Eskiden her kötülüğün faturası vesayet rejimine kesilirdi. Bu bahaneyle AKP iki dönem idare etti. AKP, “Ustalık dönemi” dediği son dönemde de kendi eliyle beslediği cemaate esir düştü ve şimdi de Cemaat vesayeti çıktı. Şimdi her kötülük cemaate yıkılıyor. Cemaatin kötü sicili buna imkan tanısa ve inandırıcı gösterse bile iktidarda olan AKP değil mi? Kötülüklerin, hukuksuzlukların sorumlusu AKP ise, durum vahim demektir ve hesap vermelidir. Yok, AKP sorumlu değil ama kötülükleri yapanlara engel olamıyorsa durum daha da vahim demektir.
Yasa değişikliğiyle birçok katliamdan sanık bütün Ergenekoncular -geçmişteki Hizbullah sanıkları gibi- aynı gün çıkıyor. Hrant Dink cinayetini azmettirenler, Zirve Yayınevi Katliamını yapanlar ve birçokları artık serbest. Ama KCK tutsaklarının tahliyesi reddediliyor. Mahkemenin gerekçesi de tam facia: Özrü kabahatinden büyük denilecek cinsten bir gerekçe. Yani yüce adalet cinayetler-katliamlar suçlamasıyla yargılananları bırakıyor ama KCK davası tutsağı olan siyasetçileri “İlerde dağa çıkabilir” diye şüphelendiği için bırakmıyor. 76 milyonu tutuklayın bari de kimse suç işlemesin. Diyelim ki bu mahkeme üyeleri de Fethullahçı. Ölüme terk edilen hasta tutsakları da Fethullahçılar mı bırakmıyor?
Urla’dan Giresun’a ve Aksaray’a kadar birçok yerde görüldüğü gibi HDP’ye karşı toplu ve örgütlü bir linç kampanyası yürütülüyor. Fethiye’de Kaymakam-Emniyet müdürü-belediye başkanı elele, kameralar önünde HDP tabelasını indiriyor. Bu da yetmiyor, şehirdeki HDP taraftarlarının evleri ve işyerleri saldırıya uğruyor. Ama hala bu elebaşılar ve Muğla valisi görev başında. Onlar da mı Fethullahçı?
Başbakan ağzını açmıyor. Açsa da “Polis kahramanlık destanı yazdı” diyor. AKP’nin gözü yaşlı “iyi polisi” Bülent Arınç konuşuyor: Fethiye’deki faşist saldırılara barbarlık diyor. İyi de barbarlık yapanlardan bir teki niye yakalanmıyor, yargılanmıyor? HDP’ye yapılan linç saldırılarından dolayı niye kimse yakalanmadı, niye saldırıları teşvik eden hiçbir emniyet görevlisi, kaymakam, vali görevden alınıp yargılanmıyor?
Bülent Arınç, Berkin Elvan’ın ölümünden üzüntü duyduğunu söylüyor. Üzüntü duyduğunu söylemek yeter mi? Niye Berkin’i katleden polisler ortaya çıkarılıp yargılanmıyor?
AKP’nin emrindeki RTÜK kararıyla muhalefete sansür uygulanıyor. TRT’de, AKP haberleri 792 dakika, BDP haberleri 2 dakika yayınlanmış. RTÜK de mi Fethullahçı?
İnsan sormadan edemiyor: Bütün kötülükleri Fethullahçı-darbeciler yapıyorsa AKP Hükümeti ne iş yapar, neye yarar? Daha ne yüzle halktan oy istiyorlar, iktidar istiyorlar? Kendilerini kurtarmak için her gün yasa değiştiren AKP, halktan iktidar istiyorsa, acilen TMK yasasını değiştirir. Çocuk-hasta olanlar başta olmak üzere tüm KCK tutsaklarını bırakır. CPT raporuyla da kesinlik kazanan Öcalan üzerindeki hukuk dışı tecridi bir günde kaldırır.
Açık ki hukuk içinde çözüm çok kolaydır. Ama istemeyerek yanlışlık ve hatalar yapılmıyor. Açıkça ve bilinçli olarak her konuda sömürge hukuku uygulanıyor. Sadece Kürdistan halkına karşı değil, tüm ezilenlere ve muhaliflere karşı kanlı bir sömürge hukuku uygulanıyor. Böylece bu kanlı zulüm-soygun düzeni ayakta tutulmak isteniyor. Parkları kapatarak, her gün halka gaz-su sıkarak, kurşun yağdırarak hangi rejim ayakta kalabilir?
“Berkin Elvan’ın ölümüyle döviz kuru etkilenir mi” sorusuna Başbakan Erdoğan “Etkilenmez. Türkiye bunları aştı“ demiş.
Döviz kurunu, faiz oranlarını bilemem ama Roboskî’de 34 insanın, Ceylanların, Uğurların, Ethemlerin, İsmaillerin ve Berkin Elvan’ın devlet kurşunlarıyla, sopalarıyla ölümü bütün hukuk, adalet sistemi ve insanlığımızın çöktüğünü gösteriyor. Ölen onlar değil, bizleriz. AKP Hükümeti bu enkazın altından kalkamaz.
Enkazı süpürüp temizlemenin ve demokratik, özerk, özgür yönetimleri oluşturmanın tam zamanıdır. Söz, yetki, karar ve her şey halkın olmalıdır.
Barbarlık ve sömürge hukuku
Geçmişte yaşadığımız seçimleri düşünüyorum. Diyebilirim ki, Türkiye her şeyi gördü ama böyle seçim görmedi. Türkiye çok iktidar partisi gördü ama böylesini görmedi. AKP iktidar partisi mi, yoksa müzmin muhalefet partisi mi belli değil.