümlülerin sevk edileceği tam teşekküllü sağlık kuruluşları da belirlenmiştir.
- Bunların yanı sıra Türkiye'deki tüm Ceza İnfaz Kurumları ulusal ve uluslararası denetimlere açıktır. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) 1 Şubat 1989 tarihinden bu yana, düzenli aralıklarla cezaevlerinde inceleme yapmakta ve cezaevlerine ilişkin durumu raporlandırmaktadır. Bu kapsamda, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Haziran 2013'de, doktorların da içinde olduğu CPT heyeti tarafından ziyaret edilmiş ve gerekli denetimler yapılmıştır.
- Kurum doktoru, CPT heyetlerinin verileri ve 16 Temmuz 2013 günü değişik branşlardan uzman doktorların yaptıkları muayenelere göre, hükümlü Abdullah Öcalan'ın genel sağlık durumuna ilişkin herhangi bir olumsuzluk söz konusu değildir.
- Bu bilgilere rağmen: sağlık konusu üzerinden yapılan spekülasyonların çözüm sürecini olumsuz etkilemeye yönelik sonuçlarının olabileceği değerlendirilmektedir.
Buldan:Açıklama yeterli değil
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Adalet Bakanlığı'nın Öcalan'ın sağlık durumuna ilişkin yaptığı açıklamanın yetersiz olduğunu söyledi.
Buldan, mevzuatlar çerçevesinde bir kontrolün söz konusu olduğunu vurgulayarak, "Oysa Sayın Öcalan sıradan bir hükümlü değildir. Mevzuat dışında da kontrollerin yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda TTB ve DTK'nin adaya gitmek yönünde başvuruları var. Bunun yanı sıra bizim hükümet ile görüşmelerimizde sunduğumuz başka alternatifler var. Bakanlığın yaptığı açıklama olumlu ama yeterli değildir. Çünkü Sayın Öcalan sıradan bir hükümlü değildir. Sayın Öcalan'ın bizim yaptığımız görüşmelerde üst solunum yollarındaki rahatsızlıklarını biliyorum. Ondan acilen bağımsız bir heyet gitmelidir. Bu olumlu bir ilerleme sağlar" dedi.
BDP heyeti İmralı'ya gidiyor
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 21 Temmuz'da Öcalan ile toplantı yapmak için İmralı'ya gidecek. BDP heyeti, en son 24 Haziran'da İmralı Adası'na gitmişti.
Ailelerden başvuru
Öcalan'ın dayısı Süleyman Arslan ve dayısının oğlu Mehmet Arslan'ın yanı sıra İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi'ndeki tutsaklardan ikisinin aileleri, yakınları ile görüş için başvuruda bulundu.
Öcalan'ın dayısı Süleyman Arslan ve dayısının oğlu Mehmet Arslan'ın yanı sıra İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi'nde tutulan tutsaklardan Şeymus Poyraz'ın kardeşi Felek Cızlamaz ve Cumali Karsu'nun kardeşi Hanifi Karsu, İmralı Adası'na giderek yakınlarıyla görüşmek için Bursa Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruda bulundu. Başvuruya olumlu yanıt verilmesi durumunda ailelerin Pazartesi günü İmralı Adası'na giderek, yakınları ile görüşmesi bekleniyor.
Öcalan'ın dayısı Süleyman Arslan'ın daha önce de bir kez İmralı Adası'na gitmek için başvuruda bulunduğu fakat reddedildiği, bu başvurusunun uzun bir sürenin ardından yaptığı ikinci başvuru olduğu öğrenildi.