Sular altında kalacak olan Tepeköy’ün kanaat önderlerinden Hayrettin Özer, barajın tamamlanmasının ardından büyük şehirlere göç etmek zorunda kalacaklarını söyledi.

Muş’ta yapımı devam eden ve 21 köyü sular altında bırakacak olan Alparslan 2 Barajı, bölgede bulunan birçok tarihi bölgeyi de yok edecek. Geçim kayaklarını tarım ve hayvancılıktan sağlayan köylerin su altında kalması durumunda, birçok köylü tarım arazilerinin ve meralarının yok olması nedeniyle göç etmek zorunda kalacak. Varto’ya bağlı 100 haneden oluşan ve tamamen sular altında kalacak olan Tepe Köyü sakinlerinden Hayrettin Özer, 40 yıldır bu köyde yaşadığını belirterek, “Evimizi yeni yapmıştık. Ekonomik olarak biraz toparlanmıştık. Köyümüz sular altında kalacak, şimdi başka bir yere gitmek zorundayız” dedi. Barajı yapacak olan yetkililerin kendilerine ilk başta ücretsiz ev yapacakları vaadinde bulunduğunu aktaran Özer, bir hafta önce yeni bir heyetin geldiğini ve kendilerine “Size 140 bin TL karşılığında ev yapabiliriz” dediklerini söyledi. Köylülerin büyük çoğunluğunun bu parayı karşılayabilmesinin mümkün olmadığına değinen Özer, “Bir köy evinin masrafı 30-40 bin TL civarındayken bu köylüler 140 bin TL’yi nasıl karşılasın. Biz de bu teklifi reddettik” diye konuştu.


‘Gidecek bir yerimiz yok’

Barajın tamamlanmasının ardından köyü yeniden inşa edebilecekleri tek yerin meraları olduğunu dile getiren Özer, “Meralarımızda köyü yeniden inşa etsek, bu defa hayvanlarımızı otlatacak yerimiz olmayacak. Ancak ev yapabilecek alanımız olacak. Hayvanlarımızı besleyemeyeceksek, tarım yapamayacaksak orada biz ne yapacağız. Bazı köylerin meraları bile sular altında kalacak, onların gidecek hiçbir yerleri yok” diye sitemde bulundu. 


Tarih ve kültür yok olacak

Bazı köylerde kiliseler bulunduğunu ve kendi köylerinde de Bizans döneminden kalan höyükler bulunduğunu ifade eden Özer, tarihi yapılarla birlikte baraj altında kalacak olan köy kültürüne dikkat çekti. Bir çok köyün meralarıyla beraber sular altında kalacağını ve bu durumun yeni göçlere neden olacağına işaret eden Özer, “Köyler sular altında kaldıktan sonra birçok insan göç etmek zorunda kalacak. Muş’a gitsen orada iş imkanları çok kötü. Mecbur büyük şehirlere gidecekler. Başkalarına kölelik yapacaklar” diyerek durumun ciddiyetine işaret etti.


‘Geçimimizi rahatlıkla sağlıyorduk’

Özer, köylülerin buralarda rahatlıkla geçimlerini sağlayabildiklerini söyleyerek, “Kimisinin 50-60 tane koyunu vardı. Herkesin bostanı vardı. Bunlarla geçimlerini sağlayabiliyorlardı. Şimdi biz meraya gitsek bunların hepsini nasıl yeniden yapacağız” diye konuştu. 

Barajı yapacak olan firma yetkililerinin kendilerine birçok konuda bilgi vermediğini söyleyen Özer, köylülerin perişan halde olduğunu belirterek, “Mesela köyümüzde 4 bine yakın küçükbaş havyan var. 400-500 civarı büyükbaş hayvan var. Baraj yapıldıktan sonra bunlar hayvanları besleyecek yer bulamayacaklar. Köyü ne zaman su altında kalacağı belli değil. Ne yapacağımızı şaşırdık” ifadelerinde bulundu. 


 DİHA/MÛŞ