
Yürütülen kirli savaştan dolayı, Kürdistan doğası ve hayvancılığı da ciddi zarar görmekte. 1990’lı yıllarda Türk devletinin Kürt halkına yönelik tırmandırdığı savaşta büyük ve küçük baş hayvancılık başta olmak üzere arıcılık da büyük zarar gördü. Bütün baskılara ve yıkıma rağmen Iğdırlı Ali Mang 41 yıldır arıcılık yapmaya devam ediyor. Ali Hoca olarak tanınan Ali Mang, 68 yaşında emekli bir öğretmen. Ali Mang ile arı kovanlarını koyduğu Iğdır’a bağlı Orgof (Suveren) Köyü’nün yukarısında Newala Hurçık dağının yamaçında görüştük.
Arıcıların bal çıkarma dönemi dediği döneme de bizzat tanık olduk.
Ali Hoca Îdir’da (Iğdır) arıcılık üzerine şunları söyledi:
“Bu civarda ilk arıcılığa başlayanlardan birisiyim. Bizim halkımız genellikle Serhat bölgesinde hayvancılık yapar. Arıcılığa kimse merak salmaz. Fakat bu coğrafyanın çiçek zenginliği balın kalitesi çok meşhurdur. Dağlarımızda bu zenginliği daha çok Karadenizli arıcılar kendileri için değerlendirmekte. Ağrı, Wan, Hakkari’ye doğru nereye bakarsanız Karadenizli arıcılar vardır. Hiç biri de rahatsız edilmez. Oysa Karadeniz’e çalışmaya giden Kürtler linç edilerek geri gönderilirler.”
’50 kovan arım telef oldu’
Bulunduğumuz mevkinin manzarası oldukça keyif vericiydi. Karşıda Iğdır Ovası, yanı başında Elegez dağlarını ile çevrelenen Erivan, hemen sağda karlı tepesi ile heybetli Çiyayê Agirî. Sırtını Newala Hûrçık’e dayayan arıcı Ali Hoca ile arı vızıltıları içinde yaptığımız sohbete devam ederken devletin arıcılığı teşvik edici kredilerine konu gelince eleştirisini şöyle dile getiriyor:
“Ben bu güne kadar devletten hiç bir yardım almadım. Aksine zarar gördüm. Bir keresinde kış ayında polislerin evime yaptığı baskında arı kovanlarını açmalarından dolayı 50 kovan arım telef oldu. Öte yandan hiç arıcılıktan anlamayan, arı kovanı olmayanlara krediler, teşvikler falan veriliyor. Böyle adaletsiz bir sistem var.”
‘Emeğimizin karşılığını alamıyoruz’
Ürettikleri balları kendi imkanları ile sattıklarını söyleyen Emekli Öğretmen Ali Hoca sadece öğretmen maaşı ile geçinmenin zor olduğunu söyleyerek, arıcılığın kendisi için ek gelir sağladığını belirtiyor ve balının kalitesini söylemekten de geri durmuyor. Bir kovandan mevsimin durumuna göre ortalama 50 Kg bal alabildikleri söyleyen Ali Hoca şöyle devam ediyor: “Arıcılıkta her zaman işler yolunda gitmiyor tabi ki. Bazen mevsim kurak geçiyor. O zaman arı kovanlarını genellikle Erciş’in Zilan Deresi’ne götürürüm. Eğer mevsim iyi olursa bir kovan ortalama 50 Kg bal verebiliyor. Balı satmakta zorlanıyoruz. Piyasada şeker katkılı bal çok olduğu için balın fiyatını etkiliyor. Dolayısı ile emeğimizin karşılığını alamıyoruz.”
‘Bu dağların kıymetini bilmek gerekiyor’
Tüm aile bireylerine arıcılık mesleğini öğreten Ali Hoca, 1975 yılında başladığı arıcılığı bırakmaya niyeti yok gibi görünüyor. Dağları işaret ederek konuşmasına devam eden Ali Hoca, “Bu dağlarda binbir çeşit çiçek var. Eskiden Osmanlı padişahlarına, Moskova’ya buradan bal götürüldüğü söyleniyor. Bu nedenle bu dağların kıymetini bilmek gerekiyor“ dedi.
MURAT MANG / IÐDIR