İspanyol oyuncu Javier Bardem, bağımsızlığı Fas tarafından gölgelenen Batı Sahra’da yaşananları „Hijos de las Nubes: La Ultima Colonia/Bulutların Çocukları: Son Koloni“ adlı belgeselinde gözler önüne seriyor. Belgeselin ilk gösterimi Berlin Film Festivali’nde yapıldı.
Javier Bardem, 2008 yılında bölgedeki mülteci kamplarına geziler gerçekleştirir. Onca yokluğa rağmen her şeyini paylaşan insanları gördüğünü belirten Bardem, onları orada bıraktıktan sonra bir şeyler yapmaya karar verdiğini anlatıyor. Böylece „Bulutların Çocukları: Son Koloni“ ortaya çıkar.

Batı Sahra’nın ‘görünmezliği’
Bardem, Fas tarafından kontrol edilen Batı Sahra’nın ‘görünmezliğini’ batının stratejik ve ekonomik çıkarlarına bağlıyor: „Batı Sahra davası tamamen görünmezdir ve bunun neden böyle olduğunu dürüstçe söylemeliyiz. Bu görünmezlik Fas’ın arkasına Birleşmiş Milletler’de veto hakkına sahip bir ülke olan Fransa’yı almasındandır. Çelişki, burada insan hakları ve özgürlüğün hayatiliği konularında önemli temelleri olan ülkelerden bahsediyor olmamız. Bu ortaklık ise jeopolitik, stratejik, ekonomik ihtiyaçlar ve çıkarlardan oluşuyor. Bununla ilgili sinir bozucu olan kısım da bu.“
Zira bölge uluslararası hukuk tarafından “non-self governing state”(kendini yönetemeyen ülke) olarak tanımlanıyor. Sömürgecilik döneminden kalma bu terim Batı Sahra’dan başka artık sadece eski emperyalist ülkelere bağlı çok küçük ada devletler için kullanılıyor.
Bardem, belgeselde Batı’nın ikiyüzlülüğünün vurgulandığına ilişkin yoruma ilişkin, „Sadece Batı Sahra’da değil her yerde, örneğin bugün Suriye’de de ‘oyun’, kartları kendi aralarında bölüşen aynı oyuncular tarafından oynanıyor. Sağduyu, reel politika uğruna hiçe sayılıyor. Yaşananların arkasındaki gerçeklerin diğer örneklere bir açıklama olması için belgeseli yaptık“ şeklinde cevaplıyor. 

Batı Sahra’da yaşananlar

Batı Sahra İspanya kolonisiyken önce Fas’a devrolduktan sonra Şubat 1976’da Polisario Özgürlük Hareketi ‘nin yürüttüğü savaş sonucunda bağımsızlığını ilan eder ve Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti adını alır. Fas’ın, Polisario Cephesi’ni terörist bir örgüt olarak ilan etmesi sonucu savaş uzun yıllar boyunca devam eder. Ancak 1984’te Afrika Birliği’ne kabul edilmesiyle uluslararası arenada tanınması konusunda çok önemli bir adım atılan ülke, BM’de beklediği karşılığı bulamaz. 1991 yılında Fas ve Polisario hareketi arasında imzalanan ateşkes sonrasında ise bugün hala devam eden çözümsüzlük ortaya çıkar. Bu çözümsüzlük sonucunda binlerce kişi mülteci kamplarında zorlu hayat şartları altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Son yıllarda bölgede bol miktarda petrol, doğal gaz, potasyum ve fosfat rezervlerinin keşfedilmesi batı ülkelerinin gözlerini de bölgeye çevirdi.

KÜLTÜR SERVİSİ