
HDP Eşbaşkanları Yüksekdağ ve Demirtaş, Suruç'taki katliama hükümetin de suç ortağı olduğunu belirtti. Açıklamada, halka ve kurumlara 'kendi güvenliğinizi sağlayın' çağrısı yapıldı.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, Suruç'taki katliama ilişkin yazılı açıklama yaptı. Suruç’ta bir kez daha, insanlık onurunu yitirmiş barbarlık ve tecavüz ordusunun neler yapabileceğine tanıklık edildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Özellikle de Rojava Devrimi'nin hemen yıldönümü sonrasında ve Kobanê ile dayanışmak için yola çıkmış Türkiyeli devrimcilerin hedef alınması, Kobanê etrafındaki enternasyonal dayanışmanın kırılması çabasıdır. Bu, halklarımıza, Kobanê etrafındaki devrimci dayanışma ruhuyla kenetlenen yiğit insanlara 'Bu dayanışmadan vazgeçin' mesajıdır" denildi.
DAİŞ'in başını okşayanlar
IŞİD ve benzeri tecavüz ordularının destek aldığı bütün devlet ve rejimlerin bu barbarlığın ortağı olduğu belirtilen açıklamada, şunları vurgulandı: "IŞİD'e karşı sus pus olanlar, sesini bile yükseltmeye cesaret edemeyenler, HDP'ye bile her gün tehdit savurup IŞİD'in başını okşayan Ankara'daki yöneticiler bu barbarlığın suç ortağıdırlar."
Daha fazla dayanışma
HDP, bütün Türkiye toplumunun şunu net olarak bilmesini istedi: "Bizler, demokrasi, adalet ve barış ilkelerimizi hayata geçirme konusunda kararlıyız. Bu ilkeleri her koşul altında savunmaya devam edeceğiz. Bu ilkeleri hayata geçirmek için IŞİD ve benzeri zihniyetlere karşı daha fazla yan yana durmak, daha fazla dayanışma içinde olma zamanıdır. Bu tecavüz ordusunu kaypak Hükümet politikaları değil, halkların dayanışması durduracaktır. Biz herkesi, Edirne’den Hakkari’ye kadar bütün yurttaşlarımız ve kardeşlerimizi IŞİD ve türevlerine karşı, Türkiye'de IŞİD zihniyetini savunan ve temsil edenlere karşı, IŞİD'e sessiz kalarak ya da doğrudan destek sunarak büyütenlere karşı barış bloğunda bir araya gelmeye çağırıyoruz."
Hesap vermek zorunda
Geçiçi hükümetin, halkın can ve mal güvenliği tedbirlerini almak için, her türlü sorumluluğunu yerine getirmekle mükellef olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "PYD'ye karşı, orduyu ve on binlerce askeri sınıra yığarak sözde güvenlik tedbiri alan hükümet, Suruç'ta elini kolunu sallayarak bomba patlatanların siyasi olarak hesabını vermek zorundadır. Her türlü istihbarat ve güvenlik açığından şu andaki hükümet sorumludur" denildi.
Öz savunma çağrısı
Yüksekdağ ve Demirtaş, halka ve kurumlara kendi güvenliklerini sağlama çağrısında bulunarak, şunları kaydetti: "Halkımız, siyasi kurumlarımız, sivil toplum örgütleri, belediyeler, meslek örgütleri gibi bütün toplumsal yapılar kendi güvenlik tedbirlerini de geliştirmelidir. Parti binalarımıza giriş çıkışlar, toplu eylem ve etkinliklerin yapıldığı yerler mutlaka özel olarak güvenliği sağlanan yerler haline getirilmelidir. IŞİD tecavüzcülerinin kurumlarımıza, halkımıza bu kadar rahatça ve pervasızca saldırmasının önüne geçecek tedbirler geliştirilmelidir."
MYK toplantısı bugün
Bugün yapılacak MYK toplantısında da bu konunun özel olarak ele alınacağının bildirildiği açıklamada, şöyle devam edildi: "Ayrıca önümüzdeki dönem siyasi sürece dair kapsamlı değerlendirme ve planlamalar yapılacaktır. Suruç Katliamı karşısında Türkiye'de demokrasi, adalet ve barış ilkeleri etrafında dayanışma ruhuyla bir arada durmak isteyen ve bu tür saldırılara karşı birlikte neler yapabileceğimizi tartışmak isteyen bütün siyasi parti hareket ve gruplarla ortaklaşmaya hazır olduğumuz ifade etmek istiyoruz."
Demirtaş: Komplike bir saldırı
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Suruç'taki katliamı Med Nûçê'ye de değerlendirdi. Demirtaş, katliamın sıradan bir saldırının çok ötesinde planlı, koordineli, siyasi gelişmeleri yakından takip eden, siyasi gelişmelere müdahale etmek isteyen komplike bir saldırı olduğunu söyledi.
Suruç'ta, Rojava Devrimi'nin hemen yıldönümünde ve enternasyonal dayanışma içinde olan devrimci gençlere yapıldığına dikkat çeken Demirtaş, 'bedeli ne olursa devrime izin verilmeyecek' mesajının verildiğini kaydetti.
Suruç'un Kobanê ile dayanışma gösterenlerin, halkların dayanışma merkezi, direnişinin sembolü olduğunu anımsatan Demirtaş, "Milli dayanışma ruhu kırılmak isteniyor" dedi.
HDP, DBP, HDK ve DTK'dan oluşan dörtlü bir koordinasyon kurdukların aktaran Demirtaş, halkın ve kurumların güvenlik tedbir almasa gerektiğini tekrarladı.
Kim yaparsa yapsın
Saldırıyı kim yaparsa yapsın, birinci sorumlusunun geçici hükümet olduğunun altını çizen Demirtaş, şöyle devam etti: "IŞİD'in örgütlenmesine göz yumulmuş, geçiş yaptığı yerlerde güvenlik tedbiri geliştirilmemiştir. Hükümet yanlısı medya, YPG'yi IŞİD'ten daha tehlikeli göstererek, IŞİD'e olan sempatisini göstermiştir. IŞİD çok açık sosyal medyayı kullanmaktadır, bir sivil toplum örgütü gibi faaliyet yürütmektedir. Hükümet bunun siyasi sorumluluğundan kaçamaz. Bize 'Terörle aranıza mesafe koyun' diyenler birinci dereceden sorumludurlar."
Devletsiz yapamazlar
Suruç gibi istihbaratın güçlü olduğu 'kuş uçurtulmadığı' dedikleri yerde, devlet içinden destek almadan, koruma desteği almadan birilerinin bu kadar kolay katliam yapması mümkün olmadığını vurgulayan Demirtaş, "Biri geldi bomba patlattı diyemezler, bize kimse anlatamaz" dedi.
AKP netleşmelidir
'PYD'yi terör örgütü' ilan edenlerden DAİŞ'e karşı mücadele etmesinin beklenemeyeceğine dikkat çeken Demirtaş, "AKP, kendini ispatlamakla yükümlüdür. IŞİD'e karşı mıdır, değil midir? Yanında mıdır, değil midir? Bunlar netleşmelidir" diye konuştu.
Yüksekdağ Suruç'a gitti
bu arada HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, dün öğle saatlerinde Suruç'a hareket etti. Yüksekda’ın, Suruç'ta basın açıklaması yapacağı bildirildi.
HABER MERKEZİ