Barbarlık çağı geride kalmadı, hep içimizde idi. Bugün bunun karşısına dikilme cesareti gösteren ve unutulmuş tüm halkların yorgunluğunu göz kapaklarında yaşayan gencecik çocukların direnişi bir aya girmek üzere. Kobanê şuan dünyanın orta noktası! Burada verilen direniş normal bir direniş değil. Bizim için zaferini çoktan ilan etmiş bir Kürt destanı. Kimsenin okumadığı sadece seyrettiği bir destan…
Sınırın öbür tarafında savaş gittikçe şiddetlenirken bu tarafında da devlet şiddeti tırmanıyor. Kürdistan başta olmak üzere pek çok şehirden gelen halk, sınırda nöbete dururken dünya ve ulusal medya da savaşı izlemek için yerini almış durumda. Bayram ile beraber halk sınıra yığılırken OHAL uygulamaları da sınır ve mantık tanımıyor.
Şiddetli savaş sınır köylerden rahatlıkla izlenebiliyor. YPG’nin vurduğu her etkili atış slogan, zılgıt ve alkışlarla karşılık buluyor.
Halk gelmeye devam ediyor. Otobüsler Suruç’a insan taşıyor. Hal böyle olunca Urfa valisi Amed’den insan çıkışına yasak koyabiliyor. Genel olarak ilçeye varılmadan müdahale diliyor. Her şey bahane olabiliyor. Ellerinde trafik yasası öylece bekliyorlar!
Sınırın bu tarafına dair bir iki şey söylemek gerekirse…
Sınıra geliş ve sonrası ile beraber ortaya çıkan bir ruh hali var. İlk etapta patlayan tank, top sesleri korkunç bir savaş gerçekliğine işaret ederken; bir süre sonra doğallaşabiliyor. Bunun yan etkisi şimdilik büyük bir merakla savaşı izlemenin ulaştığı boyut…
Bu kısmı biraz daha açmam gerek. Suruç merkezden, etraf köylerden ve hatta başka şehirlerden sadece izlemek için gelen insanlar var. Suruç’ta şuan satışı en iyi olan şeylerden biri dürbün! Bir İran atasözünün söylediği gibi “İzlemek cehennemdir”…
İşte bu cehennemin şuan alıcısı çok. Top atışları ile yükselen dumanı profil fotosu için yakalamak için harcanan çaba, sınıra gelen bir anne ile sohbete ayrılıp onu tanımaya verilse her şey daha farklı olacak. Başka bir noktaya da dikkat çekmek istiyorum. İnsan sayısı artıkça savaş uzman sayısı da sınırda artıyor. Her uçan kuş İŞİD olabiliyor, hemen bir fırtına kopabiliyor. Bunun sonucu olarak sosyal medyada alakasız onlarca yanlış bilgi dolaşıma giriyor. Düzeltmesi zaman alıyor. Ve gerçek gündemi arkada bırakabiliyor.
DAİŞ (İŞİD) saldırıları durduğunda asker-polis, asker-polis durduğunda DAİŞ saldırıları var. Bizim için durum son birkaç gündür artık böyle! Hatta dün Etmankê köyüne yapılan saldırı sırasında iki tarafın saldırı sesi birbirine karışmıştı. Ayırt edemiyorduk iki vahşeti…
Şimdi bildiğiniz üzere sınır boşaltılıyor. Hakan Fidan ses kaydında “karşıdan bir iki havan atarız bu tarafa, sebep yaparız” diyordu. Havan düştü köyleri boşaltın kararı çıktı. Kobanê hattının biraz nefes alan tek cephesi Kuzey. Onu da hepten bitirmeye niyetliler. Olması durumunda gerisi malumunuz.
Bir diğer önemli durum ise güvenlik güçlerinin hal-tavırları oldukça anormal. Savaş tırmandıkça onlarda değişiyor. Vekiller darp ediliyor.
Dünya ve ulusal medya Kobanê’yi gören bir tepede günlerdir mesken tutmuş durumda. Med Nûçe, Stêrk ve İMC savaşın, saldırının olduğu yerlerden yayın yaparken bu kanallar yerlerinden kıpırdamıyor. Halk arasında da girmeye korkan, onlara verilen demeçleri de genel olarak çarpıtan medyanın bu tavrı isyana neden oldu. Halk kameralarını parçaladı…
Barbarlara karşı Kürt destanı...
Büyük bedellerin ve emeğin adıdır Kobanê direnişi…Günlerdir sınırda bekleyen ve çocukları da sınırın öbür tarafında savaşan bir annenin dediği gibi; sadece kendileri için değil; insanlık için, insanlık onuru için de savaşıyor Kobanê.