MURAT MANG

Band Mezopotamya Müzik Grubu, tecride karşı Leyla Güven öncülüğünde süren direnişe ”Qêrîn/Çığlık” isimli eserle destek verdi. Grup üyeleri ”Qêrin, sessizliğe haykırış, sessizlere çağdır” diyor.

Sözlerini Müslüm Aslan’ın yazdığı Qêrîn parçasını iki hafta önce besteleyen grup, açlık grevlerine bir ”çığlık” olmak, Leyla Güven’in direnişine dikkat çekmek istediğini belirtiyor. Grup üyeleri seslendirdikleri parçayla şu mesajı vermek istediklerini belirtiyor: ”Bizler hangi şekilde olursa olsun insaların dünyaya yaşamak için geldiğini savunuyoruz. Yaşamadan, yaşlanmadan ölmeyi kimse hak etmiyor. Özellikle o annelerin feryadlarına ve onlara uygulanan şiddete nasıl kayıtsız kalınabilir? Kendine insanım diyen, demokrasiye inanan herkes bu anti demokratik uygulamaların karşısında durmalı ve birlikte ses vermelidir. Bunu sadece Kürt’lerin bir sorunu olarak değil demokrasinin bir gerekliliği olarak görmelidirler.”

Vicdani bir duruş

Kendilerini politik bir müzik grubundan ziyade ”vicdani duruşa sahip” bir grup olarak tanımlayan Band Mezopotamya Müzik Grubu üyeleri, Qêrîn parçasına atıfta bulunarak, bu şarkının nasıl ortaya çıktığını ise şöyle aktardılar: ”Elbette sözlerin içeriği ve hissettirdikleri böyle bir müziğin böyle bir duygunun ortaya çıkmasına sebep oldu. Aslında Qêrîn geçmişin ve bugünün şarkısıdır. Demokratik hakların ihlali ilk değil. İnsanların  duyarlılığı da ilk değil. Geçmişte de defalarca yaşandı. Êfrîn mesela… Qêrin sessizliğe haykırış, sessizlere çağrıdır aslında.”

3 dilli bir grup

İsveç’te bulunan Band Mezopotamya Müzik Grubu’nun birkaç yıllık geçmişi var. Kürt, Alman ve İsveçli müzisyenlerin yer aldığı grup, Kürtçe, Türkçe ve İsveççe dillerinde şarkılar söylüyor. ”Müzik yoluyla özümüze, tinsel yolculuklara çıkmayı amaçladık” diyen Band Mezopotamya Müzik Grubu üyeleri şu bilgileri paylaşıyor: ”Sahne alacağımız etkinliğe göre 8 kişi olabiliyoruz. Farklı farklı sebeplerle Avrupa’ya yerleşmiş gurup üyeleriyiz. Kimimiz  uzun yılarıdır Avrupa’da, kimimiz yeniyiz. Müziği  daha çok hobi olarak icra ediyoruz. Müziğin yanı sıra farklı mesleki alanlarda da çalışıyoruz.”

İlerleyen dönemlerde kendi bestelerinden ve anonim eserlerden oluşan bir albüm yapmayı hedefleyen grup müziklerini ise şöyle tanımlıyor: ”Halk müziği, rock, jazz, fusion diyebiliriz. Enstrüman olarak daha çok elektro bas, akustik gitar, bateri, klarnet, keman ve bağlama kullanıyoruz. Aramızda güzel söz yazan arkadaşlar var onların yazdıkları üzerinde de çalışıyoruz. Grup dışındaki yazarlardan da sözleri alıp bestelemeye gayret ediyoruz. Qêrîn de böyle bir eserdir.”

Müziklerinin İsveç halkı tarafından da beğeni aldığını belirten Grup ”İsveç toplumu genel olarak soğuk ve içe kapalı bir yapıya sahip ama sanki müzik işin içine girdiğinde bu durum biraz değişiyor. Heyecanla karşılıyorlar. Göçmelerin müziğine oldukça ilgililer. Yakın dönemde İsveç’teki halk müziği festivallerinde sahne almayı planlıyoruz. Bunun içinde çalışmalarımız var” bilgisini de paylaşıyor.