
Anne Medina Kaymaz, İmralı F Tipi Cezaevi'nde tutulan oğlu Bayram Kaymaz ile en son Nisan 2011'de görüştü. Tüm girişim ve başvurularına rağmen İmralı'ya götürülmeyen anne, o günden itibaren oğlundan tek bir mektup, faks alamadı, telefonla da görüşemedi. İHD İzmir Şubesi aracılığıyla Adalet Bakanlığı'na başvuran anne Kaymez, oğluyla neden görüştürülmediğini sordu. Başvuruya, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdür Yardımcısı Erhan Polat imzasıyla cevap verildi. Kaymaz'ın 'kendi iradesi'yle görüşe çıkmadığı ileri sürülen cevapta şöyle denildi: "Yapılan araştırma sonucunda temin edilen bilgi ve belgelere göre adı geçen hükümlünün (Bayram Kaymaz) 31 Mart 2011 tarihinde verdiği dilekçe ile kapalı görüşlere çıkmayacağını belirtmesi nedeniyle aile ziyaretlerine kendi isteğiyle çıkmadığı. Telefonla görüşme hakkı olduğu; ancak 20 Ağustos 2011 tarihinden itibaren telefon görüşmesi için herhangi bir talepte bulunmadığı. Ayrıca 9 Mart 2011 tarihinden itibaren adı geçenin dışarıya mektup ve faks vb. göndermediği gibi dışarıdan gelen mektup ve faksları da kabul etmediği, dolayısıyla adı geçenin bu tür haklarını kendi iradesiyle kullanmadığı, kurum işlem ve uygulamalarının yasal mevzuat çerçevesinde yerine getirildiği anlaşılmıştır."
Anne: İnanmıyorum
Adalet Bakanlığı'nın cevabını kabul etmeyen anne Kaymaz, "Adalet Bakanlığı'nın öne sürdüğü bu kararlar gerçek olsaydı, 2011 yılının Nisan ayında oğlumun görüşüne gittiğimde bana aldığı bu kararlardan bahsederdi. Oğlum bir buçuk yılı aşkın süredir beni görmüyor. Onu merak etmemem için en azından bana bir iki cümlelik bir mektup gönderirdi. İki yıldır 'koster bozuk, hava bozuk' yalanlarıyla bizleri kandırıyorlar. Sürekli yalan söylüyorlar. Bana verdikleri bu cevabı oğlum adına yazıp uydurmuşlar. Oğlum bu kararları aldığına dair kendi eliyle bir faks ve mektup göndermeden ya da bana söylemeden onlara inanmıyorum" diye konuştu.
'Önce Öcalan'la görüşülsün'
Adalet Bakanlığı'nın "İmralı'ya ulaşım konusunda da herhangi bir sıkıntı yok. Öcalan'a karşı bir tecrit veya diğer mahkûmlara ayrı bir uygulama bulunmadığı" yönündeki açıklamasına tepki gösteren anne, sözlerine şöyle devam etti: "İmralı'da tecrit nasıl yok. Bunlar yalan söylüyor. Niye avukatlar İmralı'ya gitmiyor. Devletin bir ciddiyeti var. Bu devleti yönetenler yalan söylüyor. Bize açıkça 'bizler tecrit yapıyoruz. İmralı'da zulüm yapıyoruz' desinler. Avukatlar İmralı'ya gitmeyene kadar, Öcalan'la görüşmeyene kadar bizler de İmralı'ya gitmiyoruz."
DENİZ TEKİN / DİHA/İZMİR