
HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ve Pervin Buldan ile İstanbul Milletvekili Sırrı Süreya Önder, Kandil’de önceki gün KCK yetkilileriyle görüştü. KCK Yürütme Kurulu üyeleriyle bir araya gelen HDP heyetinin görüşmesinin, hükümetin “çözüm zirvesi”yle eş zamanlı yapılması dikkat çekti. Kobanê, Şengal ve Mexmûr başta olmak üzere Kürdistan ve Ortadoğu’daki gelişmeler, ‘çözüm süreci’ ve AKP’nin tutumunun ele alındığı toplantıya ilişkin HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken DİHA’ya bilgi verdi.
Kobanê hayati önemde
Baluken, “KCK yetkilileri, Kürt halkının kazanımlarına yönelik kapsamlı bir saldırının devam ettiğini, IŞİD çeteleri tarafından Rojava ve Kobanê’ye bugüne kadarki en şiddetli saldırının devreye konulduğunu, bu saldırılar karşısında Kobanê ve YPG’nin kendi öz gücü ve imkanlarıyla tarihi bir direniş gösterdiğini ifade etti. Kobanê’nin tüm Kürdistan için hayati önemde olduğunu ve her dört parçadaki Kürtlerin Kobanê’yi yakından takip etmelerini ve gereken desteği sunmalarını istediler” bilgisini verdi. KCK yetkililerinin Kuzey’deki gençlere, “Kobanê direnişinde aktif olarak yer alın” çağrısını paylaşan Baluken, “Özellikle Bakur’daki halkımızın ve gençliğin her anlamda Kobanê direnişiyle birlikte olması gerektiğini, Kobanê direnişinde aktif olarak yer alması gerektiğini, bunun tarihi bir görev ve sorumluluk olduğunu belirttiler” dedi.
Ulusal birlik zamanı
“Kobanê’deki direnişe, IŞİD’e karşı bir araya geldiğini söyleyen devletlerin herhangi bir destek sunmadığını bu konuda ortaya çıkacak sonuçlardan, bugüne kadar IŞİD’i büyüten bölgesel ve küresel güçlerin de sorumlu olacağını belirttiler” diyen Baluken, şöyle devam etti: “Kobanê’de yeni bir Şengal Katliamı yaratılmak istendiğini, YPG öncülüğündeki direnişin sadece Kobanê’yi savunmak değil Kürt halkının ve insanlığın onurunu koruma amaçlı olduğunu vurguladılar. Bu gelişmelerin ulusal konferansın ne kadar önemli olduğunu tekrar ortaya koyduğunu, bu konuda yetmezliklerin aşılması için tüm Kürt parti ve örgütlerinin tarihi bir görev ve sorumlulukla karşı karşıya olduğunu söylediler.”
Tampon çözüme tehdittir
KCK yetkililerinin özellikle son dönemlerde Türkiye tarafından gündemleştirilen tampon bölge tartışmalarını yakından takip ettiklerini ve bu konuda Türkiye’nin olası bir girişiminin asla kabul etmeyeceklerini kendileriyle paylaştığını belirten Baluken, ayrıca KCK yetkililerinin Türkiye yönelik “böyle bir girişim, içerideki çözüm sürecini de tehdit eden ciddi riskleri beraberinde getirir” uyarısında bulunduğunu dile getirdi.
AKP oyalamadan vazgeçmiyor
Baluken, ‘çözüm süreci’ne ilişkinde kapsamlı görüşmeler yaptıklarını ve KCK yetkililerinin çözüm süreci bağlamında AKP’nin yaklaşımından duydukları rahatsızlıkları dile getirdiklerini söyledi. Baluken, “İçeride yürüyen çözüm süreciyle ilgili AKP’nin devletçi ve milliyetçi tutumundan vazgeçmediğini ve anadilde eğitim verecek okullara karşı saldırıların bu durumu gösterdiğini ifade ettiler. Kurumlara ve halka yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ve AKP’nin çözüm ile ilgili niyetini de bu saldırılarla dışa vurduğunu ifade ettiler. AKP’nin bir yandan ‘asimilasyon insanlık suçudur’ deyip öte yandan anadilde eğitim talebine karşı bu kadar pervasız saldırılar içerisinde olmasının büyük bir çelişki olduğunu ve bu tutumun çözüm sürecini zedelediğini dile getirdiler” diye konuştu.
Somut adımlar atılmalı
KCK yetkililerinin, “Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın büyük bir özveri ve kararlılıkla bu süreci bugüne kadar getirdiğini, süreçle ilgili artık yapılması gerekenin söz söylemek değil adım atmak olduğunu” kendileriyle paylaştığını dile getiren Baluken, KCK’nin talep ve beklentilerini de şu sözlerle dile getirdi: “İmralı’da yaptığımız görüşmede Sayın Öcalan’ın belirttiği, sekreterya, izleme kurulu, müzakere heyetinin genişlemesi konusunda ve yine Kürt halkı adına müzakereleri yürüten Sayın Öcalan’ın koşullarının değiştirilmesi gerektiği konusuna bir an önce adım atılmasını beklediklerini ifade ettiler.”
Mekanizmalar oluşturulmalıBaluken, önümüzdeki günlerde hem hükümet ve devlet yetkilileriyle bazı görüşmeler yapma hem de İmralı’da Sayın Öcalan ile görüşme yaparak toplantının içeriğini aktarma konusunda resmi başvuru yapacaklarını da sözlerine ekledi. Kandil’e gitmeden önce de devlet ve hükümet heyetiyle görüştüklerini ifade eden Baluken, hükümetin Yol Haritası konusunda ağırdan alan, zamana yayan bir tutum içerisinde olduğunu söyledi. Baluken, “Hükümet tarafından Eylül ayı sonu itibariyle bazı çalışmaların netleşeceği, Yol Haritası’nın belirleneceği söylenmişti. Bu tarihe kadar bu mekanizmalarının (sekreterya, izleme kurulu, heyetin genişletilmesi ve Öcalan’ın koşullarının değiştirilmesi gibi), genel ilkelerin somutlaşması gerekiyor. Bunların somutlaşmasından sonrada Yol Haritası’nın belki kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor” dedi.
Eşzamanlı toplantı
Baluken, kendilerinin Kandil’de hükümetin Ankara’da yaptığı görüşmelerin eşzamanlı yapılması konusunda sorulan soruya ise yorum yapmadı. Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığındaki “çözüm süreci” toplantısı 18 Eylül’de Başbakanlık Merkez Bina’da basına kapalı gerçekleşti. Toplantıya, Başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Yalçın Akdoğan ve Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Başbakanlık Başmüşavirleri Hatem Ete ve Ali Sarıkaya katıldı.
DİHA/ANKARA